Featured Slider

Maybelline Super Stay Matte Ink -Tüm Renkler!


17 Ekim 2017 Salı

Maybelline'in yaz başında piyasay sürmüş olduğu ürünlerden en çok konuşulan seri olan Super Stay Matte Ink ile devam ediyoruz! Bu yazıda tüm renklerin incelemesini ve genel yorumlarım ile dudakta duruşlarını da bulabileceksiniz.


Maybelline Super Stay Matte Ink'ler Türkiye'de 8 renk olarak satılıyor. Amerika'da 2 renk daha mevcut. Super Stay Matte Ink damla şeklinde sünger aplikatöre sahip. Bu tarz aplikatörlerle likit rujlar oldukça rahat uygulanıyor. Ambalajın rengi de rujun rengiyle uyumlu. Bu tür detayları ben seviyorum açıkçası...


Oldukça tartışmalı bir yapıya sahip olan Matte Inkler benim kullandığım hiçbir likit ruja benzemiyor. Hafif plastikimsi dokuları var. Tek katta oldukça opak renk veriyorlar (2 mor hariç). İlk uyguladığınızda, oldukça yapış yapış duruyor. Fakat ben bu sorunu peçeteyle fazlasını hafifçe alarak çözüyorum. Bu işlemden sonra o yapışkanlık hissi yarım saat işçinde epey azalıyor ve sonrasında da hissedilmiyor. Ve sonrasında da ruj dudağınızdan kıpırdamıyor. Özellikle koyu renk rujların tazelenmesinin gerekmemesi çok mutluluk verici bir durum!


Rujun dudaktan kıpırdamaması güzel; ancak, temizlemek de oldukça zor. Bu durum açık renklerde sıkıntı yaratmasa da, koyu renklerde insanı baya zorlayabiliyor. Ben makyaj temizlerken yağ ya da balm kullanıyorum. Bu rujlar da ancak yağ ya da balm ile temizlenebiliyor. Super Stay adının hakkını veriyor kısacası... ama biraz da kolay temizlenebilmelerini tercih ederdim. Dudakları biraz kuruttuğunu söylemem lazım. Bir de, alıştığınız biçimde kadife matlığında durmuyorlar, daha saten bir görünüm veriyorlar...

Renklere tek tek bakacak olursak, 05 Loyalist serinin en açık rengi ve şeftali alt tonlu açık bir nude. Bende dudak kusurlarını biraz belli etti ve tam homojen sürmekte bir tık zorlandım. Açık tenlerde haarika duracağını düşünüyorum. 


10 Dreamer tam bir bebek pembesi, çok tatlı ve zarif bir renk. Fakat bu ruj da benim dudak kusurlaırmı belli etti ve düzgün sürmekte biraz zorlandım...


15 Lover bu serinin göz bebeklerinden bence! Hafiften leylak alt tonlu çok karakteristik bir gülkurusu! Soğuk tonlu bir ruj ve bence her tene, her makyaja çok çok yakışıyor. Yapı olarak da çok homojen sürülebiliyor ve dudak kusurlarını belli etmiyor.


40 Believer fuşyaya çalan bir mor. Bu rengi sürerken çok zorlandım ve homojen sürmeyi başaramadım... çok hoşlanmadığım renklerden biri oldu. 


45 Escapist oldukça koyu, mürdüm-mor arası bir renk. Tonu aslında çok güzel; ancak, bu renk de homojen dağıtılamayanlardan...


50 Voyager da bu serinin yıldızlarından bana göre. Hafif bordoya da çalan, ama sıcak tonlu çok derin bir kırmızı. Tam sonbahar-kış rengi! Homojen sürülüyor ve dudak kusurlarını belli etmiyor.


20 Pioneer da benim favorilerimden, muhteşem ve çok net bir kırmızı. Tek katta tam homojen sonuç veriyor. Bayılıyorum!


Ve geldik son renk olan, bütün yaz elimden düşmeyen 25 Heroine'e... çok canlı, çok net bir nar çiçeği. Tek katta tam opak, homojen uygulanan ve yerinden kımıldamayan capcanlı bir ruj! Bu serinin yıldızlarından bence yine...


Tüm renkleri, dudakta duruşlarını ve benim favorilerimi ise aşağıda görebilirsiniz...




Peki siz ne düşünüyorsunuz bu rujlar hakkında? Sevdiniz mi? Fvaori renginiz nedir? Hadi benimle paylaşın! Sevgiler!!







Banggood LIEQI Iphone için Geniş Açı Lens (Adjustable 140 DegreeWide Angle 15X Macro Lens Fill Light LED Beauty Selfie)


16 Ekim 2017 Pazartesi

Bu ara seyahat ederken DSLR fotoğraf makinemi yanımda taşımama yollarını deniyorum ve Iphone için harici kameraları denemekten de bıkmıyorum. Miniso'dan aldığım macro lens'ten memnun kalınca, Banggood'da gördüğüm ve fiyatını da fena bulmadığım geniş açı lensi denemeye karar verdim. Lensle birlikte gelen LED selfie ışığı da cazip geldi açıkçası. 


LIEQI Lens, 140 derece geniş açı ve 15x makro lens üst üste takılabilen ve Iphone'a klipslenebilen bir formda, sağlam bir kutu içerisinde geldi. Ancak, merakla beklediğim LED selfie ışığı kutudan çıkmadı. Bu anlamda, birinci hayal kırıklığımı yaşamış olabilirim... Fakat daha sonra siteyle bu konu üzerinde yazıştık; oldukça ilgili davrandıklarını söyleyebilirim. LED ışık artık bulunmadığından bana ürünü geri alıp paramı iade edebileceklerini, ya da puan yükleyebileceklerini söylediler. Ben de puanı tercih ettim.


Geniş açı lensi, tatilde daha güzel manzara fotoğrafları çekebilmek için almıştım. Engin bir fotoğrafçılık bilgim yok; ama, şöyle özetleyebilirim: Geniş açı lensler sizin gözünüzün görebildiğinden daha fazla alanı fotoğraflayabiliyorlar. Yani önünüzde uzun bir kumsal varsa, olduğunuz noktada normal Iphone kamerası ile diyelim ki iki ağaç arasını çekebiliyorken, geniş açı lens ile aynı noktadan o ağaçların sağını ve solunu da rahatlıkla çekebilirsiniz.


Bu lens de bu görevini güzelce yerine getirdi; ancak, fotoğrafın kenarlarını balık gözü kamera gibi yuvarladığını fark ettim. Her geniş açı lenste bu oluyor mu, bilmiyorum. Ama pek hoşuma gittiğini söyleyemem. Fotoğrafçı arkadaşlar beni aydınlatabilirlerse sevinirim.

Makro lensi ise beğendim; 1 ila 2,5 cm mesafeden oldukça yakın plan detay çekimleri rahatlıkla yapabiliyorsunuz. Örneğin oje fotoğrafları, yakından takı detayı fotoğrafları çok güzel çıkıyor bu lensle. 


Aldığım bu ikili lensin fiyatı 12,99 Dolar idi ve elime 4 haftada ulaştı. Açıkçası, LED selfie light'ı da çıksaydı, daha çok memnun kaldığım bir alışveriş olabilirdi. Ama, müşteri ilişkilerine 10 üzerinden 10 veriyorum!


Siz Iphone kamera aksesuarlarını, applicationlarını ve harici lenslerini kullanıyor musunuz? Önerileriniz olur mu?







Cilt Bakım Rutinim (Haftalık Bakım): Kuru-Nemsiz Cildimi Nasıl Karmaya Çevirdim?


14 Ekim 2017 Cumartesi

Bir süredir cildimden ve kullandığım ürünlerden çok memnunum. Ve tek tek ürün yazısı yazmaktan da biraz sıkıldığımı fark ettim... O yüzden biraz ara verip size cildime çok iyi gelen ürünlerden bahsetmek istedim! Bu rutini 1 aydan uzun süredir uyguluyorum ve eskiden oldukça kuru görünen yanaklarım şu an sağlıkla parlıyorlar. Çenemde ya da burun etrafımda da pullanma, kuruluk yaşamıyorum. Cildim de genel olarak bence ışıltılı duruyor. 

Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)


Sabah ve akşam rutinimden sonra sıra geldi cildimi çokça şımarttığım haftalık bakımlarıma! 

Temizleme


Haftada 2-3 kere, duştayken NYX Stripped Off Cleansing Salt Scrub ile yüzüme peeling uyguluyorum. Bazen de bu işi ipek kese ile yapıyorum. NYX'in bu scrubını temizlik ve cildi kurutmaması ile oldukça beğendim. Bu peelingi uyguladığımda, gece banyo yapmışsam eğer, ayrıca yüzümü temizleme köpüğü ile yıkamıyorum (ki cildi fazlaca temizleyip sebum salgısını arttırmayayım). 

Arındırma


Banyodan çıktıktan sonra, haftada bir kez, kil ya da kömür detoks maskelerimi uyguluyorum. Banyonun buharıyla gözeneklerim açılmışken içindeki kiri tamamen çekecektir diye düşünüyorum. Dönüşümlü olarak Origins Active Charcoal Mask ve L'Oréal Saf Kil Peeling Maskesi ve Saf Kil Detoks maskelerini uyguluyorum. L'Oréal maskeleri, Peeling'i T bölgeme, Detoks'u yanaklarıma olmak üzere "double-masking" yöntemiyle kullanmayı tercih ediyorum (Bir Zeynuş tavsiyesi). Her iki maskenin (maske kombinasyonunun) etkileri oldukça benzer: cildi tertemiz yapıyor, germiyor, pürüzsüz bir doku bırakıyorlar! 

Nem... Nem... Daha Çok Nem!


Yine haftanın 2 gecesi (biri tercihen maske uyguladıktan sonra), uyurken bakım yapan nem maskelerimden birini cilt bakım rutinim son aşaması olarak, Olivarrier Fluid Oil yerine kullanıyorum. Bunun için tek bir favorim yok! Origins Drink-up Intensive Overnight Mask hem yüzüm, hem de göz çevrem için kullandığım bir nem maskesi ve sabah kalktığımda cildimi bebek gibi gösteriyor. Gece nemlendirici gibi sürüp, temizlemeden yatıyorum. Korres Damask Rose Overnight Anti-Fatigue Mask ise hem kokusu, hem de etkisi nefis bir maske. Origins gibi gece kremi niyetine uygulayıp gece yatıyorum. Zaten daha uygular uygulamaz cildi daha canlı gösteriyor. Sabah da yine aydınlık ve dinlenmiş bir ciltle uyanıyorum. Bu iki maske de yedekli olarak bende mevcut :) Son favorim ise Apivita Face Mask with Orange -Radiance. Cilde aydınlık vermeyi hedefleyen bu maskenin içinde minik kürecikler var ve uygularken ciltte eriyor. Bu kürecikler cildi anında çok daha aydınlık gösteriyor. Satış danışmanı "bunu temizlemeseniz de olur" dediği için yine gece bakımı olarak kullanıyorum. Hem kokusu, hem etkisi muhteşem!

Özel Kür!


Bu özle kür hiç aklımda yokken piyangodan çıktı; ama, cildimin gidişatını değiştirdi resmen! Eşimin Rusya seyahati sırasında hakkında hiçbir fikrim olmadan sipariş verdiğim Natura Siberica'nın ikili bakım kürü (ki ben serum ve krem ikilisi sanıyorken kendisi kür çıktı), sonbaharda cildimin tam da ihtiyacı olan yenilenmeyi sağladı! Bir serum ve bir de kremden oluşan bu kürü, kutusundan çıkan minik kaplar içinde, yine kutudan çıkan spatulalarıyla karıştırarak kullanıyorsunuz. Önce, 14 gün boyunca her gece, cilt türünüze göre belli miktarda serum ve kremi karıştırıp (normal ciltler için 5 damla krem+5 damla serum) yüzünüze sürüp 10 dakika bekliyor ve sonra fazlasını peçeteyle alıyorsunuz. Ben genelde ıslak pamuk ile sildim. 14 gün sonunda, 2 ay boyunca, haftada 2 kez aynı işlemi uyguluyorsunuz. İlk 14 gün ben hiç ten makyajı yapmayarak ve bol güneş kremi kullanarak cildimin yenilenme sürecine destek olmaya çalıştım. Bu dönemde, cildim hafif hafif soyuldu. Şimdi 2 aylık haftalık bakım sürecindeyim; ve yine her uygulama sonrası cildim hafif hafif soyuluyor ve altından capcanlı bir ten çıkıyor. Bu kürü gece cildimi temizledikten hemen sonra uyguluyorum ve sonrasında Pixi Glow Tonic adımını atlıyorum. Rusya'ya giden olursa, ısrarla isteyiniz diyorum!

Evet geldik bu yazı dizisinin sonuna... Yazdıklarım çok zahmetli görünse de, ve pek çoğunuz eminim "ben makyajımı bile zor temizliyorum" diyecekse de, tüm bu yazdıklarım neme doymuş bir cilt için benim bulduğum ve vazgeçmeyeceğim çözümler. Ve aslında nemsizlik yalnızca kuru ciltlerin sorunu değil; her cildin sorunu. Özellikle de Ankara gibi kuruluk seviyesi saçmalık boyutunda olan bir şehirde yaşıyorsanız... Kaliteli içerik ve doğru sırayla doğru ürün kullanımı gerçekten çok önemli. Hatta, bana önerileriniz olursa da seve seve okurum.

Bir sonraki yazı dizisinde görüşene kadar, esenkalın!!!







Cilt Bakım Rutinim (Akşam): Kuru-Nemsiz Cildimi Nasıl Karmaya Çevirdim?


12 Ekim 2017 Perşembe

Bir süredir cildimden ve kullandığım ürünlerden çok memnunum. Ve tek tek ürün yazısı yazmaktan da biraz sıkıldığımı fark ettim... O yüzden biraz ara verip size cildime çok iyi gelen ürünlerden bahsetmek istedim! Bu rutini 1 aydan uzun süredir uyguluyorum ve eskiden oldukça kuru görünen yanaklarım şu an sağlıkla parlıyorlar. Çenemde ya da burun etrafımda da pullanma, kuruluk yaşamıyorum. Cildim de genel olarak bence ışıltılı duruyor.


Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)


Akşam cilt temizliğim eve geldiğimde başlıyor. Makyajdan mümkün olduğunca çabuk kurtulmak istiyorum genelde ve makyaj temizlemek için bu ara kullandığım 3 farklı ürün var;
Makyaj temizliği için son 1 senedir sadece yağ ve/veya balm kullanıyorum ve cildime çok az pamuk değdirdiğim için çok mutluyum!


Gece yatmadan önce ise yüzümü önce Nivea Kuru Ciltler için Yatıştırıcı Cilt Temizleme Köpüğü ile yıkıyorum. Bu köpük hem nazik, hem kurutmadan güzel temizlik sağlıyor. Cildimi temizledikten sonra disk pamuklardan birini Pixi Glow Tonic ile ıslatarak tüm yüzüme uyguluyorum. %5 glikolik asit içeren bu tonik hem cildi nemlendirmeyi, hem de ölü derilerden arındırmayı vaat ediyor. Henüz çok yeni kullanmaya başladım; ama, zaten bu adımda mutlaka bir tonik uyguluyordum. Glow Tonic'ten daha sonra daha detaylı bahsedeceğim. Tonikten sonra akşam da alnıma ve göz çevreme, sabah rutinimde kullandığım The Ordinary Argireline Solution 10% uyguluyorum. Bu kuruduktan sonra, yine Olivarrier Dual Moist Toning Lotion'ı avuç içlerimde ısıtıp tampon hareketlerle cildime yediriyorum. İyice emildikten sonra bir gece The Ordinary Retinol 1%, bir gece de L'Anné Rejuvenation Serum'u dönüşümlü kullanıyorum. Retinoid'i cilt tonumu düzenlemesi ve cilt sorunlarımı (gözenekler, ince çizgiler, vb) hafifletmesi için uyguluyorum ve 1 aya yakındır kullandığım bu ürünün epey yararını gördüğümü söyleyebilirim. L'Anné Serumu ise yakın zamanda yazmıştım. Nem açısından harika bir serum olduğunu düşünüyorum; cildim adeta ışıl ışıl duruyor. Sanırım 2-3 günde bitirmiş olacağım; lekeleri açma konusunda da etkili olduğunu artık kesinlikle söyleyebilirim! Bittiği zaman elimdeki benzer ürünlere geçeceğim (Clinique Moisture Surge Hydrating Supercharged Concentrate ya da Palabs Hydralift Serum). Fakat L'Anné Rejuvenation Serum'u şiddetle öneririm! 


Gece rutinimde de gündüz kullandığım Apivita Wine Elixir Eye&Lip Cream'i kullanıyorum; ama, bir farkla! Altına mutlaka birer damla Jojoba Yağı'nı serum gibi kullanarak! Aslında göz çevresi için en iyisi Marula Yağı imiş; eğer bir yerde rastlarsam onunla devam edeceğim (rastladım ve aldım, yine the Ordinary'den yana oldu tercihim). Jojoba Yağı da aslında göz çevreme çok çok iyi geliyor; ama, işte bir kere Marula Yağı'nı duymuş bulundum :) Son aşama olaraksa gece kremi yerine bir kaç damla Olivarrier Fluid Oil Squalene'i avuçlarımda ısıtarak tampon hareketlerle cildime uyguluyorum. Bu yağ çok ilginç bir ürün. Cilde gereken nemi sağlayıp, bir yandan da sebum dengesi kuruyor. Sabah uyandığımda hiçbir şekilde ekstra yağlanma gözlemlemiyorum. Daha ziyade, pamuk gibi bir ciltle kalkıyorum.

Bir sonraki ve son yazım da haftalık bakımlarımla ilgili olacak. Haftalık bakımlar da bana göre sabah ve akşam rutinleri kadar önemli; cilde bir anda yükleme yapıp şımartan bakımlar. Dolayısıyla, hiç ihmal etmemeye çalışıyorum. 

Ayrıca, bitirirken yine ilk yazıda yazdığımı tekrarlamak istiyorum... Özellikle yazının gece yüzümü yıkamayla başlayan paragrafı zahmetli görünse de, ve pek çoğunuz eminim "ben makyajımı bile zor temizliyorum" diyecekse de, o paragrafta yazanlar neme doymuş bir cildin temelini oluşturuyor. Ve nemsizlik yalnızca kuru ciltlerin sorunu değil; her cildin sorunu. Özellikle de Ankara gibi kuruluk seviyesi saçmalık boyutunda olan bir şehirde yaşıyorsanız... Kaliteli içerik ve doğru sırayla doğru ürün kullanımı gerçekten çok önemli. Hatta, bana önerileriniz olursa da seve seve okurum. O zaman, üçüncü ve son bölümde görüşmek üzere, esenkalın!







Cilt Bakım Rutinim (Sabah): Kuru-Nemsiz Cildimi Nasıl Karmaya Çevirdim?


10 Ekim 2017 Salı

Bir süredir cildimden ve kullandığım ürünlerden çok memnunum. Ve tek tek ürün yazısı yazmaktan da biraz sıkıldığımı fark ettim... O yüzden biraz ara verip size cildime çok iyi gelen ürünlerden bahsetmek istedim! Bu rutini 1 aydan uzun süredir uyguluyorum ve eskiden oldukça kuru görünen yanaklarım şu an sağlıkla parlıyorlar. Çenemde ya da burun etrafımda da pullanma, kuruluk yaşamıyorum. Cildim de genel olarak bence ışıltılı duruyor.


Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)


Sabahları yüzümü yalnızca su ile yıkıyorum. Bu cildimin yağ dengesini korumak için yıllardır uyguladığım bir yöntem aslında. Temizleyicileri akşama bırakıyorum. Yüzümü yıkadıktan sonra Olivarrier Dual Moist Toning Lotion'u iki avucumda ısıtarak yüzüme tampon hareketlerle  (ellerimle) uyguluyorum. pH'sı 5,5 olan, alkolsüz ve içinde squalene ve hyalüronik asit bulunduran bu hafif kıvamlı losyon cildimi hem sonraki bakımlara hazırlıyor, hem de gerçekten çok iyi nem veriyor. Hatta bu losyonu Gothamista'nın "7 Skin Method"ı ile uyguladığımda, başka nemlendirici kullanmasam da oluyor! Bu adımdan sonra alnıma ve göz çevreme The Ordinary Argireline Solution 10% uyguluyorum. The Ordinary ürünleri için topluca bir inceleme yazısını daha sonra yazacağım; ama, argireline Lipotec firması tarafından geliştirilen ve ciltteki ince çizgileri gidermeye yönelik bir ürün. "Şişedeki Botox" olarak da bilinen bu solüsyonun 1 ayda etkisini göstermeye başladığı söyleniyor. Ben henüz 2 haftadır kullanıyorum; gözlemlerimi daha sonra yazacağım. Argireline'in emilmesini bekledikten sonra cildimi herhangi bir termal su ile ıslatıp (favorim Caudalie Grape Water; ancak burada temsili olarak Dermalogica Antioxidant Hydramist mevcut) The Ordinary Hyaluronic Acid 2% + B5 Serum'u tampon hareketlerle uyguluyorum. Bu serumu epey beğeniyorum ve bu ikinci şişem; ancak, bitince yerine muhtemelen Buffet olanı alacağım.


Göz çevrem için yaz ortasından beri Apivita Wine Elixir Eye&Lip Cream kullanıyorum. Üzüm özü içeren yaşlanma karşıtı bu göz çevresi kremi hiç nem vermiyor gibi gelse de baya baya yararını gördüm. Üstelik göz çevresini anında toparlıyor. Yazısını yazacağım umarım bir ara... Göz çevresini de nemlendirdikten sonra gündüz nemlendiricimi uyguluyorum. Son zamanlarda Atelier Rebul Gündüz Kremi'ni kullanıyorum ve verdiği nemden oldukça memnunum. Havalar biraz daha soğuyunca muhtemelen daha yoğun bir ürüne geçebilirim. Son olarak da mutlaka güneş koruyucu kullanıyorum. Bioderma Photoderm Max Aqua Fluid ise favorim!


Özellikle yazının ilk paragrafı zahmetli görünse de, ve pek çoğunuz eminim "ben bir krem sürüp geçiyorum" diyecekse de, o paragrafta yazanlar neme doymuş bir cildin temelini oluşturuyor. Ve nemsizlik yalnızca kuru ciltlerin sorunu değil; her cildin sorunu. Özellikle de Ankara gibi kuruluk seviyesi saçmalık boyutunda olan bir şehirde yaşıyorsanız... Kaliteli içerik ve doğru sırayla doğru ürün kullanımı gerçekten çok önemli. Hatta, bana önerileriniz olursa da seve seve okurum. O zaman, ikinci bölümde görüşmek üzere, esenkalın!








1 Koleksiyon 3 Yorum: MAC x Nicki Minaj Koleksiyonu -Mmmmmmm


9 Ekim 2017 Pazartesi

MAC'in geçtiğimiz haftalarda Nicki Minaj ile birlikte çalışarak piyasaya sürdüğü "nude" ruj koleksiyonu mağazalarda yerini aldı! Aslında ben Nicki Minaj'ın imzasını taşıyan ve farklı ambalaja sahip Nicki's Nude rengine bakmak için gitmiştim. Ancak, o renk bende oldukça açık durunca, ve denediğim diğer renkler bana daha cazip gelince, bu koleksiyonla birlikte çıkan renklerden en çok beğendiğim Mmmmmm rengini aldım.


Ayrıca bu yazıyı, koleksiyondan Among the Fireflies rengini alan Blana ve Baby's All Right rengini alan Zeynuş ile aynı anda yayınlayalım, diğer bir kaç rengi de böylece görmüş olun istedik. Kızların bloglarına isimlerinin üstüne tıklayarak ulaşabilirsiniz! 

Sol: Baby's All Right (Glamsight/Zeynuş), Sağ: Among the Fireflies (Kırmızı Rujlu Blog/Blana)

Mmmmmm rengi, Amplified yapıda ve ilk kez bu koleksiyonla birlikte MAC rujlar arasında yer alan bir ton. Koleksiyona özel olarak üretildiği için sınırlı sayıda ve kalıcı seriye dahil değil. Dolayısıyla, beğenirseniz, elinizi çabuk tutun derim. 

MACxNickiMinaj Lipstick -Mmmmmm

Amplified yapı, MAC'in en sevdiğim ruj yapılarından. Mmmmmm da tek seferde rengini yoğun veren, kremsi bir formüle sahip. Kalıcılığı tüm günü idare etmese de fena değil. Dudak kusurlarını belli etmiyor ve dudaklarımı da kurutmuyor.

MACxNickiMinaj Lipstick -Mmmmmm

Mmmmmm renk olarak "dirty rose nude/kirli gülkurusu" olarak tanımlanmış. Tanımlamaya kesinlikle katılıyor, içinde bir miktar da leylak tonu olduğunu eklemek istiyorum. Bu anlamda, tam bir sonbahar ruju bence; ama, göz makyajınızla oynayarak ilkbahara da adapte edebilirsiniz. Ben bu rengi ve tonları her makyajımla çok rahat kullanabiliyorum. Çok iddialı olmayan, sade ama farklı, rahat kullanılan ve tüm bunlarla birlikte çok ama çok şık bir renk bana kalırsa! Okuduğum kadarıyla da, pek çok güzellik gurusunun favorisi olmuş durumda! 

MACxNickiMinaj Lipstick -Mmmmmm

Nicki Minaj koleksiyonunda, bu koleksiyon için üretilen renklerle birlikte MAC'in kalıcı serisine ait rujlar da yer alıyor. Formüller de Matte, Cremesheen, Amplified, Satin olarak değişiyor. Dolayısıyla, her zevke ve her ten rengine göre bir "nude" bulmak mümkün. Rujların fiyatı ise 69 TL. Benim gibi nude tonları seviyorsanız, bu koleksiyona mutlaka göz atın diyorum. Hatta önce Blana ve Zeynuş'un yazılarını da okuyup, diğer renkler hakkında da fikir edinebilir, farklı tenlerde farklı nude rujların nasıl durduğunu görebilirsiniz!

MACxNickiMinaj Lipstick -Mmmmmm

Mutlu Haftalar!









© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.