Featured Slider

Basın Bülteni: Darphin L’Institut Facial Sonic Cleansing and Massaging Expert


2 Mayıs 2016 Pazartesi

Daha genç görünen ve dinç bir cilt için, Darphin Enstitüsü'nden 2 dakikalık bir sır...



Darphin’in 1958’den Başlayan Sonic Hikayesi 


1958’de Parisli kinezyoterapist Pierre Darphin güzellik enstitüsünü kurduğunda kadınların cilt bakımı ritüellerine yeni bir bakış açısı getirdi. İleri görüşlü Darphin, yenilikçi bakım ritüellerini öncü cihazlarla destekledi.  

Darphin, kasları harekete geçirenKine-Sonde” sonic masaj tekniği ve yüz jimnastiğinin öncüsüydü. Darphin Paris Institute şehrin en kıskanılan güzellik sırrına sahipti.  

Derinlemesine temizlenmiş ve yenilenmiş cildin konforunu artık evinizde de yaşayabilirsiniz. Paris’te bulunan L’Institut Darphin dokunuşlarından esinlenilerek tasarlanan taşınabilir L’Institut Facial Sonic Cleansing and Massaging Expert; temizleme ve masaj felsefesine yoğunlaşarak 2 dakikalık şımartan bakımı ile şimdi eczanelerde... 

Facial Sonic Cleansing & Massaging Expert iki aşamalı çalışır:

1- Sonic Cleansing Expert: Cilt hassasiyetini artıran ve olgunlaşma belirtilerini hızlandıran ölü deriyi, makyaj kalıntılarını ve kiri arındırarak detoks etkisi yaratır. Gözenekleri sıkılaştırır; daha temiz bir görünüm için cildi fazla sebumdan arındırır. Cilt derinlemesine temizlenir ve bakıma hazırlanır.

Sonic temizleme başlığı özgün bir mekanizmaya sahiptir: Üzerinde bulunan kıllar saniyede 100 sonic titreşim hareketi ile oval düzende döner ve derinlemesine temizlik sağlar. Fırçaların arasında bulunan 6 adet yeşil yuvarlak çıkıntı L’Institut Darphin’deki “sihirli parmakların” dokunuşlarını temsil etmek üzere uygun titreşime ayarlanmıştır.

2- Sonic Massaging Expert: Cilt katmanlarına masaj yaparak mikrosirkülasyonu destekler. Temizleme sonrası favori nemlendirici ürünleriniz ile kullanıma uygundur. Cilt daha nemli, dolgun, yumuşak ve aydınlık görünür.

Nazik masaj başlığı yıldız şeklindeki tasarımıyla yüzün doğal kas hareketlerine uygundur. Cildi ferahlatır ve yatıştırır, yüz kaslarını rahatlatır ve çizgileri yumuşatır. Nemlendirici krem ile uygulandığında nemlendirme ve onarma etkisini artırır.

Cleansing Expert /Temizleme: z makyajı temizlendikten sonra cilt tipinize uygun Darphin temizleyicisini direk olarak ıslak cilde veya ıslak temizleme başlığına uygulayın. Her iki başlık için de önerilen kullanım süresi 1’er dakikadır.

Massaging Expert /Masaj: Cihazı açık konuma getirmeden önce nemlendiriciyi yüz, boyun ve dekolteye; inci büyüklüğünde bir miktar kremi de Sonic Massaging Expert masaj başlığına uygulayın.

Tavsiye edilen perakande satış fiyatı: 499 TL







#BenimZamanım Philips Lumea Prestige SC2007/00 -İlk İzlenim!


30 Nisan 2016 Cumartesi

İlk kez 2 hafta önce kullanmaya başladığım ve bu hafta içi de ikinci kullanımımı gerçekleştirdiğim Philips Lumea IPL teknolojisiyle evde epilasyon aletiyle ilgili ilk izlenimlerimi size aktarma zamanım geldi diye düşünüyorum.

Öncelikle Lumea'nın nasıl kullanıldığını Instagram'daki videomda kısaca anlattım, oradan izleyebilirsiniz:TIKTIK!

İlk kez kullanımdan önce, Lumea'nın ışık ayarını bulmak için, teninizin bir bölümünde farklı ışın seçenekleriyle atış yapıp 24 saat bekleyerek kızarma olup olmadığını test etmeniz öneriliyor. Bu şekilde kendi ayarınızı bulabiliyorsunuz.

Lumea'yı kullanmadan önce, kullanacağınız bölgedeki tüyleri jiletlemeniz ya da makasla iyice kısaltmanız gerekiyor ki ışınlar tüy köklerini iyice görebilsin. Ağda da yapabilirsiniz; ama,ağda yaparsanız, uygulama için 24 saat beklemeniz öneriliyor. 

Daha sonra, cihazı sizin için uygun ayara getirip atış yapmaya başlıyorsunuz. Tüm bölgeyi cihazla tarayıp atışları yaptıktan sonra işlem tamamlanmış oluyor. Ben bacaklarımda, koltuk altımda ve bikini bölgesinde kullanmaya başladım. Güneşli bir mevsime denk geldiği için, iyi koruyamadığım bir durumda leke oluşma ihtimalini es geçemeyerek, yüzüm ve kollarımı sonbahara bıraktım. Dizle birlikte alt bacaklarım toplamda 15 dakikada, koltuk altlarım toplamda 2 dakikada ve bikini bölgesi ise 5 dakikada tamamlandı. Koltuk altı ve bikini bölgesi için ayarı 4'te tutarken, bacaklarımda ilk uygulamada 4'ü, ikinci uygulamada ise 5'i tercih ettim. Kesinlikle acı ya da yanma hissetmedim; ama, bikini bölgesinde "ufak ısırma" diye tabir edebileceğim, önemsiz bir hissiyat oluştu. 


İlk uygulamadan iki hafta sonra bacak ve koltuk altında tüylerin çıkışında önemli bir değişiklik gözlemlemedim açıkçası. Belki çok az bir miktar geç çıkmış olabilir. Fakat ilginç biçimde, bikini bölgesinde beklediğimden çok daha az tüy çıkmıştı. Bakalım, bu yazıdan iki hafta sonra nasıl bir gelişme göreceğim?

Cihazla ilgili bana yazılan yorumlarda genel şikayet cihazın şarjının çok az dayanması ile ilgiliydi. Aslında katılıyorum. Şöyle ki, kullanmadan önce önerildiği gibi tam şarj etmeme karşın, toplamda bir kez alt bacak (her ikisi birden), iki kez koltuk altı ve iki kez bikini bölgesi uygulaması yapabildim. Yani, komple vücut uygulaması yapmak istesem, her seferinde cihazı yeniden şarj etmem gerekeceği kesin. Neyse ki, 1 saat 40 dakika gibi kısa bir sürede tamamen şarj olabiliyor. 


İlk izlenim olarak, evde TV seyrederken kısacık bir sürede epilasyon yapabilmek bana çok iyi geldi açıkçası. Üstelik, bacak ve kol altında çok gözlemleyemesem de, bikini bölgesinde tüylerin çıkışının gecikmesi de oldukça umut vaadedici oldu. Umarım devamı gelir! 

Deneyimlerimi sizinle buradan ve Instagram'dan paylaşmaya devam edeceğim. Bu arada siz de, Tavsiye Kanalı'nda başlayan yarışmaya bir göz atabilirsiniz!


Mutlu haftasonları!







Bioderma Hydrabio Eau de Soin Moisturising Anti-UV Mist (SPF 30) // Güneş Koruma Faktörlü (SPF 30) Nemlendirici Su


29 Nisan 2016 Cuma

Termal suları çok seviyor ve günlük cilt bakım rutinimde sık sık kullanıyorken, Bioderma'dan, termal sudan da öte, çok farklı bir ürün geldi geçtiğimiz hafta. Nemlendirici su olarak geçen Bioderma Hydrabio Eau de Soin Moisturising Anti-UV Mist (SPF 30), ilk bakışta oldukça sade duran, ama, aslında çok fazla işlevi olan ufak bir mucize bana göre!


Bioderma Hydrabio Eau de Soin nemlendirici suyun 4 farklı kullanım alanı var: cilde nem sağlama, güneşe karşı koruma, yaşlanma karşıtı bakım yapma ve makyaj sabitleme! İçerdiği patentli Aquagenium kompleks sayesinde cildi nemli tutmayı hedeflerken, Octocyrlene filtresi ile cildi güneş ışınlarına karşı koruyor. İçeriğindeki elma çekirdeği ekstresi ve Vitamin PP'yi birleştirerek ciltteki su sirkülasyonunu arttırıyorAyrıca, Cellular Bioprotection patenti ile ilk yaşlanma belirtilerine karşı cildin doğal savunma mekanizmasını harekete geçiriyor.  Ayrıca, makyaj sabitlemek için de kullanılabileceği belirtilmiş. Bu nemlendirici su, "ilk UV filtresi içeren mist" olarak geçiyor. 


Elime ulaştığından beri oldukça severek kullanıyorum kendisini. Şişeyi iyice çalkalayıp (bu adım önemli), yaklaşık 20 cm uzaklıktan yanaklarıma, alnıma ve çeneme birer fıs olmak üzere 4 uygulama yapıyorum. Kendi kendine kurumasını bekliyor, ellerimle dokunmuyorum. Uygulamayı güneşe çıkmadan yaklaşık 30 dakika önce yapıyorum ki, güneş koruma faktörü de etkisini gösterebilsin ve yüzüme sıktığım su partikülleri emilerek güneşte lekelenmeye sebebiyet vermesin.


Yüzüme sıkar sıkmaz cildim anında daha nemli ve canlı görünüyor zaten. Bu anlamda işini yapıyor. Güneş koruma etkisini test edemesem de, gün içinde fondötenin üstünden güneş koruyucu süremediğim için, benim resmen kurtarıcım oldu bu ürün! Üstelik PA++ olarak da belirltilmiş ileri güneş koruma faktörü mevcut. Hem kuru cildimi gün içinde neme doyuruyor, hem de makyaj üstünden güneş koruması sağlıyor! Üstelik, bu ürünü uyguladığım günler eve döndüğümde makyajımın hiç bozulmadan yerinde durduğunu fark ettim. Havanın kapalı ve yağmurlu olduğu ve dolayısıyla uygulamayı unuttuğum bir gün eve geldiğimde makyajımın önceki günlere göre daha silik olduğunu fark edip, yarattığı etkiyi daha iyi anlayabilmiş oldum. Dolayısıyla, bu güneş karşıtı ve makyaj sabitleyici nemlendirici suya olan sevgim kat kat arttı!

Ürünle ilgili tek sıkıntım, püskürtme mekanizmasıyla ilgili. Termal su olmadığı ve içinde kimyasallar bulunduğu için sprey başlığından daha zor çıkıyor sanırım ve yüzümde termal sular kadar homojen dağılmıyor. Sprey başlığını uzun süre basılı tutup yüzdeki dağılımını iyice hissetmeniz gerekiyor. Bu anlamda kullanımını bir miktar zor bulmuş olsam da, etkisi nedeniyle görmezden geliyor; ama, daha sonraki üretimlerinde mekanizmanın biraz daha düzenlenmesini umut ediyorum. 


Şu an online olarak satışını göremesem de yakında dermokozmetik sitelere geleceğini sanıyorum; kesinlikle aklınızda bulunsun! Hatta umarım bu küçük boyları da satışta olur da çantamda rahat rahat taşırım. Bu güzel ürünle beni tanıştırdıkları için Bioderma Türkiye'ye çok teşekkür ediyorum!

Edit: Firmadan, sprey başlığının tıkanması ile ilgili bilgi geldi; ilgilenenler için buraya ekliyorum. Diyorlar ki:

"Ozona zararlı bir gaz olmaması nedeniyle spreyin tıkanması çok doğal. Pompasını çıkarıp sudan geçirmek ve hafifçe üflemek sorunu çözecektir."

Ben denedim ve işe yaradı, aklınızda olsun!

Ayrıca, bugünden itibaren satışına başlanmış, keyifli alışverişler!!!


M U T L U * C U M A L A R*







Casuelle Uncover Me Far Paleti


28 Nisan 2016 Perşembe

Bugün çok ama çok uygun fiyatlı bir far paletiyle karşınızdayım. Gratis'lerde satılan Casuelle marka bu far paleti 5 TL gibi inanılmaz bir fiyata, ve fiyatına kıyasla oldukça iyi bir performansa sahip.


Paleti ilk gördüğümde yalnızca iki rengi ilgimi çekti; hangi renkler olduğunu tahmin etmek zor değildir sanırım: soldan ikinci ve beşinci renkler! Parmağımla denediğimde ne kadar yoğun renk verdiklerine inanamadım ve "5 TL'ye bu iki renk bile alınır" diyerek attım sepete. 


Casuelle Uncover Me palet 6 sedefli renkten oluşuyor. Metalik ve çiçek desenli ambalajı ve iç kapağında bulunan aynasıyla palet oldukça şık bana göre. Paletteki renkler ilk bakışta birbirleriyle çok uyumlu durmasa da, bazı makyajlarımda, aşağıda görebileceğiniz gibi, belli renkleri kombinlemeyi başardım.

Farların hepsi renklerini iyi verse de, almama neden olan mürdüm-kahve ve bakır rengi far diğerlerinden çok daha iyi pigmentasyona sahip. Bazsız hiç denemediğim için kalıcılığını bilemiyorum; ama, far bazıyla solmadan bütün gün göz kapağımda duruyor renkler. Bu paletin tahmin edebileceğiniz gibi tozutma ve dökülme sorunu var ve renkleri göz kapağına uygulayıp fırçayla hafifçe bile karıştırsanız renkler anında silikleşiyor. Bu yüzden, rengi tam almak istediğimde, en son tamponlayarak yeniden üstünden geçiyorum. Tozutma ve uygularken dökülme sorununu da, ten makyajımı daha sonra yaparak sorun olmaktan çıkarıyorum.


Palette en çok sedefli mürdüm-kahve rengini ve sedefli bakır tonunu sevmiş olsam da, en sondaki leylak rengi de tek başına göz kapağında bir harika duruyor. Ayrıca, ilginç biçimde, cam göbeği olan renk de mürdüm-kahve ile gayet güzel kombinleniyor. Elimin gitmediği iki renk en baştaki pembe ve üçüncü sıradaki açık mor. Mor olanı belki alt kirpik dibimde kullanabilirim yazın; fakat, pembe muhtemelen dokunulmadan yerinde duracak. 

Üst sıra: Göz kapağında cam göbeği, gölge ve alt kirpik dibi mürdüm-kahve
Alt sıra: yalnızca mürdüm-kahve

Yalnızca mürdüm-kahve

Göz kapağında bakır tonu, gölge mürdüm-kahve

Yalnızca mürdüm-kahve

Üst sıra: Göz kapağında bakır tonu, gölge mürdüm-kahve
Alt sıra: Göz kapağında leylak tonu

Göz kapağında leylak tonu

Çok uygun fiyatlı ve bana göre iş gören bir palet arıyorsanız, aklınızda olsun diyorum. Gratis mağazalarından alabilirsiniz.







MAC Velvetease Lip Pencil -Aim to Please


27 Nisan 2016 Çarşamba

MAC sürekli yeniliklerle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Bir süre önce de Velvetease kalem rujlarını piyasaya sürdü. Mat-balm tarzındaki bu rujların Aim to Please rengini gördüğüm an alacağımı biliyordum! Nitekim, MAC Online'dan, ücretsiz kargo ve 6 mL'lik Strobe Cream hediyesiyle birlikte bu ay başında sipariş verdim.


Velvetease rujlar "lip pencil" olarak geçse ve kalem formunda olsa da, dudak kalemi değil de, ruj diyebileceğimiz ürünler. Asansörlü olmaları kalemtraşla açma sıkıntısını ortadan kaldırıyor. Yapıları mat, fakat balm gibi kolayca uygulanıyor; dudakta adeta kayıyor. Rujun kalıcılığı ortalama, dudağa yapışıp kalmıyor; ama, hemen silinmiyor da. Dudakları fazla kurutmadığını söyleyebilirim; ama yine de çok konforlu hissetmiyorum.


Aim to Please rengi ise MAC'in kendi sitesinde "kirli leylak kahve" olarak tanımlanmış. Bana kalırsa, daha kızıla çalan bir tonu var; ama kesinlikle "kirli" bir renk ve ben bu tonları çok seviyorum. Makyaj yapmadan da yüzü canlandıran ve dudakları belirginleştiren renklerden. Zamanlama hatası yapıp Nisan başında almamış olsaydım, kesinlikle her gün kullanacağım bir ruj olurdu... artık sonbaharı bekleyecek, çünkü elim bu aralar bu tür küllü renklere pek gitmiyor. 


Velvetease Lip Pencil kalem rujların toplam 12 rengi var ve satış fiyatı 65 TL (TIKTIK). Ama bana kalırsa, daha uygun fiyatlı muadillerini almak daha mantıklı bir hareket olur derim... 

Aralarından sizin favoriniz var mı peki?









NYX Conceal.Correct.Contour Palet -Light/Clair


26 Nisan 2016 Salı

Bu hafta itibariyle stoklarının yenilenmesini heyecanla beklediğimiz NYX markasından yazmak istediğim ikinci ürün, paketten çıktığında beni çok heyecanlandıran NYX Conceal.Correct.Contour Palet!


Renk düzeltmek, kusurları kapatmak ve kontür yapmak için 6 krem formda üründen oluşan bu palet Light, Medium, Dark olmak üzere 3 farklı renk seçeneğine sahip. Benim elimdeki, ten rengimle uyumlu olan Light rengi. 


Ürünlerin, krem formda olmalarına karşın, biraz sert yapıda olduklarını söylemeliyim. Bu bazı uygulamalarda -örneğin kontür yapmak için- avantaj olsa da, bazı uygulamalar için -örneğin göz altını kapatırken- dezavantaja dönüşebiliyor. Bu yüzden de, farklı bölgeler için, farklı uygulama önerilerimi de bu yazıda sizinle paylaşmak istiyorum. 


Ürünlerin kalıcılıkları 4-5 saat civarında, biraz pudra takviyesi ile günü kurtarıyor. Renkler birbirine güzel karışıyor. Biraz yoğun yapıda olduklarından yüzdeki kuru bölgeleri vurgulama potansiyeli mevcut. Dolayısıyla, karma ciltliler de aslında parlama/yağlanma sıkıntısı olmadan bu krem  ürünü kullanabilirler. Ama, yağlı ciltler için yorum yapamıyorum. 


Aslında bu paletteki tüm renkleri diş fırçası şeklindeki yoğun kıllı, yumuşak bir fırçayla (MAC Oval Brush 6 gibi) rahatça uygulayıp dağıtmak mümkün; ancak, bu tarz bir fırçası olmayanlar için önerilerimi her rengi anlatırken paylaşmayı tercih ettim. 

Paletin en altında bulunan, 1 ile belirttiğim somon ve sarı renkleri göz altımda kullanmayı tercih ediyorum. Sağ taraftaki somon rengini parmaklarımla "corrector" olarak mor bölgelere yedirip üstüne de sol taraftaki, daha sarı tonlu ve aydınlatıcı rengi yine parmaklarımla, ya da Beauty Blender tarzı bir makyaj süngeri ile uyguluyorum. Bu renklerin yapıları göz altı için biraz sert ve kuru. Dolayısıyla, eğer Oval Brush kullanmadıysam, yüzük parmağıma bir damla argan yağı alıp krem ürünle karıştırıyor, ondan sonra uygulama yapıyorum. Yağ ürünün yapısını inceltip göz altına uygun hale getiriyor; ancak, kalıcılığını epey düşürüyor. Kalıcılık sorununu transparan bir pudra ile hafifçe üzerinden geçerek çözmek mümkün. Bu iki ürün üst üste hafif morlukları kapatıp göz çevresini aydınlatmada başarılı. 

Orta sırada 2 ile belirttiğim, sağdaki kahve rengi ürünü, tabii ki kontür yapmak için kullanıyorum. Soğuk tonuyla kontür için biçilmiş kaftan! Kirli görünüm vermeden, gayet doğal bir hat oluşturuyor. Üst üste uygulayarak yoğunluğunu arttırabiliyorsunuz. Beauty Blender tarzı süngerle biraz fazla dağıldığını fark ettim. Bu yüzden yine ya Oval Brush ile, ya da MAC 130 tarzı, krem allık uygulamaya da uygun bir fırça ile dağıtıyorum. Kalıcılığı gayet iyi. 


Sağ üstte 3 ile belirttiğim pembe alt tonlu bej rengi, elmacık kemiklerime, alnıma, burun kemiğimin üstüne, çeneme ve dudak üstüne uygulayarak doğal olarak aydınlık bir görünüm elde ediyorum. Bazen tek başına göz altıma uyguladığım da oluyor. Yine Oval Brush ya da MAC 130 ile uygulama yapmayı tercih ediyorum. 

Sol tarafta bulunan ve 4 ile belirttiğim bej ve daha sarı alt tonlu bej renklerini ise ciltteki kusurları kapatmak için parmaklarımla tampon hareketler yaparak uygulamayı tercih ediyorum. Sivilceleri ve ufak lekeleri güzel nötrlüyor bu tonlar. Kalıcılığını arttırmak için bazen üstünden hafifçe transparan pudra geçiyorum. 

Normalde krem ürünlerle kontür&aydınlatma yaptığım zaman üzerinden transparan pudra ile geçme ihtiyacı hissetsem de, bu ürün yağlı bir görünüme yol açmadığı için, uzun saatler yüzümde kalması gerekmeyen durumlarda pudra ile görünümünü düzenlemeye ihtiyaç duymadım. Verdiği sonucu da son derece doğal ve hoş buldum açıkçası. Ufak boyutu ve ince ambalajı sayesinde makyaj çantamda kolaylıkla taşıyabiliyorum. Krem ürünlerle kontür yapmayı severlerin aklında olsun!  


NOT: Bu hafta NYX avındayım resmen! CEPA stokları yenilenir yenilenmez koşa koşa gidip aklımdaki bir kaç ürünü alacağım. Snapchat ve Instagram'dan haberini veriyor olurum; takip etmeyi unutmayın :)

Snapchat: basak.tarhan
Instagram: @larcencielblog









Zoeva Cocoa Blend Palet


25 Nisan 2016 Pazartesi

Uzun süre arzu nesnem olarak dilek listelerimin en tepelerini süsleyen ve doğum günümde sevgili Seher'in Almanya ziyareti sayesinde kavuştuğum Zoeva Cocoa Blend palet ile huzurlarınızdayım!


Mat ve sedefli 10 renkten oluşan bu paleti ilk gördüğümde sıcacık tonlarına ve özellikle hem üst hem de alt sırada, en ortada bulunan iki renge vurulmuştum. Elime geçtiğinde ise, renklerin tamamının çok özel olduğunu; renklerden de ziyade, paletteki farların yapısının mükemmel olduğunu keşfettim.


İncecik, dore detaylı karton ambalajda sunulan Cocoa Blend paletin ambalajı çok şık, fakat, kapağında bir de aynası olsaymış çok iyi olabilirmiş. Gerçi, paletle ilgili söyleyebileceğim tek olumsuzluk bu olduğu için, es geçebiliriz. İçindeki farların boyutları gayet makul ve buna karşın, ince ambalajı sayesinde rahatlıkla her yere taşınabilen bir ürün olmuş. Üstelik, içinde hem mat hem de sedefli renkler bulunması, mat renklerin bir tanesinin de yeterince koyu olması nedeniyle tam bir göz makyajını tek paletle yapmaya da elverişli. Ayrıca, paletteki tüm renkler birbirleriyle uyumlu, sıcak tonlar. Farların az tozuttuğunu, kalıcılıklarının ortalama olduğunu, çok kolay karıştırılabildiklerini, karıştırıldıklarında renklerinin solmadığını ve mat renklerin dahi pigmentasyonlarının oldukça iyi olduğunu da yazıp renklere geçiyorum...


Bitter Start, mat bir kemik rengi. Ne tam beyaz, ne de bej olan bir tonu var ve tüm göz kapağına astar olarak kullanmak ve kaş altını aydınlatmak için çok uygun.

Sweeter End, benim bayıldığım dore-lila karışımı, duochrome bir renk. Hem göz kapağında, hem de kaş altı-göz pınarı aydınlatmak için kullanıyorum. 

Warm Notes, sıcacık bir sedefli kızılcık/cranberry rengi; oldukça turunu alttonlu ve harika bir yansıması var. Bazen gölge için, bazen de tüm göz kapağımda kullanıyorum. Paleti almama neden renklerden biri. 

Subtle Blend nefis bir bronz. Altın yansımaları çok belirgin ve göz kapağına aktarıldığında, bilektekinden bile daha özel duruyor. Yine gölgelendirme ya da tüm göz kapağına uygulama yapabiliyorum. 

Beans Are White ise oldukça acı ve koyu, mat bir kahve. Gölgeleme için zaten uygun, eyeliner fırçasında alıp kirpik diplerimi de kolayca belirginleştirebiliyor, kuyruklu eyeliner uygulaması yapabiliyorum. Pigmentasyonu harika!


Pure Ganache, resmen cayır cayır yanan bir bakır rengi. Far sedefli değil, bildiğiniz metalik etkiye sahip, öyle mükemmel bir pigmentasyonu var. Kahveli gölgeli makyajlar yaptığımda göz kapağında bir harika duruyor. 

Substitute For Love, mat karamel tonuyla palette en çok kullandığım renk sanırım. Her amaca hizmet edebilir; ama ben,  -bu paletle ya da başka farlarla yaptığım- neredeyse her makyajımdan önce iri bir karıştırma fırçasına (Inglot 6SS) alıp katlanma bölgesine (crease) önce bu rengi uyguluyorum. Üstüne kullandığım her farın rengini ısıtan, harika karışmasını sağlayan, mükemmel bir geçiş rengi!

Freshly Toasted da mat bir kızıl-kahve ve yine her makyajımda, daha yoğun kıllı bir karıştırma fırçasıyla (MAC 217), Substitute For Love'ın üstüne yoğun şekilde geçtiğim diğer far. Tek kelimeyle harika bir ton ve gölgelendirme için de, geçiş rengi olarak da muhteşem!

Infusion, içinde minik altın simleri olan haki tonlu bir kahve-füme. Evet, fark ettiğiniz gibi, tanımlaması zor bir renk. Aynen Beans Are White gibi, hem gölgelendirme için, hem de eyeliner olarak kullanabiliyorum. 

Delicate Acidity ise, paletteki tek soğuk tonlu renk gibi durmasına karşın, tene uygulandığında sıcak, şampanya rengine çalan tonları ortaya çıkan lila-taupe arası farklı bir far. Ben genelde ya tek başına dağıtarak ya da Sweeter End'e gölge olarak kullanıyorum. 


Bu paletle onlarca farklı makyaj yapmak mümkün! Ben de örnek olarak bir kaç tanesini paylaşmak istedim... yazının coşkusundan paleti ne kadar beğendiğim anlaşılıyordur diye düşünüyorum. Tüm makyajlarda tüm göz kapağına astar olarak Bitter Start, katlanma bölgesine ise önce Substitute for Love, sonra da Freshly Toasted uyguladım. Kullanılan diğer farları ise fotoğrafların altında bulabilirsiniz...
Göz Kapağı: Sweeter End, Gölge: Delicate Acidity

Göz kapağı: Pure Ganache, Gölge: Beans Are White, Eyeliner: Infusion

Göz kapağı: Warm Notes, Gölge: Beans Are White & Freshly Toasted, Eyeliner: Beans Are White

Göz Kapağı: Sweeter End

Göz Kapağı: Sweeter End, Gölge: Beans Are White

Göz Kapağı: Sweeter End, Gölge: Warm Notes

Ne yazık ki ülkemizde satılmayan bu paleti Almanya'dan 17,50 Euro'ya sipariş ettim ve bu kadar güzel bir paleti bu kadar uygun fiyata almış olmanın da keyfini sürüyorum :) Türkiye'de de, bazı Instagram satış hesaplarından ulaşabilirsiniz. 

M U T L U * H A F T A L A R *







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
© L'Arc-en-ciel

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.