Ekim 2011 / L'Arc-en-ciel

TIGI Bed Head -Superstar: Saç Spreyi


28 Ekim 2011 Cuma

İnce telli, zor şekil alan ve aldığı şekli saatler içinde kaybedebilen bir saç tipim var. Her gün sabah saç yıkayıp çekillendirme imkanım da ne yazık ki yok! Dolayısıyla, şekil koruyucu ve sabitleyici özelliği olan saç ürünleri benim için hep çok önemli olmuştur.

Annem bu ürünü kuaförümüz Hakan'dan almış (Aqua Kuaför, Yıldız'da, şiddetle öneririm!). TIGI Bed Head serisini Kanada'da iken görmüştüm; ama, alıp kullanma şansım olmamıştı! Keşke deneyip stoklayıp gelseymişim! Ya da, annem daha önce alsaymış da, arkadaşım Z. Amerika'dan dönmeden Amazon'dan kutu kutu isteseymişim.

Neyse, TIGI Bed Head Superstar -Queen for a Day Thickening Spray aslında püskürtülen sıvı jöle kıvamında bir ürün. Yani, yalnızca şekli sabitlemek için değil, şekillendirmek için de kullanılabiliyor. Ben, sabah kalktığımda sönmüş olan buklelerimi canlandırmak için kullandım. Şişeyi hafif çalkalayıp saçıma püskürttüm ve ellerimle şekil verdim... ve sonuç şahane oldu! Saçlarım tüm gün sönmediği gibi, ertesi sabah kalktığımda da gayet iyi durumdaydı. Yeniden bir uygulamayla, daha yeni yıkanmış gibi görünen saçlara kavuşmuş oldum!


TIGI Bed Head ürünlerini yalnızca bizim kuaförde gördüm; güzellik marketlerinde var mıdır, bilmiyorum. Amazon'da fiyatları şöyle; evet, Türkiye'den epey uygun. Ama, buradan alacaksanız bile, verilen paraya değiyor!

Rastlarsanız aklınızda bulunsun...








Saç Modeli: Verev Balıksırtı


25 Ekim 2011 Salı

Geçenlerde bir arkadaşımda gördüm bu modeli, çok hoşuma gitti... Onun saçları uzun olduğundan, kendime uyulayamayacağımı düşünmüştüm. Bir akşam, civciv kendi kendine oyalanırken ve ben de onu izlerken oynamaya başladım saçlarımla ve oldu! Saçlarınız çok formunda değilken günü kesinlikle kurtarabilecek bir model çıktı ortaya...


Saçın tepesinden, iyice yana ayırarak, yalnızca bir tarafı (daha çok saç olan tarafı) balıksırtı örmeye başlıyorsunuz. Ortaya doğru geldiğinizde, diğer taraftan kalın tutamlar ekleyerek, örgünün gidişini diğer tarafa çekiyorsunuz. Ortaya böyle verev giden bir saç modeli çıkıyor. Yapılışı da, eğer balıksırtı örmekte zorlanmıyorsanız, hiç zor değil!


Bir deneyin derim! Kolay gelsin :)







Basit&Ulaşılabilir #2: Watson's Exfoliating Body Wash (Strawberry)


20 Ekim 2011 Perşembe

Duş jelleri benim için olmazsa olmaz kategorisine giren ürünler değil; yani, illa şu marka olsun gibi bir takıntım, vazgeçemediğim bir ürün olmamıştı... şimdiye kadar! 

Watsons'dan aldığım bu çilekli, hafif peeling etkili, fiyatı da çok ama çok uygun olan duş jeline aşık oldum! Çilek reçeli gibi kokuyor, cildinizi yumuşacık yapıyor, kokusu da -bir duş jeli için- kalıcı bence.

Yoğun kokularla sorununuz yoksa, denemenizi öneririm! Çilekten başka 7-8 farklı meyve çeşidi de var...









Nadide


Bu yüzük bana babaannemden yadigar...

Çok süslüydü babaannem. Göğsünden broşu, parmağından yüzüğü eksik olmazdı. Küçükken, gözüm hep bu yüzükteydi. Bayılırdım ona. Kıyafetlerle renk değiştirişine, kocaman oluşuna, ihtişamına... Ametist aşkımı başlatan obje olabilir mi diye düşünüyorum hatta!

Babaannem bize veda ettikten sonra uzun yıllar göremedim o yüzüğü, meğer yengemdeymiş. Geçen sen çıkarıp verdi bana "babaannen sana vasiyet etmişti bunu; ama kısmet bu güneymiş" diye. Nasıl sevindim; 10 yaşındaymışım, ulaşcağım aklımın ucundan geçmeyen bir şeye sahip olmuşum gibi sevindim!

O günden beri, bu ametist taşlı yüzüğü gece, gündüz, abiye kıyafetlerle, spor kıyafetlerle, aklıma ne zaman eserse takıyorum! Bana mutluluk veriyor, enerji veriyor, babaannemi hatırlatıyor...

Oje: Golden Rose No. 186; Açık gri klasik hırka -Batik, beyaz t-shirt -Smart Set, siyah stretch kot pantolon -Colins, kısa topuklu uzun siyah çizme -Kemal Tanca, koyu pembe-siyah renkte poşu ve siyah boncuklu daire şeklinde iri gümüş küpelerle birlikte kombinlenmiştir.








Mini Mini Kozmetikler...


17 Ekim 2011 Pazartesi

Benim çok sevgili bir börülcem var; Fransa'da yaşıyor(du). Türkiye'ye her geldiğinde, bana irili ufaklı bir sürü hediye getirir sağolsun :) Bu sefer, kozmetiğe düştüğümü hissetmiş, alttaki mini mini kozmetikleri getirmiş. Çok eğlendim hepsini açarken ve denerken. Ve hatta, bittiğinde tam boylarını alacaklarımı da belirledim!

Büyütmek için fotoğrafa tıklayın...

H&M'in kozmetik bölümü -bildiğim kadarıyla- henüz Türkiye'de yok. Olduğu zaman, dadanacağım yerlerden biri olacak, orası kesinleşti! Şu manikür setinin güzelliğine bakar mısınız? Minik tül bir çanta içinde tırnak temizleme fırçası, tırnak eti iticisi (kozmetik blogun olsun, terminoloji bilme, rezalet :D), dörtlü sünger törpü ve bir tane de kağıt törpü var. Kırmızı-beyaz renklerde... Hemen dün gece tırnaklarımı şımarttım bu setle! Sonra da Flormar Supermatte M107'imi sürdüm. Muhteşem durdu!

H&M'den devam edeyim; Lip Gloss Rose Toffee! Tadı, kokusu, dokusu muhteşem! (alt sırada, ortada... dudakta uygulanmışı da hemen yanında). Renk, tam dudak rengi! "Nude" parlatıcı... ne zamandır bu rengi arıyordum, ışıl ışıl olanı hediye geldi!! Herhangi bir rujun üstünde de çok güzel duracağını düşünüyorum... Oldukça da kalıcı, yemek yedikten sonra çıkıyor haliyle ama sıvılara, öpücüklere dayanıklı :)

Diğer ürünler Yves Rocher'den. Bu markadan babam sayesinde haberdar olmuştum -evet, çok bakımlıdır! Çok da sevdiğim, fiyatları kalitesine göre çok uygun olan, içerikleri çoğunlukla bitkisel bir ürün yelpazesi var. Rimelleri her zaman başarılıdır. Börülcemin hediye setinden çıkan iki minik rimeli de öyle.

Birincisi, Lash Plumping Mascara 01 Noir (pembe ambalajlı). Gerçekten hacimli, uzun, vurgulu kirpikler çıkarıyor ortaya! Ba-yıl-dım! Bitince kesinlikle büyük boyu alınacak...

Diğeri, Extra-Volume Mascara 01 Noir (siyah ambalajlı). Bu da gayet uzun ve etkili kirpkiler yaratıyor; ama, etkisi bence diğeri gibi değil. Şöyle ifade edeyim; bu rimel gündüz için, yukarıdaki gece!

Yves Rocher Couleurs Nature Plumping Sheer Gloss 01 Framboise, benim hayatta almaya cesaret edemeyeceğim renkte bir parlatıcı. Pespembe. Ama dudakta muhteşem bir renk bırakıyor (sol üstte)! Üstelik, aldığım pek çok parlatıcı rujun aksine, dudaklarımı da hiç kurutmadı, kalıcılığı da oldukça başarılı! Muhtemelen, bitince bunun da tam boyunu almak için Yves Rocher'nin yolunu tutarım...

Son ürünse, Yves Rocher Phyto Activ Anti-Aging şampuan. Boyalı saçlar için. Kokusu çok güzel; saçlarıma yeniden gölge yaptırdığımda bunu kullanmaya başlayacağım. Şimdi ziyan etmeyeyim... ama kokusu o kadar güzel ki, dayanamayabilirim!!!

Börülceme bu güzel hediyeleri için teşekkür ediyor, kocaman öpüyorum!!!








Rengarenk :)


Geçen seneye kadar French ve kırmızıdan başka oje bilmeyen ben, geçen sene bir çamur rengi ile tanıştım... Ondan sonra bana olanlar oldu. Klasik renk skalamı kırdığım gibi, kendimi renk renk, çeşit çeşit ojelere verdim. İşin kötüsü, ucuz da oldukları için, bir seferde üç-beş tane almaktan da çekinmiyor insan. Sonuç, aşağıda :)


Büyütmek için fotoğraflara tıklayın...

İçlerinde en sevdiklerim:

Flormar Supermatte M107: Koyu mercan rengi, lacivert kıyafetleri çok güzel tamamlıyor.
Flormar 377: Nar çiçeği; bütün yaz bu ojeyi sürdüm diyebilirim.
Sally Hansen 660 Pat on the Black: Tam kış rengi, şahane bir koyu mor.
Sally Hansen 360 Plum's the World: Bir klasik, tam koyu gül kurusu, hatta hafiften mürdüm. Her kıyafete gider.
Golden Rose 220: Tam patlıcan moru, hem yaz hem kış rengi!
Golden Rose Matte 10: Metalik lacivert, bayıldım rengine... kışın çok süreceğim. Hayır, muhtemelen süremeyeceğim... Evet, rengi, duruşu harika; ama, tırnaktan çıkarken, altında baz olduğu halde o kadar çok boya bırakıyor ki... :(
Flormar Plus Quartz 064: Sedefli bir açık yeşil. Tam yaz rengiydi, kışın da gece gider. Işıl ışıl...
Sevilla 140: Tam çamur rengi, geçen sene çok sürdüm; ama, biraz yoğunlaşmış gibi... evet, çok yoğunlaşmıştı; Flormar'dan bir seri aldım... yeni bir yazı konusu olacak :)
Golden Rose Fantastic Color 110: Gerçek bej, ya da gerçek "nude". Yıllardır aradığım renkti bu :)
Golden Rose Fantastic Color 186: Grisi önce bana çok mat gelmişti; ama, sonradan, doğru kıyafetle kullanınca bayıldım! Hatta şimdi, simlerle kombinliyorum... yeni yazıda!
Bu arada, sürmesi en başarılı olan ve en çabuk kuruyan ojeler, açık farkla, Sally Hansen olanlar. Fırçasının tasarımı çok güzel, hiç bulaştırmadan en koyu renkler bile çok kolaylıkla sürülebiliyor. Çok takdir ettim!

Sizin favori renkleriniz ve markalarınız neler?







Basit&Ulaşılabilir #1: Dove Intensive Cream


14 Ekim 2011 Cuma

Böyle bir seri yapmaya karar verdim. Her zaman pahalı ürünler en iyi olacak değil ya...

Benim ellerim çok kuru ve krem sürmeyi de hep -ama hep- unutturum. Aslında, unutmaktan da ziyade, bilgisayarda çalışırken yağlı yağlı hissetmekten nefret ettiğim için özellikle de sürmediğim olur. Sonuç: kışın çatlamaya yüz tutan eller!

Geçen kış, bu durumu bir arkadaşımın hediye ettiği Body Shop Hemp Hand Cream kenevirli el kremi ile idare etmiştim. Çok yoğun bir krem, kokusu gerçekten kötü; ama, ellerimi yumuşacık yapmıştı. Tek sorunu, gerçekten çok yağlı olmasıydı.

Bu sene, evdeki el kremim bitince, markette öylesine rastladığım Dove'un Intensive Cream çok çok kuru eller için el kremini aldım. Eve gelip sürdüğümde, o kadar yağsız geldi ki, hiç işe yaramayacağını düşünmüştüm; fena halde yanılmışım!


Yalnızca -gerçekten yalnızca- gece yatarken sürüyorum ve 24 saat ellerim yumuşacık kalıyor. Ankara için inanılmaz bir performans! Hiç yağlı bir his bırakmıyor, hiç krem sürmemişsiniz gibi hissettiriyor. Benim gibi krem sürmeyi unutan ya da yağlı histen hoşlanmadığı için özellikle krem sürmeyen biri için rüya ürün. Üstelik de son derece hesaplı!

Tek kötü yanı, hoş bir kokusu yok... o olabilir. Benim için çok sorun değil.

Öneririm, aklınızda bulunsun...







Minik Bakım Dünyam


7 Ekim 2011 Cuma

Bu yazı Cianan'a gelsin... kendim için de not etmiş olayım.

Bayılırım kozmetiğe, cilt bakım ürünlerine, makyaj malzemelerine... Gençliğimden beri çeşit çeşit ürün denedim; ama, hiçbir zaman, şu son bir senede olduğum kadar istikrarlı olmamıştım (yaşlanıyor olabilir miyim acaba?). Geçen sene sonbaharda Murad ile başlayan maceram aşağıda anlatacağım ürünlerle sekteye uğramadan sürüyor...

1- Sabah Cilt Bakımı



1. Yves Rocher Culture Bio -Wake Up Lotion: Yves Rocher'nin Bio serisini çok seviyorum; içeriği %98 bitkisel ve çok yumuşak ürünler. Bu ürünü, yüzümü yalnızca suyla yıkadıktan sonra cildimi temizlemek için kullanıyorum. Kokusu çok hoş ve güzel temizliyor.
(Bitince yeniden alacağım.)

2. Body Shop Vitamine E Moisture Serum: Serum dünyasıyla tanışmam da Murad sayesinde oldu; ama, ne yazık ki sürekli Murad alabilmem imkansız. Önce Yves Rocher'nin Bio serisi serumunu denemiştim. Güzeldi; ama, bu... Muhteşem! Cildimi kadife gibi yapıyor! Nemlendiricinin altına da sürülebilir; tek başına da. Kesinlikle öneririm!
(Bitince yeniden alacağım.)

3. Murad Essential-C Day Moisture SPF 30 Gündüz Kremi: Bu bence çok çok çok harika bir nemlendirici. Hafif pigmentli, ışığı yansıtıyor ve güzel bir cilt tonu ortaya çıkarıyor. Çok konsantre; bir damlası bütün yüzüme yetiyor. Bittikçe, Amerika'dan gelenlerden isteyeceğim; Türkiye'den alabilmem imkansız...
(Bitince -Amerika'dan gelen birini bulursam- yeniden alacağım.)

4. Body Shop Cocoa Lip Butter: Aslında daha çok gece kullanıyorum; ya da rujun altına. Kokusunu da çok sevdim, dudakları da yumuşacık yapıyor.
(Yeniden de alabilirim; başka ürün de deneyebilirim.)

2- Gece Cilt Bakımı


1. Murad Exfoliating Cleanser -Peeling: Geçen sene aldım; haftada 2 kez kullanıyorum ve ancak bu kadar azaltabildim! Yani, ücret-fayda analizi oldukça başarılı! Yumuşak bir peeling, cildi de yumuşatıyor ve 1 sene kullandıktan sonra diyebilirim ki; yararını da gördüm!
(Getirtebilirsem yurtdışından getirtirim. Getirtemezsem, kıyar paraya alırım!)

2. Biotherm Biosource Eau Auto-Moussant Temizleme Köpüğü: Elif'cim önermişti bana bu ürünü, gerçekten kullanınca aşık oldum. Diğer temizleyiciler gibi cildimi kurutmuyor, yumuşacık ve gerçekten çok iyi temizliyor!
(Bitince yeniden alacağım.)

3. Kayısı Çekirdeği Yağı: Bu yağı gece kremi olarak kullanıyorum. Bu da Ayşegül'ümün önerisi. Yalnız, geçenlerde okuduğum bir öneriden sonra, gece kremi kullanımını hafifletmeye karar verdim. Kayısı çekirdeği yağını suyla karıştırıp spreyli bir şişeye doldurdum. Şimdi gece çalkalayıp pamuğa sıkıyorum, yüzümü onunla siliyorum. Sabaha kadar yumuşacık kalıyor.
(Bitince yeniden alacağım.)
EDIT: Bu yağları da dikkatli kullanmak gerekiyormuş; lütfen okuyun.

4. Body Shop Vitamine E Eye Cream -Göz Çevresi Kremi: Bu krem fena değil; ama, daha önce kullandığım Yves Rocher Bio göz çevresi kremi kesinlikle çok daha iyiydi. Bitene kadar kullanacağım... ama pek önermiyorum.
(Bitince bir daha almayacağım.)

5. Yves Rocher Active Sensitive Göz Makyajı Temizleyici: Gözlerim çabuk kızarıyor ve kaşınıyor diye hassas gözler için olan bir temizleyici aradım; bunu buldum. Farı, vb. çok çabuk temizliyor; ama, rimelimi ve kalemimi daha başarılı çıkarmasını arzu ederdim. Epey bir ovalamam gerekiyor. Dün Gülseren'cim göz makyajımı çıkarmam için Dalin Bebe Şampuanı önerdi. Evde Mthercare vardı, gözlerimi çok yaktı. Bu akşam Johnson's deneyecğim. Olmazsa, bir de gider Dalin alırım; nasılsa, evde bir bebek var :)
(Bitince bir daha almayacağım.)

3- Saç Bakımı


1. Down Under Natural's Nude Şampuan: İçinde paraben ve sülfat olmayan, yani saçı yıpratmayan ve az kimyasallı şampuan arıyordum; Watsons'da buldum! Bu markayı oldum olası sevmişimdir, bu şampuanı da sevdim. Yumuşacık bir şampuan. Üstelik, maske yapınca saçımı 2 kere yıkamam gerektiğinde saçımı yıpratmayacağını biliyorum.
(Bitince yeniden alacağım; ya da belki, Argan Oil'inkileri deneyebilirim.)

2. Dax Supergro Saç Bakım Maskesi: Bunu alalı epey zaman oluyor; o kadar az kullanılıyor ki, sanırım bitirmem 1 yılımı alacak. "Saçımı hızlı uzatacağı" vaadiyle satın aldım; gerçekten de işe yarıyor. Kokusu da çok güzel. Banyodan en az yarım saat önce, saç diplerine masaj yaparak sürülüyor. Yalnızca, çıkarmak için en az 2 kez şampuan yapmak gerekiyor. Dolayısıyla, şampuanı sülfatsız seçmekte yarar var.
(Bitince yeniden alabilirim; ama, Arifoğlu Saç Bakım Yağını da deneyebilirim.)

3. John Frieda Frizz-Ease Curl Reviver Saç Köpüğü: Çok sevdim bu köpüğü, saçı sertleştirmeden bukleleri belirginleştiriyor. Hem parlak hem de canlı bir sonuç veriyor. Üstelik de yumuşacık!
(Bitince yeniden alacağım.)

4- Makyaj


1. Body Shop Yüz Fırçası: Bunu pudra sürmek için kullanıyorum. Fena değil; ama, sanırım MAC'in fırçalarından getirtsem daha iyi sonuç alabilirim.

2. Body Shop Fondöten Fırçası: Fondöten kullanmadığımdan, makyaj bazını sürmek için kullanıyorum bu fırçayı. Kesinlikle parmaklarımla sürdüğümden çok daha iyi sonuç alıyorum.

3. Avon Allık Fırçası: Bu eğimli allık fırçaları çok hoşuma gidiyor. Allığı düzgün sürmemi sağlıyor. Ama, bu fırçadan pek emin değilim. Yine Amerika'dan MAC isteyeceğim gibi geliyor...

4. MAC Strobe Liquid Aydınlatıcı: İşte muhteşem bir ürün! Beni MAC ile tanıştıran iki üründen biri. Makyaj altına uygulanıyor; hem aydınlatıcı hem nemlendirici. Fondöten fırçamla uyguluyorum. İçinde ışığı yansıtan pigmentler var; dolayısıyla, daha pudra bile sürmeden, cilt tonu eşitlenmiş gibi görünüyor. Bazen, pudra sürmüyorum bile! Işıl ışıl dolaşıyorum...
(Bitince -kesinlikle- yeniden alacağım.)

5. MAC Select Sheer Pressed Powder -Pudra: Bu pudramı da çok ama çok seviyorum! İncecik, sanki yok gibi. Ben çok kapatıcı, çok kalın pudra sevmiyorum; bu tam istediğim gibi. Tertemiz bir görüntü veriyor uyglanınca, bayılıyorum!
(Bitince, belki renk/doku değiştiririm; ama, kesinlikle yeni pudram da MAC olacak.)

6. MAC Powder Blush/Peaches -Allık: AnkaMall'daki "snob" makyaj uzmanı benim mutlaka şeftali tonunda allık kullanmam gerektiğini söyleyince aldığım; sonra da iyi ki bu rengi önermiş dediğim harika allığım! Dokusunu ve tonunu çok seviyorum! Bir de, bence MAC ürünlerinin şöyle bir yanı var, insanın cildini resmen ışıl ışıl yapıyor...
(Bitince yeniden alacağım.)

7. MAC Graphblack Technokahl Göz Kalemi: Bir göz kalemine neden bu kadar çok para verilir ki, diye düşünürken, kullandığım göz kalemlerinin akmasından, bulaşmasından ve gözlerimi kaşındırmasından bıktığım için soluğu MAC'te aldım. Pişman değilim. 17 saat gözümde durup da sabah sürdüğüm haliyle gözümde kalabilen ve hassas gözlerimi hiç kaşındırmayan/sulandırmayan bir kalem bulduğum için yine MAC'e teşekkürü bir borç bilirim. Bir de, kalemtraşla açılmıyor olmasını ayrıca seviyorum...
(Bitince yeniden alacağım.)

8. Estee Lauder Double Wear Mascara: Sevgili, rahat sürülen, kirpiklerimi anında daha uzun ve gür gösteren ama topak topak olmayan, kolayca silinen siyah rimelim...
(Bitince yeniden alacağım.)

9. Clinique Airbrush Concealer: Sanırım, son 6-7 yıldır hiç değiştirmediğim tek ürün. Dokusu, kapatıcılığı, sürülmesi daha iyi bir tane bulamadım. Üstelik, fiyatı da makul!
(Bitince yeniden alacağım, hep alıyorum.)

10. Clarins Wonderperfect Mascara: Sevgili, rahat sürülen, kirpiklerimi anında daha uzun ve çok çok gür gösteren, çok kolay silinmeyen ama çok doğal bir renk veren, kahverengi rimelim... Bunu da 2 senedir değiştirmeden kullanıyorum.
(Bitince yeniden alacağım; hep alıyorum.)

Far ve ruj gibi detaylara girmedim; onlarda "hangi markanın hangi rengini beğenirsem kullanıyorum" felsefesini izliyorum. Ama, Clarins Mono Coleur Silver Green farımın yeri ayrıdır. Son zamanlarda sürmekten en çok keyif aldığım farlarım ise Estee Lauder'in toprak rengi tonları ve Avon'un dörtlü far serisinden Pink Sands (bu gerçekten muhteşem çıktı. Anneme de Fresh Cut Greens rengini aldım, bayıldı). Rujda da, son günlerde Maybelline Watershine No.12 kullanıyorum. Pink Sands makyajıyla çok iyi gidiyor. Çok taze duruyor...

-------------

İşte benim minik bakım dünyam :) Önerilerinize açığım! Sevgiler!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.