Featured Slider

Aris Çukurambar VIP Estetik ve Güzellik Merkezinde El Bakımı ve Buz Lazer Epilasyon


17 Ocak 2017 Salı

Çok sevdiğim Aris Çukurambar VİP Güzellik Merkezi'nde geçen hafta el bakımı ve üstüne de buz lazer epilasyon yaptırdım.

👑 El bakımından önce prenses kahvesi 💎

Biliyorsunuz, bir önceki yazımda aradığım güzellik merkezini bulduğumu söylemiş ve Aris'te yapılan uygulamalardan bahsetmiştim (TIKTIK). Yeni başlayan el bakımı ve manikür-pedikür uygulamalarını duyunca da denemek istedim. El bakımı bildiğimiz el bakımlarından değil; biraz zaman ayırmanız ve prenseslere layık bir bakımın keyfini çıkarmaya hazır olmanız lazım. 3 aşamada uygulanan bu bakımda neler yapıldığına göz atalım mı?


1- Öncelikle ellere kabin bakımları için özel üretilmiş bir peeling uygulanıyor. Bu peeling cilt yüzeyindeki ölü hücrelerin atılmasını sağlıyor. Renk eşitsizliği ve egzamaya iyi geliyor.
2- Peelingden sonra eller yıkanıp maske uygulamasına geçiliyor. Tam bir nem ve bakım bombası olan bu maske uygulandıktan sonra etkisini katlamak için eller streç film ile sarılıyor ve 20 dakika bu şekilde beklemeniz gerekiyor. Maskeden eller hem pamuk gibi oluyor; hem de yıkasanız bile o nefis kokusu gün oyunca elinizden gitmiyor.
3- Elleri maskeden arındırdıktan sonra yine profesyonel bakım ürünü olan El ve Vücut Balsamı ile yapılan masaj sayesinde kan dolaşımı hızlandırılıyor. Kan dolaşımı hızlanırken, yapılan bu uygulama sayesinde epey gevşediğimi ve rahatladığımı da itiraf etmem lazım!


Bu bakımı Aris'te tüm vücuda uygulamanız da mümkün. Özellikle kışın cildindeki kuruluktan ya da pullanmadan şikayetçi olanlar için hem müthiş bir bakım, hem de harika bir gevşeme yöntemi diye düşünüyorum. El bakımının etkisi 1 hafta geçmesine karşın bende hala devam ediyor. Tabii ki el kremlerimi kullanmaya da devam ediyorum; ama, cildimdeki pürüzsüzlük hissi Ankara ayazına rağmen kaybolmadı. Ve ellerimin rengi ton olarak çok daha iyi görünüyor. Özellikle ellerindeki renk eşitsizliğinden ve renk koyulaşmasından şikayet edenlere şiddetle önereceğim bir uygulama!

Hazır ellerimi şımartmışken Ezgi ve Fatma Hanımlar'ın çok iddialı oldukları Buz Lazer Epilasyonu da denemek istedim ve elimin üstüne atış yapıldı. Buz Lazer Epilasyon ilginç bir teknik. Benim deneyimime geçmeden önce Aris'te yapılan uygulamanın özelliklerinden bahsetmek istiyorum size:

1- Dört mevsim uygulanabilen tek cihaz.
2- Yüze de uygulanabiliyor ve leke bırakmıyor.
3- Ağrısı minimum.
4- Sert tüyleri de, ayva tüylerini de görebilen tek cihaz.
5- Uyutma değil, tam bitiş sağlıyor. 
6- Atışları otomatik olarak tene göre ayarlıyor.
7- Lazer sonrası ağrı, tahriş, hassasiyet yaratmıyor; oldukça konforlu ve acısız.
8- Dökülmeler ilk seansta başlıyor.
9- Kökten çözüm sunuyor.
Bu cihazla uygulama yapılırken cilt önce soğutuluyor, daha sonra atış yapılıyor. Böylece ağrı seviyesi epey azalıyor. Benim cildime yüksek hızda atış yapılmasına karşın minimal düzeyde acı hissettim. Ve işlem 10 sn bile sürmedi neredeyse, o kadar da hızlı. Uygulamadan önce epilasyon başlığı jelatin ile sarılıyor. Uygulama sonrası bu jelatin çıkarılarak başlık sterilize ediliyor. Böylece bakım kişiye özel ve güvenli, steril hale geliyor. Ayrıca buz lazer epilasyon uygulamasından sonra cilde özel bir bakım kremi ile masaj yapılarak tahriş ve hassasiyet gideriliyor. Ben işlem sırasında ve sonrasında hiçbir acı, tahriş ve hassasiyet yaşamadım. Henüz bir hafta geçtiği için tüylerin büyüme hızı ile ilgili yorum yapamıyorum; ama, zaten Aris'te seans değil bitiş garantili işlem yaptıkları için, bitene kadar uygulamaya gönül rahatlığıyla devam edebilirim :)

El bakımı ve buz lazer epilasyon sonrasında ellerim öyle güzel oldular ki, Instagram'da bir fotoğrafını paylaşmadan duramadım. Aşağıdaki görüntülenme ve beğeni sayılarından sonucun ne kadar başarılı olduğunu görebilirsiniz diye düşünüyorum!




Aris'in Çukurambar'daki şubesi VIP hizmet sunan tek şube. Kendinizi prenses gibi hissetmek isterseniz, bir zaman ayırıp mutlaka uğrayın derim! Ben el bakımı ve carbon peelinge kesinlikle devam edeceğim; çünkü her iki işlem de bana geçici değil, kalıcı çözümler sundu (fondöteni bıraktığımı söylemiştim, değil mi?). Buz Lazer Epilasyon da aklımda, ona da bütçe yaratıp gitmek istiyorum. Siz de aklınızdaki uygulamalar için mutlaka bir konuşun derim. Sevgiler...







Flormar Comfort Zone Oversize Lipstick Pencil -02 Silent Pink


16 Ocak 2017 Pazartesi

Flormar'ın Comfort Zone koleksiyonu yazılarıma Oversize Lipstick Pencil -02 Silent Pink rengi ile noktayı koyuyorum! Aslında bu kalem rujların bu rengini bir türlü kış ile bağdaştıramadığım için yazmakta zorlandım. Fakat, koyu renklerine göz atmak isteyenler olabilir düşüncesiyle, bir de haftaya enerjik başlayalım diye artık yazayım diyorum.


Flormar'ın "kremsi yapıda, yoğun renk veren ruj" olarak tanımladığı bu jumbo kalem formda rujlar lacivert üzerine gold detaylı yazıları ve rujun rengini gösteren kapak renkleriyle hepimizin hoşuna gidiverdi. Kendilerine ait kalemtraşla açılan rujlar, 6 farklı renk seçeneği ile her kozmetik kullanıcısına hitap etmeyi de başardı.


Oversize Lipstick Pencil rujlar, tanımlandığı gibi kalem formda ve çok rahat sürülen, yağ gibi kayan ve renklerini de oldukça yoğun veren ürünler. Bendeki Silent Pink rengi, açık olmasına rağmen dudak kusurlarını belli etmiyor, ve kalıcılığı da başarılı. Rengin avantajı olarak, silinirken homojen olarak siliniyor; dudak içinde kötü görüntü oluşturmuyor. Yapı olarak oldukça kremsi olmasına karşın, dudaklarımı bir tık kuruttuğunu söyleyebilirim. 


02 Silent Pink rengi içinde canlılık da olan gül kurusu bir pembe. Sanki bahar aylarında, fresh makyajlar ile çok daha hoş bir uyum içinde olacakmış gibi gelse de, sonbahar değil ama kış aylarında da keyifle kullandım aslında. Soğuk renkte bir allık ve bol aydınlatıcı bulunan makyajlara yakışıyor. Çok iddialı bir renk olmadığından, herkesin rahatlıkla kullanabileceğini düşünüyorum!


Rahat sürümü ve yumuşacık saten yapısı nedeniyle benim beğendiğim bir seri oldu. Aslında gözüm koyu renkleriyle birlikte, 03 Light Coffee renginde! Normal satış fiyatı 24,90 TL olan bu kalem rujlar şu anda indirimde 14,90 TL'ye satılıyor. Denemek için süper fırsat diyor, online satış linkini BURAYA bırakıyorum. 


Mutlu haftalar!







Golden Rose Extreme Sparkle Eyeliner || Işıltılı Eyeliner -102


15 Ocak 2017 Pazar

Golden Rose'un şahane yılbaşı paketinden çıkan ürünleri bir yılbaşı makyajı ile Aralık ayında paylaşmıştım (TIKTIK). Bundan sonra da paketten çıkan ürünleri tek tek yorumlamak istiyorum. İlk sırayı ise, ışıltısı ve parlaklığı ile beni benden alan Extreme Sparkle Eyeliner 102 numaraya veriyorum.


Golden Rose Extreme Sparkle Eyeliner 6 farklı renkte satılıyor ve her biri oldukça ışıltılı ve şıkırtılı. İnce kıl fırçaya sahip eyeliner gözleri "yıldızlar kadar parlak" göstermeyi hedefliyor.  


Bendeki numarası 102; siyah bir baz içinde lame ışıltılar içeriyor. fırçası kıl olmasına karşın kontrollü uygulama yapabiliyorum (ama sanırım son zamanlarda eyeliner çekmeye alışmış olmamdan kaynaklanıyor). Ürünü bileğimde swatchladığımda siyah baz yarı şeffaf gibi görünse de, göz kapağıma transfer ettiğimde daha opak bir sonuç alabiliyorum ve tek seferde bile parlak, ışıltılı ve çok çık bir eyeliner ortaya çıkıyor.


Bu eyeliner o kadar çok hoşuma gitti ki, yılbaşında kullanmak için Belçika'ya da götürdüm ve gece makyajımı onunla tamamladım. Verdiği parlak ve ışıltılı görünüm sayesinde gözlerimi daha büyük ve canlı gösterdiğini düşünüyorum. Ayrıca akma, dağılma, bulaşma yapmadığını; buna karşın pütür pütür olmadan kolayca temizlendiğini de eklemeliyim.


Golden Rose Extreme Sparkle Eyeliner'ın fiyatı 19 TL ve Golden Rose mağazaları, kioskları ve online satış sitesinden alabilirsiniz. 

Mutlu Pazarlar!!!









Kozmetik Dışı: Besd-Bir ile Beyaz Et Üzerine


Aralık'ın ilk hafta sonu sevgili Gülsen, sevgili Hayriye ve Besd-Bir Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği daveti ile Bolu'da bir hafta sonu geçirdik ve iki gün boyunca beyaz et ile ilgili bilgiler edindik. Öncelikle iki şeyi açıklığa kavuşturayım: 
(1) Biz zaten tavuk yiyorduk; yani ikna olmaya değil, bilgi almaya gittim.
(2) Bu yazıyı ikna ya da aklama için değil; yalnızca edindiğim bilgileri paylaşmak için yazdım. Kendi yorumumu katMAdım; duyduklarımı ve okuduklarımı aktarıyorum.


Besd-Bir Genel Sekreteri Prof. Dr. Ahmet Ergün ve değerli akademisyenlerden oluşan bir ekip konakladığımız Gazelle Otel'in toplantı salonunda ilk gün bizlere bir bilgilendirme toplantısı düzenlediler. Bu toplantı sırasında aklımızdaki tüm soruları kendilerine sorduk ve yanıtlar aldık. Ayrıca, odamızda bizleri bilimsel makalelerden oluşan kitapçıklar bekliyordu. Açıkçası bu kitapçıklara çok sevindim. Hem toplantı hem de kitapçıklardan edindiğim bilgileri kısa kısa buraya yazmak istiyorum:


  • Artan nüfusun protein ihtiyacını karşılamaya yönelik üretilen broyler piliçler kısa zaman dilimi içinde dar alanda kısa sürede tükettikleri yemleri insanlar için önemli, çok kaliteli, ve ucuz protein kaynağı olan ete ve yumurtaya çevirmektedir.
  • Bu piliçler hormon ile değil; melezleme ve seleksiyon yöntemleri ileseçkin ırklardan elde edilerek 42 günde 3,2 kg ağırlığa ulaşacak biçimde geliştirilmektedir. Ancak, genetik geliişmelerin bazı olumsuzluklarını bertaraf etmek için son yıllarda broyler yetiştiriciliğinde eğilim hayvan refahı için çevre koşullarına adaptasyon yönünde seleksiyon çalışmaları yürütülmektedir. 
  • (Yamyam Tavuk haberlerine istinaden) Tavuk karnivor (et yiyen) bir hayvandır ve doğası gereği aç kaldığında kendi cinsini de yiyebilir. Tavuk yemleri de hayvanların bu doğasına uygun olarak üretilmektedir.  
  • Etlik piliç yetiştiriciliğinde hormon kullanılması yasaktır. Ayrıca, hormon yemle verilemez; enjekte edilmesi gerekmektedir. Ek olarak, hormon uygulaması ile büyüme tek uygulama sonucu gözlenebilen bir olgu değildir; broyler tavukların yetiştirilmesi süresi hali hazırda bir kaç uygulama yapılmasına izin verebilecek uzunlukta da değildir. Hormon çok pahalı bir ilaçtır; ve et değil, yağ yapmaktadır.
  • Antibiyotik kullanımı 2006 yılından beri AB'de ve Türkiye'de yasaktır. Tedavi amaçlı antibiyotik kullanımı ise kesimden bir hafta önce sonlandırılmaktadır.
  • Köy tavuklarının daha uzun sürede pişmelerinin nedeni, 1-1,5 yaşında adaleli tavuklar olmalarından kaynaklanmaktadır. 
  • Neden tavuk eti yenmelidir? (1) Anne adayları ve çocukların gelişimi için önemli bir protein deposudur. (2) Tavuk eti tüketimi koroner kalp hastalıkları riskini azaltır. (3) Vücudun sağlıklı gelişimi ve bağışıklık sistemi için vitamin kaynağıdır. (4) Kolay sindirilebilen bir et çeşididir. (5) Kolay hazırlanır; sıcak veya soğuk tüketilebilir.
Yukarıdaki bilgileri toplantıda aldığım notlardan, elimdeki bilimsel makalelerden ve broşürlerden derledim. Daha fazla sorunuz varsa Besd-Bir severek yanıt verebileceğini söyledi. Kendilerine besd-bir@besd-bir.org mail adresinden ulaşabilirsiniz.

İlk günkü bilgilendirme toplantısından sonra Bolu'daki güzel otelimiz Gazelle Resort'un tadını çıkardık. Otel tam bir kış oteli, harika bir konumu ve harika bir manzarası var. Odalar oldukça geniş ve ferah, dekorasyonu çok otantik. Açık büfesi hem çeşit, hem de lezzet olarak son derece başarılı. Açıkçası, harika bir kış tatili oldu bizim için. Aklımızda çocukları da alıp bir haftasonunu geçirmek var; çünkü hem açık alanları, hem de içerideki kocaman oyun alanı tam çocuklara göre!

Odamızın manzarası


İkinci gün ise sabahtan bir tavuk eti üretim fabrikasını ziyaret ettik. Gerçekten oldukça ilginç bir deneyim oldu benim için. En azından, büyük markalardan güvenle tavuk alabileceğimi düşünüyorum artık. Eskiden beri zaten fikrim denetime tabi tutulan, güvenilir ve kurumsal firmalardan alışveriş yapmak yönündeydi; kendi kendime onaylamış oldum. Ama tabii ki herkesin kendi doğrusu var; ve bu kişinin kendisini ilgilendirir.

Tavuk üretim fabrikası gezisinden

Gezinin créme de la créme anı ise Gölcük'te geçirdiğimiz serbest zamandı! Önce lezzetli bir öğle yemeği yedik, daha sonra Gölcük'ün eşşiz manzarası ile karın tadını çıkardık! Bu doğa harikasına kaç kere gitsem doyamam sanırım (fotoğraflar bana aittir; ama krediye gerek yok; manzara kendini çektiriyor zaten).


Bu güzel gezi ve bilgilendirme için yeniden sevgili Gülsensevgili Hayriye ve Besd-Bir Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği'ne teşekkür ediyorum!

Mutlu haftasonları!







Bitirdim #49


14 Ocak 2017 Cumartesi

Bitirme Projesi sonucundan sonra Aralık ayının bitenlerine göz atalım diyor ve sözü uzatmadan konuya geçiyorum!


Parfüm/Deodorant


1- Yves Rocher Monoi EDT: Herhalde hayatım boyunca aldıktan sonra en çabuk bitirdiğim parfümdür! Niye öyle yaptıysam... çok güzeldi, çok özlüyorum ühühühü....

2- Nivea Pure & Natural Deo RollOn: Evet, İpek Sabun doğal deodorantı çok seviyorum ama kullanmaya üşeniyorum. Nivea bu temiz içerikli ve etkili rollon'unu neden kaldırdı anlamakta zorlanıyorum. Özlenecek...

---------------------------

Saç Bakımı


3- Urban Care Style Guide Elastic Curl Mousse: En sevdiğim saç köpüğüm. Yedeği açıldı! Yeni yedek alınacak :)

---------------------------

Bebek/Çocuk Bakımı


4- Bioderma ABC Derm Hydratant Vücur Sütü: Etkinlik hediyesi bu nemlendiriciyi ailecek sevdik, çok kurumadığı zamanlarda da Rüz'ün cildine iyi geldi.

5- Friendly Organic Baby Shampoo & Sabun: İkisi de çocukların cildini kurutmadan, nazikçe temizledi. Şampuanın yenisini almak istiyordum; fakat eşime bebe yağı alırken yanında başka bir temiz markanın şampuanı gelince kaldı. Daha sonra yeniden alacağım.

---------------------------

Kişisel Bakım


6- Kleenex Mendiller: Ya şimdi mendil yazmak komik ama ben gerçekten aşırı seviyorum bunları! Yumuşacık! Kahverengi cep mendili PR kutusundan çıkmıştı. Bu kardanadamlı kutuyu da Gratis'in kasa arkasında görünce dayanamayıp almıştım. Gördükçe alıyorum.

7- Benri Koyu Renkli Ojeler için Aseton: Favori!

8- Parmex Aseton: Bu da başarılı, sıkıntı yaşamadım.

9- İpelina Oje Çıkarıcı Mendil: Çook çok başarılı! Denk geldikçe bu tek tek paketlilerden atıyorum kenara. Seyahatler için favori!

10- Benri Disk Pamuk: Yokluktan alınmıştı, başarısız bence...

---------------------------

Cilt Bakımı


11- Medik8 Retinol Eye TR & Medik8 CE Tetra Serumlar: Bu iki minik bana o kadar uzun sire gitti ki! Her ikisine de bayıldım; ama Retinol Eye TR kesinlikle tam boyu alınacak ürünlerden! Yazıları için TIKTIK!

12- Cosmed Day-to-Day Cleansing Gel: Kullandığım en iyi temizleyicilerden biriydi. Zaten Ezgi'den, köpük temizleyicilerin cildin asit-baz dengesini bozduğunu öğrendiğimden ve kendim de biraz araştırdığımdan beri jel temizleyicilere yönelir oldum. Cosmed'in pH seviyesini öğrenip daha sonra tam boyunu alabilirim. Kuru cildimi kesinlikle kurutmadığını ve köpürmeyen, temiz bir ürün olduğunu söylemeliyim. 

13- La Roche Posay Termal Su: Diğerlerinden fazlaca farkını görmediğim, sevdiğim bir ürün.

14- Caudalie Grape Water: Bu bitirdiğim ikinci şişe ve çok seviyorum! Antioksidan bombası! Şimdi LRP Serozinc kullanıyorum; fakat, Fransa'ya gideni bulursam hemen sipariş vereceğim (arada ciddi fiyat farkı var zira). 

15- Lola Bomb Lip Balm -Strawberry Daiquiri: Lola Bomb'un içeriği temiz tek balmı ve gerçekten gerek koku, gerekse etki olarak çok başarılı bir ürün. Şimdi Friendly Organic kullanıyorum. Yazın yeniden alabilirim (zira kış için nemlendirmesi bana yeterli gelmiyor). 

16- Caudalie Polyphenol Yüz Yağı: Bu testerı epey kullanabildim; gece bakımı için güzel bir ürün fakat kokusu çok yoğun ve ağır. Tam boyunu almayı düşünmüyorum.

17- Limonian Yüz Maskesi: İki aşamalı bu maskeyi sevdim ama olağanüstü bulmadım. Diğer çeşitlerini de deneyince yazısı toplu olarak gelecek.

18- Equilibria Dermo-Oil: Pino Etkinliğinde paketimden çıkan deneme boy bir üründü ama minik bir şişeye doldurup 1 ay boyunca kullanabildim. Çok başarılı ve temiz içerikli bir bakım yağı. BU mark Pino'larda satılıyor. Tam boyunu almayı kesinlikle düşünebilirim.

---------------------------

Renkli Kozmetik


19- Essie Oje -Fiji: Dibinde biraz kaldı ama oje çözücüyle bile kurtulamayınca atmak zorunda kaldım. 2 tane daha yedeği var, bayılıyorum!

20- Eklips Sünger: Sağı solu yırtıldı ve küflenmeye başladı. Atıyorum. Bundan sonra Eklips almayacağım; evet ucuz, ama aşırı dayanıksız.

21- MAC Prep&Prime Skin Base: MAC'in bu bazını sevdim sayılır ma makyaj tutma performansı yoktu bence. Nemlendirme ve fondötene hazırlama bakımından başarılıydı.

22- Shieda MYscara All in One: Tek kelimeyle harika bir rimel! Aslında tam bitmedi; ama gözümde arpacık çıktığı sırada kullanmış olduğum için atmak zorundayım...

23- Cecile Extra Asia Waterproof Black Göz Kalemi: Mükemmel bir ürün! Bu bitti, iki tane daha yedeği var! Yazısı için TIKTIK!

Gelecek ay görüşmek üzere, esen kalın!







Project Pan -76 Ürün (Sonuç -Başarısız!)


13 Ocak 2017 Cuma

Sevgili İlknur ile başladığımız #maviyleprojectpan Bitirme Projesi'nde 3 ayı devirip sona ulaştık. İlk güncelleme yazıma BURADAN, ikincisine de BURADAN ulaşabilirsiniz. Ben bu projeden kendimce epey ders çıkardım. Kendimi analiz etme imkanım da oldu. Bu anlamda oldukça yararlıydı diyebilirim. Fakat teoride kafamda olanların pek azını pratiğe dökebildiğimi de fark etmiş oldum. Bir de, ben zaten cilt bakım ürünlerini bitirebilen; bitirmeden yenisine geçmeyen biriyim. Renkli kozmetik ise bambaşka bir şey. Ben almasam da, denemem için gönderilen renkli kozmetikler nedeniyle de hedeflediklerimi yeterince kullanamıyorum. Bu da üstüme ekstra stres yarattı. Dolayısıyla son tahlilde, ben bu Bitirme Projesi işini sevmedim. Bana yararı, satın alma farkındalığı yaratması oldu. Onun da daha geliştirilmeye ihtiyacı var; ama, bunun için beni strese sokacak bir işe girişmeme gerek yok :) Bu kadar söylendikten sonra, ciddi anlamda başarısızlıkla sonuçlanan Bitirme Projesinin sonuç raporuna bakalım mı? Gri ile işaretlenmiş olanlar ilk güncellemede, sarılar ikinci güncellemede ve morlar da sonunda biten ürünler...


Tek gurur tablom fondötenler! Hedeflediğim tüm ten ürünlerini bitirdim ve artık fondöten kullanmıyorum. Hafif renkli bir güneş kremi ve kapatıcı yetiyor çünkü şahane bir cilt bakımı yaptırmaya başladım. Ne yaptırdığımı bilmeyenler ve merak edenler için linki BURAYA bırakıyorum. 


Ruj kısmı "epic fail" (Zeynuş'a selam olsun) net olarak! Golden Rose'un iki miniği dışında biten olmadığı gibi, buraya koyduklarımı 3 ayda toplamda 3'er kez ancak kullanmışımdır. Kendime not: allah aşkına ruj alma artık! (muhtemelen alacağım ama sadece bir tane daha 🙈)


Bronzer, allık ve pudra ekibinden Physicians Formula bronzerı acayip istikrarlı kullandım ama ne bereketli ürünmüş arkadaş, bitmiyor! Aynı şekilde NARS alığımı da elimden düşürmedim; şeftalı kısmın metal panını epeyce gördüm. Charlotte Tilbury'nin de ortaları epeyce açıldı ama onu bitirmeye dayanamam! Döviz kuru delirmişken yenisini alamayacağımı biliyorum; bitmesin. NYX Transparan pudra da epey çukurlaştı; ama 2-3 seneye ancak biter sanırım. Maybelline Strobing Stick'i de her gün kullanıp ancak yarıladım. Bu ekipten elimin hiç gitmediği HM'nin allığı oldu. Onun dışındakilerin bitmemesi boyutlarından kaynaklanıyor bana kalırsa :) Yoksa hepsini 3 ay boyunca kullandım yani...


Bazlar konusunda biter diye düşünüp hata etmişim. En son MAC Prep&Prime bitti ama bu minnak bile 10 günde falan bitti. NYX Born To Glow iyice azaldı, bu ay biter sanırım. NYX Dewy Finish ve Smashbox'a sıra gelmedi bile. 


Tırnak bakım ekibinde en son Essie Fiji oje bitti. Dibinde çok çok az kaldı ama oje çözücüyle bile kendine gelmeyince vedalaştık. İki yedeği daha var. NK oje kurutucusu inanılmaz işe yaramaz bir üründü. Tek yararı, çok bereketli olması ve ağdalaşmaması. Zaten ağdalaşmaması da işe yaramadığının göstergesi gibi adeta :/ Bunu artık kullanmayacağım, Poshé ile aşırı mutluyum. Essie baz oje de yarılandı ama bitmiyor, o da aşırı bereketli. Dax Sulphur'ı ise kullanmadım. Çok net. Kullanmayacağım da çünkü tırnak etlerim petrol bazlı ürüne alışınca çok daha kötü hale geliyor. Essie Kayısı Yağı daha iyi...


Termal sulardan Caudalie de bitti. Yastayım... La Roche Posay Serozinc ile devam ediyorum. O daha bitmez zaten, içinde epey var. Demek ki neymiş, 3 ayda 1-2 şişe termal su ancak bitermiş. 


Vücut grubundan Thalia Vücut Losyonunu da bitirdim sonunda. Dr. Tuna Peeling Salt bitmedi çünkü resmen tembellik yaptım. Ama artık düzenli kullanacağım. Thalia Vücut Spreyini ise artık kullanmaya çabalamayacağım, o püskürtme mekanizması ile sadece yorgunluk benim için.


Cilt bakım grubundan ise yalnızca Lola Bomb Lip Balm bitti. Elimdeki Friendly Organic Balm'ları kullanıyorum; kış için onlar bana daha iyi geldi. Peeling ve maske bitmedi, çok zor... 


Saç bakım gruunda ise o Thalia şampuan bitmek bilmiyor. Çok da seviyorum zaten, sıkıntı yok. Keza L'Oreal yağ da öyle. Tabii arada denemem gereken bir-iki şampuan çıktı; bir de artık haftada bir Revox arındırıcı şampuan kullanıyorum. Zaten saçlarımı haftada en fazla 3 kez yıkıyorum. Her gün saç yıkamanın sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla da şampuanlar bitmiyor!  Urban Care Argan Oil Serum ise çok çok az kaldı ama ne bereketli ürünmüş arkadaş, her banyo sonrası kullanmama rağmen 1 seneyi gördü neredeyse! 


Parfümlerden ise hedeflediğim 3 şişenin ikisini bitirdim! Çok özlüyorum ikisini de ühühühü... Calvin Klein'ı bitirmeye kıyamıyorum. Şimdi elimdeki bir diğer Yves Rocher parfümünü bitirmeyi hedefliyorum.


Bu son fotoğrafa gülerim işte, iddiaya bak! Yalnızca maskaralar ve göz kalemleri bitti. Hoş, Makeup Store farda çukur oluştu, eyelinerlarda da öyle ama kalanlarda hiiç aşama kaydedemedim. Daha da böyle maceraya atılmam. Moralim çöküyor. 


Özetle, 76 üründen 33'ünü bitirerek yarıya bile ulaşamadığım için kendimi tebrik ediyor, bir daha boyundan büyük işlere girişmezsin olur biter diyorum :)







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.