Featured Slider

Vichy Slow Age (Fluid) Probiyotik Türevi İçeren Gündüz Bakım Kremi SPF 25 (Normal/Karma Cilt Tipleri İçin)


21 Mayıs 2018 Pazartesi

Geçen hafta, Mart sonunda sevgili Vichy Türkiye ailesinden gelen güzel paketten Vichy Mineral 89'u yazmıştım (TIKTIK). Bu yazımda ise, geçen sene piyasaya sürmüş oldukları Slow Age Probiyotik Türevi İçeren Gündüz Bakım Kremi'nden bahsedeceğim.


Açıkçası, içeriği (daha doğrusu aktif maddeleri) ve vaatleri nedeniyle geçen yaz en çok merak ettiğim ürünlerden biriydi Vichy Slow Age. Fakat elimde o kadar çok nemlendirici vardı ki (benim vaktiyle almış olduklarımın üzerine gelen PR gönderileri), bir kısmını eritip öyle alayım diye bekleye bekleye denemek ancak bu zamana kaldı. 


Vichy Slow Age Probiyotik Türevi İçeren Gündüz Bakım Kremi, Probiyotik Türevi Bifidus, Antioksidan ekstresi Baicalin bitki kökü, UV Filtreleri ve Vichy Termal Suyu ile oldukça iddialı içeriğe sahip bir krem. Bendeki versiyonu normal/karma cilt tipleri için olan, pompalı 50 mL cam şişede satılan versiyonu. Bahar-yaz döneminde olduğumuzdan benim normale dönen ama nemsiz cildimde denemeye uygundu; ama, kışın yeteceğini sanmıyorum. Bu kremin bir de kavanozda sunulan, kuru ciltlere yönelik versiyonu bulunuyor. Pompalı şişedeki versiyonu losyon/krem arası bir kıvamda, somon renkli, kıvamı hafif fakat cilt üzerinde gayet nemli bir tabaka bırakan bir ürün. 



Probiyotikler ve fermente ürünler son yılların gözde yaşlanma karşıtı ve antioksidan içerikleri. Vichy de kendi laboratuvarlarında geliştirdiği Probiyotik Türevi Bifidus ve Antioksidan ekstresi Baicalin bitki kökü ile Slow Age kremi cilt yaşlanmasını önleyen ve cildi çevresel etkilere karşı koruyan bir ürün haline getirmiş. Ayrıca, içerdiği UVA ve UVB filtreleriyle cildi fotoyaşlanmaya karşı da -diğer SPF içermeyen kremlere kıyasla- korumaya almış. Hepsinin üstüne bir de cildi rahatlatan Vichy Termal Suyu eklenince oldukça iddialı ve merak uyandıran bir ürün çıkmış ortaya! Probiyotiklerin cilt üzerine etkileri ve Slow Age kremin aktif içerikleriyle ilgili bilgi almak isterseniz, BURAYA ve ŞURAYA tıklayabilirsiniz. 


Peki bu iddialı kremin bendeki etkileri ne oldu? Mart sonundan beri her sabah cilt bakım rutinimin son adımı olarak 2 pompa alıp uyguluyorum bu kremi. Parfümünün biraz daha az olmasını tercih ederdim ama bunun dışında ciltte çok güzel dağılması, anında hafifçe cilt tonunu eşitlemesi ve cilt üzerinde bıraktığı nemli ve aydınlık duruşu çok seviyorum. SPF 25 içermesi de ayrıca içimi rahatlatıyor. 2 aydır kullandığım bu krem bende sivilce, pütür, alerji gibi bir soruna yol açmadı ve cildimin bahar alerjisi nedeniyle hassaslaştığı dönemlerde de rahatça kullandım. Güçlü aktif bileşenlerinin de cildime sağladığı yararları bilmek güzel. Fark ettiğim şu oldu, bu nemlendirici ile birlikte hafif bir BB krem ya da kapatıcılığı az bir fondöten kullanırsam, ekstra bir baz kullanmama gerek kalmıyor. Yani bana göre güzel bir makyaj bazı aynı zamanda. 




50 mL'lik boyutu ve az miktarının tüm yüze yetmesi nedeniyle uzun süre kullanılabileceğini düşündüğüm bu iddialı nemlendiriciyi yetkili eczaneler ile dermokozmetik sitelerinden alabilirsiniz.









MadamLa Göz Çevresi Serumu


18 Mayıs 2018 Cuma

MadamLa'dan size daha önce burada bahsetmiştim (bilmeyenlerin okuması şiddetle tavsiye olunur). Damla ürün gamına sürekli yeni bir şeyler eklediği için denenecek ürünler de bitmiyor (mesela bundan sonraki yazı da kaş-kirpik serumu üzerine olacak). Yalnız bu seferki ürünü bana kendisi hediye etmişti; ben de 2 ay boyunca bu güzel ürünü kullandım ve yorumlarımı sizlerle paylaşma vaktim de geldi!


MadamLa Organik Göz Çevresi Serumu, 10 mL'lik, roll-on uçlu cam bir şişede satılıyor. İçinde hem göz altı morluklarına, hem de kaz ayaklarına şifa olsun diye at kestanesi yağı, üzüm çekirdeği yağı, kuşburnu, mavi anemon çiçeği yağı, tatlı badem yağı, buğday yağı, avakado yağı ve E-vitamini bulunuyor ❤

Genelde bu tür bitkisel ürünlerin kokusu ağır olur; ama bu serumun tam tersine müthiş bir kokusu var, bayılıyorum. Üstelik kıvamı da çok hafif. Hemen emiliyor ve göz çevresinde ağır bir tabaka bırakmıyor.


Ben 2 ay boyunca her sabah ve her akşam göz çevreme dairesel hareketlerle uyguladım. Roll-on ucu sayesinde ürün ziyan etmeden, hem de göz çevreme bir nevi masaj yaparak uygulamış oldum. Ürün bu şekilde tam 2 ayda bitti. Bu süre boyunca hiçbir şekilde yağ bezesi ya da göz çevresinde pütürlenme gibi bir sıkıntıyla karşılaşmadım. 

Göz çevremin elastikiyetini arttırdığını ve yeni çizgilerin oluşmasını engellediğini düşünüyorum kesinlikle. Üzerine uyguladığım göz çevresi kreminin performansını da arttırdı. Göz çevreniz benim kadar kuru değilse, tek başına bile çok rahatlıkla kullanabilirsiniz. Hatta 20'li yaşlarınızdaysanız, bence bol kimyasallı ürünler yerine, bu tür doğal/organik kozmetikleri tercih etmeniz çok daha mantıklı olacaktır. 

Damla'ya bu güzel ürünü deneme fırsatı verdiği için yeniden çok teşekkür ediyorum! Siz de güzel ürünlerinden almak isterseniz, kendisine @ma_damla instagram adresinden ulaşabilirsiniz!







Shiseido Waso Boost & Smooth Set (Normal ve Kuru Ciltler İçin)


17 Mayıs 2018 Perşembe

Elimdeki mevcut ten rengime (bronzlaşmamış) uygun, bahar-yaz dönemi için hafif bir ten ürünü arayışındayken, daha önce methini duyduğum ve mağazada denediğimde duruşu oldukça hoşuma giden Shiseido Waso Color Smart Day Moisturizer SPF 30'u almaya karar vermiştim. Boyner'de, Shiseido Waso Soft+Cushy Polisher'ın 30 mL'lik deneme boyunu da içeren Shiseido Waso Boost&Smooth Seti tek nemlendirici fiyatına görünce de alıverdim. 




Waso Color Smart Day Moisturizer SPF30 50 mL'lik tüp ambalajda sunulan bir bakım kremi/renkli nemlendirici. Bendeki normal ve kuru ciltler için olan versiyonu.  İçindeki havuç hücreleri cilt rengini düzenlerken, krem cilde gün boyu tazelik ve nem vermeyi hedefliyor. Tek rengi bulunan ütün zaten beyaz renkte ve vücut ısınızla cilt tonuna adapte oluyor. SPF 30 ile UV ışınlarına karşı cildi korumak ve gözenek görünümünü azaltmak da iddiaları arasında. 



Ben fındık büyüklüğündeki kremi her zaman ellerimle yüzüme uyguladım. Zaten fırça ile uygulandığında o renk değişimini yakalayamıyorsunuz. İlk anda cildi güzel nemlendiriyor ve aydınlatıyor; cilt tonunu oldukça doğal biçimde eşitleyip bir miktar gözenek görünümünü de azaltıyor. Ben az kapatıcılık istediğim için üzerine başka bir ten ürünü geçmedim; ama, siz daha fazla kapatıcılık için bu ürünü makyaj bazı gibi de kullanabilirsiniz. 




Cildimin bahar alerjisi nedeniyle hassaslaştığı ve aşırı nemsizleştiği dönemde cildimde pek iyi durmadığını söyleyebilirim. Bunun dışındaki zamanlarda görünümünü severek kullanıyordum; ta ki önce çenemde, daha sonra da yanağımda çıban tarzındaki kocaman sivilcelere neden olduğunu anlayana kadar... içindeki hangi maddeye hassasiyetim var bilemiyorum; ama, 1 ay civarında kullanıp her hafta yeni bir sivilceyle muhatap olduktan sonra kendisine veda ettim ve o günden beri de yeni bir tek sivilcem çıkmadı. İçeriğine karşı hassasiyetiniz yoksa, severek kullanabilirsiniz diye düşünüyorum.



Waso Soft+Cushy Polisher ise 30 mL'lik tüp ambalajda gelen iddialı bir krem peeling. Soya içeriğine sahip bu peeling, tofuya benzer nazik dokusu ile cildi temizleme ve ipeksi, pürüzsüz bir hisse kavuşturma vaadinde. Donuk, lekeli, yorgun ciltler için olan bu peeling, taze, pürüzsüz ve berrak bir cilt ortaya çıkarmayı hedefliyor. 




Ben de bu peelingi 1 ay boyunca her hafta kullandım. Öncelikle, içindeki tanecikler oldukça minik olmasına rağmen, cilde uygulandığında erimedi ve bana oldukça sert geldi. Ayrıca, cildimi temizlediğimde, normal bir peelingin yaptığından daha farklı bir etkiyle de karşılaşmadım. Mesela elimdeki NYX Sea Salt Scrub ile cildimi arındırdığımda hissettiğim o aşırı pürüzsüz ve tertemiz cilt hissini alamadım.  Cildimde bir sıkıntı yaratmasa da, hassas ciltler için pek uygun olduğunu ve fiyatını hak ettiğini pek düşünmüyorum.




Waso serisi "doğal ve temiz içerik" iddiasıyla piyasaya sürüldüyse de, içerik listelerine baktığınız zaman bu iddianın yalnızca slogan ve ambalajdan ibaret olduğunu anlayabilirsiniz. Aslında bu pek çok kozmetik markası için geçerli. Bu nedenle içerik okumanın, hangi içeriğin ne yaptığını bilmenin çok önemli olduğunu ben son 5 senedir dilim döndüğünce yazmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi ben dahil çoğumuz dönem dönem "fazlaca konuşulan" ürünlere kendimizi kaptırıyoruz. Halbuki içerik listesine göz atarak o ürünün aslında ne yapabileceğini ya da yapamayacağını kestirmek mümkün. Tabii yine tercih sizin; ama ben bir kez daha hem size, hem de bir daha bir sürü para verip sonra kullanamayacağım bir ürünü almamak adına kendime hatırlatmış olayım dedim :)


Shiseido Waso Boost&Smooth Seti Makyaj Trendi'nden ya da Boyner, Sevil gibi Shiseido ürünlerini satan kozmetik mağazalarından 239 TL'ye alabilirsiniz (Not:2,5 ay önce aldığımda 219 TL idi).









#KısaKısa: Bobbi Brown Remedies Moisture Rescue Kit


16 Mayıs 2018 Çarşamba

Bu minnoşları taaa yazın başında almıştım. Sürekli iş seyahatiyle geçen korkunç yaz döneminde bakım çantamdaydılar hep ve cidden çok işime yaradılar 🌟



Bobbi Brown Remedies Moisture Rescue Kit’in içindekilere #kısakısa göz atalım mı?

✨  No91 Skin Reviver: İlk adım olarak bu tonik benzeri ürünü kullanıyoruz. Ben avucuma bir pipet alıp yüzüme tampon hareketlerle yedirmeyi tercih ettim. Cildi diğer adımlara hazırlayan ve canlandıran güzel bir tonikti.


No86 Skin Moisture Solution: Şeffaf ve kıvamlı bir sıvı olan bu solüsyonu da yine 1-2 pipet avucuma alarak, ikinci adım olarak yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Cildin nem seviyesini arttıran güzel bir serumdu. Üstelik sade ama gliserin, maya ekstresi ve sodyum hyaluronat içeriğiyle de gönlümü fethetti!


No93 Skin Fortifier: Üçüncü adım olarak ise çeşitli yağlardan oluşan Skin Fortifier’ı uyguladım. Gerçekten cildime hem nem, hem ışıltı verdi. Bu üçlüden en sevdiğim oldu diyebilirim!


Bobbi Brown'ın bu minik setini ara ara bütün yaz ve sonbahar boyunca seyahatlerimde kullandım. Üst üste 1 hafta kullandığım da oldu. Minik göründüklerine bakmayın, ara vermeden kullanımda sizi 1 aya yakın idare edecektir 🤗 ben set halinde online mağazasından almıştım. Ancak şu an yalnızca Brightener olan seti görebiliyorum. Yine de dönem dönem kontrole edebilirsiniz. Aklınızda olsun ❤️







Pembe Dünyam 4 Yaşında Bölüm-1: Konya ve Etkinlik


15 Mayıs 2018 Salı

Geçen Cumartesi günü çok sevgili Ümran'ın (Pembe Dünyam) daveti ile hem blogunun 4. yaşını hem de anneler gününü kutlamak üzere Konya'ya gittim. Kendisine bir kez daha güzel daveti için çok çok teşekkür ediyorum! Bu yazımda biraz Konya'dan, biraz etkinlikten bahsedeceğim. İkinci yazım ise, sponsorların bizler için seçmiş olduğu ürünlere ait olacak. 

Ankara'dan Konya'ya gitmenin en rahat ve ucuz yolu hızlı trenmiş kesinlikle. 1 saat 50 dakikada hiç sarsıntısız (eyeliner çekebildim trende, o kadar sarsıntısız), müthiş konforlu bir şekilde Konya'ya ulaştık. İkramları gayet güzeldi. Multimedya seçeneği ile sıkılmadan da seyahat ediyorsunuz. Gerçekten arabayla gitmeye hiç gerek olmadığını düşünüyorum, bayıldık! Konya'ya etkinlik saatinden 1,5 saat önce vardığımız için fazlaca gezmeye vaktimiz olmadı; ama, tabii ki Mevlana Müzesini atlayamazdık. Müzeyi ve etrafını gezdikten sonra Hacı Şükrü'de de nefis tandırımızı yedik (Allahım Türk yemekleri neden bu kadar güzel ve kalorili?!).




Etkinliğe tam saatinde yetiştiğimde havalı moda bloggerlarımız kombin çekimlerine başlamışlardı bile. Ümran o gün hepimizin kırmızı bir parça taşımasını rica ettiğinden, ben de geçen sene @nisantasibutikizmir den almış olduğum karpuzlu tshirt ve kırmızı pantolon takımımı giymiştim. Gittiğimde Ümran'ın üstünde de Madame Moss'tan seçtiği kırmızı pantolon ve yeşil bluzu vardı. İkimiz de bu karpuz uyumuna bayıldık ve Nilgün'e boool bol fotoğraf çektirdik (ve evet hemen hepsini de burada paylaşacağım :))) )! Tüm fotoğraflar için kendisine teşekkür ediyorum!

Tshirt ve pantolon: Nişantaşı Butik İzmir
Fular: LCW
Sneakerlar: Desa

 


Evet, Ümran zayıf, uzun ve bunların doğal sonucu olarak gıcık bir insan :)))
Gün ışığından yararlanıp kombin çekimlerimizi yaptıktan sonra Konya Anemon Otel'in Ikon salonuna geçtik. Otelin lobisinden ve bahçesinden ayrılasım da gelmedi aslında. Bahçesi havadar ve yemyeşil. Lobisi ise oldukça aydınlık, şık ve konforlu. Bir de, otele check-in yaptırdığınız saatte check-out yaptırabiliyormuşsunuz. Yani "odanızı 15:00'te teslim ederiz, ama siz çıkarken 10:00'da çıkmak zorundasınız" sevimsizliği Anemon'da geçerli değilmiş. Ne güzel, değil mi? Türkiye'nin pek çok şehrinde de bulunan otel, bundan sonraki yurt içi seyahatlerimde konaklama ararken ilk baktığım yer olacak. 

Foto: @little_butterfly_blog

Sevgili İlknur ile (@sihirlimavi)




Ikon salonu ise küçük ama hoş bir salondu. 10 kişilik bir ekip için oldukça yeterliydi. Ümran salonu güzel düzenlemişti ve bize de sürpriz yaparak Konya'nın meşhur etli ekmeğini ikram etti! Salon Düş Organizasyon tarafından süslenmişti ve Tuğçe Hanım hepimize de isimlikler, minnoş birer kurabiye, ve hediyelikler hazırlamıştı. Logo, tasarım, ve süslemeleri çok hoş bulduğumu söylemeliyim. 



Üstü kozmetiklerle süslü pembiş pastamız ise Eymen Butik Pasta'nın ellerinden çıkmıştı. Pastanın görünüşü kadar, tadı da harikaydı. Hafif limon aromasını da aldığımız beyaz keki ve çikolata parçalı kreması oldukça hafifti. Ben tüm yediklerimin üstüne koca bir dilim pastayı da götürdüm (ki fotoğraflarda da yediğimi saklamadığımı fark etmişsinizdir!).

Foto: @nilgun_ozen_aydin

Foto: Ben :)

Uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla bir araya gelmek, yazıştığım ama bir türlü karşılaşma fırsatı bulamadıklarımla buluşmak oldukça keyifliydi benim için. Hepimizin neşesi de fotoğraflara yansımıştır diye düşünüyorum. Bir sonraki yazım etkinliğin ürün sponsorları ile ilgili olacak. Tüm ürünlerden de kısa kısa bahsetmeyi planlıyorum. 


Etkinlikle ilgili benim ve diğer arkadaşlarımın tüm paylaşımlarına #iyikiannemecekmisim ve #pembedunyam4yasinda hashtaglerinden ulaşabilirsiniz. 

Bir sonraki yazıya kadar hoşçakalın!









© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.