L'Arc-en-ciel

Featured Slider

Terra Doğal Yaşam Avokado Roll-on Göz Serumu


18 Ocak 2019 Cuma

Sonbaharın başında Terra Doğal Yaşam markasının sahibi Gül Hanım'dan çok nazik bir paket aldım. Kendisi denemem için bana Avokado Roll-on Göz Serumunu gönderdi. Cilt bakım ürünlerinin performanslarını uzun süre kullandıktan sonra yazmayı tercih ettiğimden, şişenin yarısından fazlasını kullanana kadar yazmak istemedim. Ve artık vakti geldi!


Terra Doğal Yaşam, bir cilt bakımı ve aromaterapi markası. Tamamen doğal içeriklerle el yapımı ürünler üretip bizlere sunuyorlar. Bu tür "ev yapımı" kozmetiği çok seviyor ve denemekten keyif alıyorum. Gül Hanım hem Sosyolog, hem de Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri; yani işin erbabı. 



Avokado Roll-on Göz Serumu organik avokado yağı, pirinç kepeği yağı, gül ağacı yağı içeren bir yağ-serum. 10 mL'lik mavi cam şişede, metal roll-on başlığı ile satılıyor. Aslında fikir olarak çok güzel; ancak benimkinin başlığında sorun vardı, dönmüyordu, ben de tamamen çıkarıp parmak uçlarıma alarak kullandım.



Organik avokado yağı ile hücre yenileme, yoğun nemlendirme ve güneş koruma, pirinç kepeği yağı ile göz altı morluklarını önleme, ve gül ağacı yağı ile kırışıklık oluşumunu önleyip cilt yaşlanmasını geciktirme iddiaları var. 


Bu serumu Ekim sonundan beri yalnızca akşamları göz çevreme uyguluyor ve üstüne de göz çevresi kremimi sürüyorum. Öncelikle kokusunun harika olduğunu söylemem lazım. Oldukça hızlı emiliyor, göz çevresinde yağlı bir tabaka bırakmıyor ve ağırlık yapmıyor. Bende yağ butonuna da neden olmadı. Gündüz bana fazla geldiğini düşündüğüm için yalnızca akşamları kullanmayı tercih ettim; ama kullandığım günlerde de, çabuk emildiği için üstüne makyaj yapmakta hiç zorlanmadım. 

Kullandığım zamandan beri göz çevremin git gide daha nemli göründüğünü ve daha önce "kuru duruyor" diye kullanamadığım kapatıcılarımı artık rahatlıkla kullanabildiğimi fark ettim! Yani bu serum gerçekten işini yapıyor, vaatlerini gerçekleştiriyor! Üstelik bunu tertemiz bir içerikle yapıyor!


Benim gibi göz çevresindeki kuruluktan şikayetçi herkese şiddetle önereceğim bir ürün oldu bu minnoş serum. Satın almak için Terra Doğal Yaşam ile iletişime geçebilirsiniz!

Mutlu Cumalar!!!







Marc Anthony Volume Cocktail Dual Styling -Hacim Veren Saç Şekillendirici


16 Ocak 2019 Çarşamba

Marc Anthony iyi içerikleri ve hayvan deney yapmamasıyla en sevdiğim saç bakım markalarından biri. Daha önce de BURADA markadan bahsetmiştim. Yılbaşından önce de bizlere çok tatlı bir basın kiti ulaştırdılar. Tam benim ince telli ve hacimsiz saçlarım için düşünülmüş Volume Cocktail ikili saç şekillendiriciyi gördüğüme epey sevindiğimi tahmin edersiniz!



Volume Cocktail Dual Styling Saç Şekillendirici dolgun ve havalı saçlar yaratmayı vaad eden bir ürün. İki gözden oluşan ürünün bir tarafı Volumizing Cream (Hacim Verici Krem), diğer tarafı ise Root Lifting Souffle (Kökleri Havalandıran/Kaldıran) Sufle. Her iki gözün ayrı kapağı olduğu için ayrı ayrı da kullanmak mümkün; ya da hem dolgun, hem havalı saçlar için ikisini karıştırıp kullanmak da!



Ürünün tek tek, ya da her ikisini de karıştırarak nemli saça dipten uca uygulanması ve sonrasında istendiği gibi şekillendirilmesi öneriliyor. Ben de saçlarımı yıkayıp taradıktan sonra her iki bölmeden aldığım ürünü de avucumda karıştırarak saç diplerimden uçlarına kadar uyguluyor ve başımı aşağı eğip saçımı tersten kurutuyorum. Volumizing Cream, tam krem formunda bir ürün; Root Lifting Souffle ise jel kıvamında. Her iki ürün de nefis kokuyor (hafiften turunçgil kokusu alıyorum; biraz da çiçeksi). 



Bu ürünün bende yarattığı sonuç bir harika! Gerçekten saçlarıma çok iyi hacim veriyor, verdiği hacim ertesi gün de etkisini koruyor. Saçta bir miktar doku bırakıyor; ama bu beni rahatsız etmiyor. Saç yağlı ya da kirli görünmüyor; yalnızca ellediğinizde o dokuyu hissediyorsunuz. Gıcır gıcır temiz saç hissi sevenlerin hoşuma gitmeyebilir. Bu ürünü kullanıp ardından maşa yaptığımda 3 gün çok rahat kullanabiliyorum. Saçımı yıkadıktan hemen sonraki etkisini aşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz. Normalde o saçlar yumuş yumuş kafama yapışır; bu ürünü kullanıp kuruttuğumda ise fön çekmişim gibi duruyor.


Özet olarak, içerik, etki, performans ve kullanım kolaylığı açısından bayıldığım bir ürün oldu! İnce telli ve hacimsiz saçlara sahip herkese şiddetle öneriyorum. Dermokozmetik marketlerde bulabilirsiniz.









Cecile Beauty Nature Goat's Milk Keçi Sütlü Makyaj Ürünleri: Far Paleti, Long Mascara, Protein Coverage Concealer, Let It Glow Highlighter


15 Ocak 2019 Salı

Cecile Beauty yenilikçi ve hayvan deneyi yapmayan Türk firmalarından biri ve ürünlerinin kalitesini genel olarak başarılı buluyorum. Daha önce blogda da pek çok kez yer verdiğim bu markanın keçi sütlü yepyeni bir makyaj serisi çıktı. Üstelik bu seriye Gratis mağazalarındaki güzel standlarından da rahatlıkla ulaşabiliyoruz! O zaman hep birlikte ürünleri tanımaya ne dersiniz?



Cecile Beauty Nature Goat's Milk Keçi Sütlü seride fondöten, BB cream, pudra, kapatıcı, allık, aydınlatıcı, maskara, far paleti, stick ve likit rujlar yer alıyor. Ürünlerin içinde keçi sütü bulunuyor ve böylelikle, makyajınızı yaparken, cildinizi de hem korumuş, hem de beslemiş oluyorsunuz. Keçi sütü içeriğinin lafta kalmadığını, ürünlerin performansını arttırdığını da ben buraya eklemek istiyorum.

Cecile Beauty Nature Goat's Milk Far Paleti -04



Seride yanılmıyorsam 4 farklı 3 'lü far paleti mevcut, bendeki 04 numara. Kahverengi karton dış ambalaja, bej, plastik ve şeffaf kapaklı bir iç ambalaja sahip palette bir adet de sünger aplikatör yer alıyor. Sedefli farların yapısı epey yumuşak olduğu için bu aplikatör de iş görür aslında. Palette 1 mat, 2 sadefli far bulunuyor.


Paletin renkleri tam sevdiğim gibi! Mat renk soft ama canlı bir somon-turuncu; katlanma bölgesinde en sevdiğim renklerden. Ortadaki renk sedefli bir şampanya rengi, daha çok beje çalıyor ve göz kapağında harika duruyor. Son renk ise sedefli bir yeşil altın-bronz. Bu renk hem gölgeleme, hem de tek başına sür-çık rengi olarak başarılı.


Pigmentasyonu anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz: muhteşem! Bazsız, tek seferde böyle bir renk verme performansını ayakta alkışlarım. Farların yapıları çok yumuşak olduğu için tozutma yapıyorlar ama uygulamada ve gün içinde dökülme yapmıyorlar. Farların kalıcılığı baz ile gayet iyi. Çok güzel karışıp göz kapağına da renklerini çok güzel veriyorlar. Paletin ufak boyutu da tam çanta dostu! Alırsanız, asla üzülmezsiniz!



Cecile Beauty Nature Goat's Milk Long Mascara



Bu seride iki adet maskara mevcut: Long ve Volume. Ben her zaman "hacim" severim, ama şansıma "uzatma etkili" olan geldi. Yine baya sevimli, soft bej bir renge sahip ambalaja ve düz, kısa, plastik kıllara sahip bu maskaranın rengi simsiyah! 



Maskara kirpiklerimi tek tek ayırıyor, yapıştırmıyor. Uygularken biraz göz kapağıma bulaştırıyorum; yapısı ilk açıldığında sıvı. Kullandıkça oturur diye düşünüyorum. Gün içinde akma, dökülme yapmaması en büyük artısı. Tek katta performansı fena değil, iki katta biraz daha hacim veriyor. Ancak hem uzatma, hem de hacim açısından ortalama bulduğumu söylemeliyim. Günlük olarak idare edebilir diyorum.

Cecile Beauty Nature Goat's Milk Protein Coverage Concealer -02



Elimdeki ürünlerden tartışmasız favorim bu kapatıcı oldu! Yine bej, yumuşak renkli, keçi motifli ve sevimli bir tüp ambalajda gelen, süngerli bir kapatıcı kendisi. Adının hakkını verdiğini söylemeliyim, gayet iyi bir kapatıcılığa sahip. Yapısı ne tam kremsi, ne de sıvı. Bana ilk başta kuru gibi gelmişti; ama, gün içinde çizgilerime dolmadı, göz altlarımı kuru kuru göstermedi ve yerinden kıpırdamadı! Kalıcılığı, performansı bir harika. 




Ben fırça ya da nemli bir süngerle uygulamayı tercih ediyorum ve sabitlemiyorum da. Bendeki rengi 02 numara. Sarı alt tonlu bir bej ve benim göz altlarıma tam uydu. Hem aydınlık gösteriyor, hem de kapatıyor. Bazen fondöten kullanmadan bile yalnızca bu kapatıcı ile makyajımı bitirebiliyorum! Şiddetle öneririm!

Cecile Beauty Nature Goat's Milk Let It Glow Highlighter -01



Bu seride biri beyaz, diğeri pembe alt tonlu iki sıvı aydınlatıcı mevcut. Sünger aplikatöre sahip bu aydınlatıcının bendeki rengi, beyaz ışıltılı olan Let It Glow 01!



Aydınlatıcının yapısı, kapatıcıya benziyor; ne sıvı, ne de kremsi. Sünger aplikatörü ile çok rahat uygulanıyor ve ister parmak uçlarıyla, ister nemli süngerle, isterseniz de fırça ile çok rahat dağıtabiliyorsunuz. Verdiği parlaklık ise çok naif, çok zarif! Böyle uzaydan görünecek bir aydınlatıcı bekliyor ve seviyorsanız, size göre değil; ama, belli belirsiz ve içten gelen bir aydınlık isterseniz, tam sizlik diyebilirim!!



Ben günlük olarak son 2 haftadır bunu kullanıyorum; hızlıca uygulayıp dağıtabilmeyi çok sevdim. Eğer daha süslü olmak istiyorsam, üzerinden toz aydınlatıcı geçiyorum; böylece highlightım uzaydan da görülebiliyor :) Kalıcılığı da gayet başarılı, silinmeden mesai gününü çıkarıyor. Bu da oldukça sevdiğim ürünlerden biri oldu diyebilirim! 




Yukarıdaki makyajlarda far paletini, maskarayı, kapatıcı ve aydınlatıcıyı kullandım. Yüzümde fondöten yok, yalnızca kapatıcı kullandım. Bu makyajın videosuna da BURADAN ulaşabilirsiniz. Performanslarını oldukça beğendiğim bir seri olmuş, Cecile Beauty'yi tebrik ediyorum. Gördüğüm kadarıyla fiyatları da 30 TL civarındaydı; standı çekebilirsem burayı güncellerim. 

Siz ürünleri ve makyajı nasıl buldunuz? Stand görürseniz almayı düşünür müsünüz? Benim aklımda rujları var ne yalan söyleyeyim, mutlaka bir deneyeceğim! Sevgiler!











🛍 Roma Kozmetik Alışverişi 🛍 Nereden Kozmetik Alınır, Ben Neler Aldım: Urban Decay, Huda Beauty, Wycon ve fazlası 🛍


11 Ocak 2019 Cuma

Bu yılbaşında, benim ne zamandır Ahmet'le birlikte yeniden gitmeyi istediğim Roma'daydık! Aslında Roma ile ilgili bir gezi yazısı yazmayı da çok istiyorum; çünkü bu sefer cidden organize gidip, görülecek her yeri gördük diye düşünüyorum. Fakat gezi yazısı yazmak ayrı bir yetenek; o nedenle, bu işe kalkışacak mıyım, emin değilim! Ben bildiğim konudan başlayıp, İtalya'da nereden kozmetik alınır, onu paylaşmak istiyorum :)


Roma'nın ana alışveriş caddesi Via Del Corso! Bu caddeyi kesen daha ufak caddeler de alışverişseverler için mutluluk kaynağı :) Lüks markalar arıyorsanız, İspanyol Merdivenlerinin tam karşısındaki cadde sizin için uygun (cadde boyunca Prada, Louis Vuitton, Gucci, Moncler, vb. markaları bulabilirsiniz). Benim gibi kozmetik-sevenler ise Via del Corso ve civarında 3 adet büyük Sephora, İtalyan markaları olan Wycon ve Kiko mağazaları ile, NYX Cosmetics ve MAC mağazaları da bulabilirler. Cilt bakımı içinse Lush, Nashi, ve Gratiae gibi markaların mağazaları da mevcut. Bu kozmetik markalarının hemen hepsinin (NYX Cosmetics, Nashi ve Gratiae hariç) Termini tren istasyonunda da mağazaları var ayrıca. İlginç olan konu ise, hiç "drugstore" görmemiş olmam! Yani bizdeki Gratis, Rossmann muadili hiç mağaza görmedim; bunlar yerine, Fransa'daki gibi "Parapharmacy"ler mevcut. 

Wycon'daki çift sizce de çok tatlı değil mi?

Yukarıdaki fotoda yatay olarak görebileceğiniz marka ise, benim daha önce blogda yer verdiğim Nabla Cosmetics markası. Bu markayı adeta Roma içinde satmamaya and içmişler, ben yalnızca Eataly Store'da bu zavallı standı bulabildim. Testerlar feci haldeyken, pek ürün de kalmamıştı. Fiyatlarını da oldukça pahalı bulduğum için, bu markadan alışveriş yapmayı tercih etmedim. Aslında paletleri bence çok güzel; ancak o paletleri görene kadar, aşağıda bahsedeceğim alışverişi yapmıştım bile 🙈 

Bu arada, gurme gıda ürünleri ile organik kozmetiğe düşkün olanların Eataly Store'a gitmelerini kesinlikle öneririm. Ulaşmak biraz meşakkatli olsa da (metrodan sonra tren istasyonun içine girip, alt geçit bulmak gerekiyor), şık bir alışveriş yapıp, nefis pizzalarının yanında kendi üretimleri olan 400 çeşit biradan içmek epeyce keyifli!

Fotoğraf bana aittir...

Benim aldıklarıma gelince... alışverişime önce -ve tabii ki- Duty Free'den başladım! Gerçekten duty free gezmeyi seviyorum, hatta bayılıyorum! Her ne kadar artık yurt içi fiyatlara denk geliyor olsa da, iç piyasada bulunmayan ürünler bulabiliyorum. Örneğin Kiehl'sın bir arkadaşımın favorisi olan Butterstick'lerinin her rengi standında yer alıyor. Ben de Simply Rose rengini seçtim; ancak keşke Nearly Nude alsaymışım, benim aldığım baya kırmızıya yakın çıktı. Makyajsız günlerde yüzümü renklendirir dedim artık :) Bir de indirimde olduğunu görünce, Clarins Creme to Powder Irrediscent Eyeshadow'ların Silver Pink rengini tercih ettim. Gerçekten nefis, ışıl ışıl, ama simsiz bir far. Sür-çık, bayıldım!




Roma'da gezerken ise ilk durağım Wycon Cosmetics oldu! Bu mağazanın hem kalıcı serideki, hem yeni çıkan koleksiyonlarındaki ürünlerine bayılıyorum. İndirimleri ise ayrıca muhteşem oluyor! Bütün mağazayı 4-5 sefer gezdikten sonra tercihimi indirimli ürünlerden Wycon Elisa D'Ospina serisinden stick ruj (Deep Rose rengi), Pebble Powder allık (Sunset rengi) ve Compact Powder bronzer (106 numara) yana yaptım. Her birinin fiyatı 4,50 ila 4,90 Euro arasında değişiyordu, epey güzel bir alışveriş oldu. Özellikle kontür için almış oluğum pudra bir harika! Çamurlaşmadan öyle doğal gölgeler yaratıyor ki, yeniden kontür yapmaya başladım!! Aslında kendimi tutmasam mağazayı toptan götürebilirdim, öyle seviyorum markayı!

Wycon Cosmetics Compact Powder 106 & Wycon Cosmetics Elisa D'Ospina Ruj -03 Deep Rose
Kiehl's Butterstick -Simply Rose

Wycon Cosmetics Pebble Powder -Sunset
Clarins Creme to Powder Irrediscent Eyeshadow -Silver Pink

İtalya'da Back-2-MAC uygulaması yapılıyor; ben de hem benim, hem de Gözde'nin boş MAC ambalajlarını götürmüştüm. Bu uygulama ile, 6 boş MAC ambalajını mağazaya götürdüğünüzde, klasik seriden 1 adet ruju (istediğiniz renk, ancak koleksiyon ürünleri hariç) ücretsiz alabiliyorsunuz. Yalnız, aynı mağazadan bir kişi en fazla 2 ruj alabiliyor. Dolayısıyla ben bir gün Termini istasyonundaki MAC'ten Gözde için 2 ruj aldım; ertesi gün Via Del Corso'daki MAC mağazasından kendim için See Sheer rengini seçtim. Uygulamada kabul edilen ürünler ülkeden ülkeye değişiklik gösterebiliyor... mesela Londra'da boş far ambalajlarımı hiç bakmadan kabul ederlerken, Roma'da altında pan kısmı bulunanları kabul ettiler. Aslında açıkçası İtalyanların pek de müşteri memnuniyetine önem verdiklerini ya da tüketici dostu olduklarını da düşünmüyorum; belki de dil nedeniyledir, ama, gittiğim her mağazada ufak tefek sorun yaşamış olmam sadece benimle ilgili değildir, değil mi? (Umarım)

Wycon Cosmetics Elisa D'Ospina Ruj -03 Deep Rose
Kiehl's Butterstick -Simply Rose
MAC Cosmeticks Lipstick -See Sheer
Gelelim alışverişimin son iki parçasına, ya da yıldızlarına! İspanyol Merdivenlerinin önündeki Sephora'ya bir heves girip Hourglass, Anastasia Beverely Hills, Too Faced, Marc Jacobs gibi bizde olmayan ya da sınırlı ürünleri bulunan markaları görünce bir miktar gözüm dönmüş olabilir! Üstelik, ABH ve Huda paletler dışındaki makyaj ürünlerinde de %15 indirim vardı. Fiyatlara baktığımda ise, Sephora Türkiye'ye göre daha ucuz olduğunu fark ettim. Özellikle Urban Decay paletler normalde de daha ucuzken, %15 indirimle epey avantajlı bir fiyata geliyordu. Ben de bu nedenle öncelikle, Jamie Page ve Kathleen Lights'ın da favorilerinden olan Urban Decay Born to Run paleti almaya karar verdim (o günkü kur ile Türkiye fiyatından 180 TL daha ucuza almış oldum). Gerek far yapısındaki çeşitlilik, gerekse renk kombinasyonu zenginliği açısından oldukça başarılı bulduğum bu paletin ambalajı da son derece şık ve kapağındaki aynası da dev boyutuyla bir harika! Bu hafta boyunca makyajlarımı bu paletle yaptım; yazısı yakında gelecek!

Urban Decay -Born to Run Palette

Ve en güzeli tabii ki en sona sakladım! Born to Run paleti alırken, Too Faced, Huda Beauty ve Anastasia Beverly Hills paletlere de baktım tabii ki. Ancak, Too Faced paletlerin renk kombinasyonlarının artık eskisi gibi ilgimi çekmediğini fark ettim. ABH paletler ise tartışmalı yapıları, minnacık panları ve bende Soft Glam, Modern Renaissance ve Subculture gibi çeşitlerinin muadillerinin bulunması nedeniyle etiket fiyatını vermeye gönüllü olmadığım ürünler oldu. Yeni çıkan Sultry ve Norvina'yı biraz inceledim, ancak açıkçası hiç etkilenmedim. O arada, Huda Beauty'nin, içindeki dev pulları nedeniyle burun kıvırdığım, New Nude paletini gördüm. Testerı da olduğu için hemen yapısına bakmak istedim... aman allahım! O matların anında yağ gibi renk vermesi, o "chunky pullar ne ya" dediğim multidimensional farların metalik yansıma yaratması... O arada, benim resmen transa geçtiğimi gören Ahmet'in "ya al hayatım, burada alışveriş yapmak için o kadar para biriktirdin, kaç tane palet istiyorsan al, gez mağazayı işte" demesiyle soluğu kasada alışım (üstelik fiyatı da buradan 50-60 TL civarında daha uygundu)... hatırladıklarım bu kadar sevgili okurlarım :) Kendime geldiğimde elimde Sephora çantam İspanyol Merdivenlerinde oturup dondurma yiyordum! 

Huda Beauty -New Nude Palette
Daha sonra da defalarca Sephora'ya girdim çıktım, keza Wycon'a da öyle... Kiko'ya bir kez girdim ama fiyatlarının ve kampanyalarının Türkiye ile aynı olduğunu görünce bir daha uğramadım. Parapharmacy'lere de bir göz attım; ama avantajlı bir durum yoktu. Roma Havaalanı Duty Free'yi de epeyce gezdim; hatta yine bir İtalyan markası olan Pupa'nın şirin setlerini de mıncırdım... ama alışverişimi bununla sınırlı tuttum. Bunların da hiçbiri ihtiyaç değildi tabii ki; ama, gerçekten artık elimdeki kalabalığı rafine, high-end ya da drugstore fark etmeksizin kalitesi ve performansı yüksek, "gerçekten iyi" ürünlerle azaltmak istiyorum. Bu nedenle de, eve döndüğümde far paletlerimin yarısını verilmek üzere ayırdım. Diğer makyaj malzemelerimden de epey eleme yaptım. Bundan sonra gerçekten düşünerek ve seçerek almak ilk hedefim olacak. Tüm bu alışverişleri 30-31 Aralık günlerinde yapmıştım. O zamandan bu yana bir şey almadım (yapacağımız bir çekiliş için Sephora indirimini değerlendirdim sadece). Roma'da da başka hiçbir şeyde aklım kalmadı (hoş, dönüşte Jamie'nin favoriler videosunu keşke oradayken izleseymişim de Marc Jacobs göz kalemlerinden de alsaymışım demedim değil ama...) ve aldıklarım için de iyi ki diyorum. Bakalım yeni yılda bu bakış açımı koruyabilecek miyim? 

Mutlu Cumalar!!!!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.