Ocak 2012 / L'Arc-en-ciel

Lush Rehab Şampuan ve American Cream Saç Kremi


31 Ocak 2012 Salı

Rehab Şampuan ve American Saç Kremini bana Lush'tan yaptığım ilk alışverişte o tatlı satış personeli tester olarak vermişti. Rehab Şampuanı 6 kere kullandım, American Cream 3. kullanımda bitti. Yorumlamak için yeterli midir bilmiyorum; ama, edindiğim izlenimler aşağıda...

Rehab Şampuan, baskın kokusu karabiber ve limon olan, yıpranmış saçları etkili biçimde onarmayı vaadeden bir şampuan. Bence etkisi fena değildi; yalnızca altı kullanım bir sonuç görmek için çok yeterli olmayabilir. Öncelikle, çok iyi temizlediğini ve yıkama öncesinde saç bakım yağı kullanmış bile olsam, az bir miktarının tek seferde bütün saçı temizlemeye yettiğini söylemeliyim. Ama, oldukça sert bir şampuan. Sonrasında saç kremi ya da öncesinde saç bakım yağı  kullanmadan saçların yumuşak olmasını beklemek imkansız. Bir de, sülfat ve paraben de içeriyor ne yazık ki. Dolayısıyla, sevgili Nude şampuanım varken Rehab kullanacağımı pek sanmıyorum. 

American Cream saç kreminin ise daha parmak uçlarıma alır almaz buram buram ortaya çıkan nefis bir vanilya ve portakal kokusu var. Benim şu koku almayan burnum bile kokuyu doğru anladı, o derece etkili ve hoş! Rehab kadar ekonomik bir ürün olmasa da (altı kullanıma karşı yalnızca üç kullanım) etki olarak bence çok daha iyi. Saçı ağırlaştırmadan yumuşatıyor. Çok yıprandığı ve kuruduğu için elektriklenen saçlarıma da çok iyi geldi. Üstelik, paraben de içermiyor. Yorumlarda yazdığı gibi, kokusu saçımda günlerce kalıyor, diyemeyeceğim; ama, bence bir saç kremi için olmazsa olmaz bir madde değil bu :) Bir sonraki Lush seferimde, büyük boyundan edinmeyi düşünüyorum...

Kısacası, denemem için verilen ürünlerden biri gidiyor, diğeri kalıyor! Bakalım, bir sonraki alışverişteki deneme boylarından hangisi ya da hangileri testi geçecek? :)







Özlemişim :)


Geçen seneye kadar ya French manikür yapardım ya da kırmızı oje sürerdim ben... ne olduysa, geçen sene "bir deneyeyim" dediğim çamur rengi ojeyle oldu. Son bir senedir de, hiç French manikür yapmamıştım; hiç renkli gelmiyordu ki bana :)

Dün, tırnaklarımın "temiz ve sağlıklı" görünmesini özlediğimi fark edip bakım ürünlerimi ve emektar Flormar 310 numaramı çıkardım ortaya. Önce Sephora Cuticule Stimulating Oil ile tırnak etlerimi yumuşattım (yarım saat kadar ürünü tırnak diplerimden temizlemedim) ve sonrasında aparatla ittim. Yağlı tabakayı peçete yardımıyla sildim. Önce Flormar 310 ile tırnak uçlarını belirginleştirdim. Daha sonra üzerine Rival de Loop tırnak düzgünleştiriciyi (Rillen Füller) sürdüm. Bu ürünün çok hafif verdiği ten rengine ve sağlıklı görünüme bayılıyorum! Üstüne de Rival de Loop üst kat cilası geçtim. Gerçekten güzel parlatıyor (zaten Rival de Loop ürünlerini çok seviyorum). 



Ortaya çıkan sağlıklı görüntüyü özlemişim! Bugün ellerime bakıp bakıp mutlu oldum, bazen gerçekten çok komik bir insan olabiliyorum :)







Sephora Alışverişi


29 Ocak 2012 Pazar

Sephora'nın asıl indirimini kaçırmış olsam da, sonuna yetiştim! Aslında, Sephora'nın dumanlı göz makyajı setlerinden almak istiyordum; ama, kalmamış...

Ben de, ikisi indirimli, ikisi normal fiyattan aşağıdakileri attım sepete! İlk kullanışta hepsinden memnun kaldım -hele de rujdan-; ama, ayrıntılı yazıları sonra gelecek.



NOT: Sephora ürünlerinin hiçbiri -en azından bu aldıklarım- paraben içermiyor.







Lush Ultra Bland Temizleyici


Lush'un yüz temizleyiciyi bir kaç blogda gördüm ve kendi sitesindeki kullanıcı yorumlarını okuduktan sonra denemeye karar verdim. Bioderma Sensibio H2O'dan çok memnun olsam da, bazen -çok yoğun ve waterproof  göz makyajı yaptığımda- yetmediğini hissediyordum. 

Lush Ultra Bland krem yapılı bir temizleyici. Yüz ve göz makyajı için kullanılabiliyor. Makyajı temizlemek için, fındık büyüklüğünde ürünü gözlerinizin üzerine hafifçe ovalayarak sürüp, daha sonra da nemli bir pamukla siliyorsunuz. Yüz temizliği için de aynı uygulamayı yapıyorsunuz. Mağazada kullanımını gösterirlerken, kendi tonikleriyle pamuğu nemlendirdiler ve bana da böyle yapmamı tavsiye ettiler. Ancak, tonik almayı düşünmediğimden, evde kendi çözümlerimi denedim.

Yalnızca suyla nemlendirilmiş pamuk çok yeterli çıkarmıyor makyajı sanki... Tamamen doğal içerikli Yves Rocher Wake Up Lotion ile denedim; o da pek işe yaramadı. Daha sonra aklıma Bioderma Sensibio H2O geldi ve bingo! Mükemmel makyaj temizleyici kombinasyonu böylece bulmuş oldum!

Ultra Bland ve Sensibio H20'yu birlikte kullanınca, hem Ultra Bland'ın yağlı hissinden eser kalmıyor, hem de cildi yumuşacık yapıyor. Ultra Bland, H20'nun kurutucu hissini yok ederken, H20 da Ultra Bland'ın temizleme gücünü ikiye katlıyor!

Ultra Bland, Lush markasının diğer ürünleri gibi büyük oranda bitkisel içeriğe sahip; ancak, ne yazık ki paraben içeriyor... Yani, ben Bioderma ve Lush kombinasyonundan memnun kalmış olsam da, yoğun ya da suya dayanıklı makyaj için arayışım sürecek.







Hakkımda 7 Şey :)


27 Ocak 2012 Cuma

Bu blogu açtığımdan beri ilk defa biri bana Blog Ödülü verdi :) Heyecanlandım ne yalan söyleyeyim! Teşekkürler Vivalavitam :)

O zaman başlıyoruz:

1- Bu blogu tamamen rehabilitasyon amaçlı yazmaya başlamıştım. Sonra işler çığrından çıktı. Hala beni rehabilite ediyor; ama, artık kendimi gerçekten bu makyaj, kozmetik, bakım, moda vb. işlerde "bilgili" hissediyorum.

2- Güçlü ve takmıyormuş gibi görünmeye çalışırım, daha doğrusu, içgüdüsel olarak böyle davranırım; ama, aslında çok çabuk kırılırım.

3- Her gün en az bir fincan filtre kahve ya da Türk kahvesi içerim -aksi takdirde kafam çalışmıyor!

4- Kar yağmasını ve kış mevsimini çok severim. Bütün kış kar yağsın, hiç bıkmam! (ki bu kış Ankara'da tam da istediğim gibi geçiyor).

5- Ailem ve arkadaşlarım için çok şeyden vazgeçebilirim. Her iki grup da benim için inanılmaz önemlidir. 

6- Her öğün pizza ve makarna yiyebilirim, asla bıkmam! 



7- Hadi sonuncu da blogun konseptine uygun olsun: Asla makyajımı temizlemeden yatmam. Dahası, her sabah ve her akşam hiç aksatmadan cilt bakımımı yaparım, ondan sonra güne başlarım ya da uyurum. Saat kaçta yatacak olursam olayım ya da sabah ne kadar acelem olursa olsun, rutinim değişmez!

Benden bu kadar :) Ben de bu ödülü Cecilia'nın Masalı, Kova Kadınıyım Ben, ve yazmasına teşvik olsun diye Tanımlanamayan Zihin'e gönderiyorum! 

Sevgiler!







Tasarım Takılar: PE Gümüş Tasarım


26 Ocak 2012 Perşembe

Benim civcivin adaşı başka bir civcivin annesi, sevgili K. sayesinde haberim oldu bu şahane takılardan... Son bir saattir bakıp bakıp hangisini sipariş etsem diye iç geçiriyorum.

Gümüş, bronz ve yarı değerli taşlarla tasarımlar yapıyor Pelin Hanım. Kendi yaptığı tasarımları Facebook sayfasındaki albümünden veya Pelin Eker web sayfasından görebilirsiniz. Bu tasarımların bazılarını sizin zevkinize göre düzenleyebildiği gibi, aklınızdaki bir tasarımı da çalışabiliyor. 

(bu tasarım tam kalbime hitap etti...)

(ve tabii bu da!)

(en can alıcıyı en sona sakladım... buna ba-yıl-dım! Ama gerçekten ba-yıl-dım!!!)

Bu harika takılara sahip olmak için:

1- Resmi web sayfasına bakabilir ve e-posta yoluyla iletişime geçebilirsiniz.
2- Facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz
3- Ya da Gimora'ya tıklayabilirsiniz.







MAC Zoom Fast Black Lash Rimel


Annemin son bir yıldır aynı rimeli kullandığını ve yeniden kendisine öyle bir rimel (Dior Diorshow Iconic) almaya kıyamayacağını fark ettiğimde ona şöyle güzel bir rimel alayım,dedim... ve şurada yazdığım gibi, MAC'ten bu rimeli hediye ettim. 

Kendisi zaten çok memnun rimelinden, MAC'teki MUA gerçekten beni doğru yönlendirmiş bu konuda. Dün sabah ben de deneyeyim,dedim. Ve bayıldım! İlk sürüşte kapkara, upuzun ve daha dolgun görünen kirpkler çıkıyor ortaya...


Çok hafif bir topaklanma söz konusu olabiliyor, ve dokusu ağır bir rimel. Yani gözde yokmuş gibi hissettirenlerden değil. Alt kirpiklere sürüldüğünde de, akşama doğru biraz sanki dökülme de oldu. Ama, kirpiklerde yarattığı etkiyi kesinlikle çok çok çok sevdim! Ve çok kalıcı bir rimel. Anneme gidip kaldığımda yanımda rimel taşımama gerek kalmadı artık. Anneciğime kıyamadığım için alıp eve götürmüyorum; ama, sonraki rimel alışverişim için aklımda...


MAC'teki MUA, bu rimelin fırçasını özellikle kirpikleri kısa olanlar için önerdiklerini söyledi. Fırça gerçekten normale göre minik ve dar. Böylece, rimelin göz kapağına bulaşması engellenmiş oluyor. Annemin kirpiklerinde de çok güzel durdu; ama, tabii fotoğraf çekmeme izin vermedi :)

Bu sabah anneme "aslında sana MAC'ten fondöten alalım, o kadar çok renk seçeneği var ki, eminim tam istediğin renkte fondöten buluruz" sana dedim; "düşünüyordum zaten" diye yanıt verdi! Annemle MAC dünyasına dalıyoruz, tutmayın bizi!!!







Broş!


24 Ocak 2012 Salı

Ama bu çok güzel, değil mi?


Ve fakat ben Markafoni'yi açana kadar tükenmiş :( Lucky Beads butiğinde başka şirin takılar da var, ama hiçbiri bu güzelim broşa benzemiyor!

İşin yoksa şimdi heryerde bu broştan ara dur :)

Bulan olursa bana haber etsin lütfen!!

Edit: Yeniden bir göz atayım, dedim; ve ta taa!!! Talep olunca yeniden mi satışa çıkardılar bilmiyorum; ama, bir tane kendime, bir tane de dünya tatlısı bir bayana aldım! Güle güle kullanalım :)







Eyeliner Nasıl Uygulanır? [Video]


21 Ocak 2012 Cumartesi

Bu videoyu Browni'de gördüm, seyrederken aydınlandım :)

Eyelinerlarla başı dertte olanlar 15 dakikalarını ayırsınlar! Her çeşit eyeliner uygulamasını gösteriyor bu video...



İyi seyirler :)

Link çalışmazsa, buraya TIK TIK!







Lush Latte Lip Tint


20 Ocak 2012 Cuma

Lush'a gittiğimde almayı düşündüğüm en son şey bir dudak parlatıcısı ya da rujdu... Hele "lip tint" (dudağa rengini hafifçe veren ürün) hiç değildi! 

Mutlu mesut yüz maskemi almış kasaya kadar kazasız belasız varmıştım ki kasanın yanında dizi dizi duran, rengarenk stickleri gördüm... İçimdeki alışveriş canavarı hemen "lip balm mı onlar?" diye sordu. Değilmiş, katı parfümmüş. Evde beni bekleyen, son zamanlarda alınmış 6 adet dolu parfüm şişesi gözümün önünden geçince katı parfümlerden ayrılıp yine kasaya odaklanmıştım ki, o tatlı bayan "lip balmlarımız bunlar" diyerek benden aldığı ortayı yine benim kaleme gol olarak kaydetti!

"En çok sattığımız da bu renk, çok tatlı bakırımsı bir rengi var; hatta benim dudağımda görebilirsiniz" diyerek  mağazaya girdiğimden beri "ne güzel nude gibi duran bir ruju var, markası ne acaba?" diye kendini yiyen beynimin loblarında gizlenmiş alışveriş canavarını ortaya çıkarıverdi yeniden! 


Ama gördünüz işte rengi, şimdi ben bunu almayayım de ne yapayım? Işıltılı, şeftali-bakır arası, sürüldüğünde pudramsı bir yapıya kavuşan ve inanılmaz dayanıklı bir dudak renklendiricisi bu. Kalıcılığı "sabah sür unut" dedirtecek cinsten. Ne yemek yemekle çıkıyor ne de dudakları yemekle! Gerçekten... dün stresli bir gündü, denedim, oradan biliyorum. Pudra etkisinden hoşlanmazsanız, altına lip balm üstüne lip tint de sürebilirsiniz. Kokusu da, aynı adı gibi "latte" kokusu. Kısacası: ba-yıl-dım!


Denemek isteyenler kendilerini Lush'a atsınlar... Sanırım ben bir sonraki gidişimde -yine renklendirici olan- It Started With a Kiss lip balmı deneyeceğim. 

Birisi beni Lush'tan uzak tutabilir mi lütfen? :)







LUSH LUSH LUSH...


Çarşamba günü sonunda dilek listemdeki maddelerden birini daha gerçekleştirdim ve 365 AVM'deki Lush'a gittim! Her ne kadar o listedekilerin hiçbirini almamış olsam da, Lush'la tanıştığıma çok memnun oldum!


Amacım, Ayşenur Yazıcı'nın şu yazısında bahsettiği Brazened Honey taze yüz maskesini almaktı. Ben biliyordum zaten, bir tek onu alıp çıkmayacağımı ya neyse :) Lush'tan iki ürün ben aldım (Latte Lip Tint ve Brazened Honey taze yüz maskesi); o minik plastik kaplarda gördüğünüz 5-6 kullanımlık şampuan (Rehab Shampoo) ve saç kremini (American Cream) de tester olarak yine aynı tatlı bayan verdi. Üstelik de ben sormadan! "Bize geri dönüşü çok oluyor, bu yüzden tester vermekten hiç çekinmiyoruz" dedi. Ne güzel bir politika!!

Aldıklarımı sonra detaylandıracağım. Bu yazıda Lush'la ilgili bir kaç şey yazmak istiyorum:

1- Bu hafta bir maske bir nemlendirici alana bir tam boy taze maske de kendileri hediye ediyorlar.
2- 5 adet boş taze maske ambalajını mağazaya geri götürdüğünüzde bir adet tam boy taze maskeyi hediye ediyorlar. Bu çevreci yaklaşımları da ayrıca hoşuma gitti!
3- Ürünlerinin tamamı doğala yakın, benim aldığım ürünlerin içeriğinde nadir kimyasal madde var.
4- Fiyatları bence uygun, özellikle doğal ve konsantre ürün içerikleri düşünülürse...

Lush ürünlerinin yorumlarında görüşmek üzere!









Rival de Loop: Base Coat & Top Coat


19 Ocak 2012 Perşembe

Rossmann'ı çok seviyorum. Çok hesaplı ve kaliteli Alman markalarını bulabildiğim yegane market. 

Daha önce de Rival de Loop markasından bahsetmiştim. Çok ürününü kullanmadım; ama, ojeleri güzel ve tırnak bakım ürünleri fena değil. Bu sefer de standa göz gezdirirken "ridge filler/tırnak yüzeyini düzgünleştirici" base coat ve bir de top coat buldum. İkisinin de fiyatı oldukça uygun olunca (3,99 TL) denemek üzere aldım.


Aslında, renginden de dolayı, base coat biraz Butter London nail foundation'a benzer mi diye ümitlenmiştim; ama, benzemiyor tabii (hoş, Butter London'ı da denemediğimden, tam olarak benzeyip benzemediğini söylemem de doğru olmaz; tam olarak beklediğim gibi değil, diyeyim). Ama oje için bazsız tırnak yüzeyinden daha mat ve daha uygun bir ortam yaratıyor. Sürdüğüm zaman tırnağa kazandırdığı dokuyu sevdim. Ayrıca, içindeki magnezyum ve çinko ile tırnağı da besliyor-muş. Bu açıdan fark olacak mı, göreceğiz; ama, ilk katı zor sürülen ojelerimin daha kolay sürülmesini sağladı. Bu konuda bir base coat olarak başarılı.


Top coat, şeffaf ve parlak görünüm sağlıyor. Pazar gecesi sürdüğüm Pastel No.13 ojem hala tırnağımda (bugün çarşamba) ve normalde tırnak uçlarının yarısı gitmiş olacakken belli belirsiz bir renk kaybı var. Hızlı kurutma özelliği pek yok. Ama, benim asıl kullanım amacım olan ojeyi parlak gösterme ve renk kaybını önleme konusunda başarılı.


Base ve top coat için uygun fiyatlı bir alternatif arayanlara duyurulur!







Alterra Siyah Liquid Eyeliner (Naturkozmetik)


17 Ocak 2012 Salı

Fıstık hocam T., Almanya'dan aldığı hesaplı ve kaliteli "naturkozmetik/doğal kozmetik" ürünlerinden bahsedince pek özenmiştim. Hatta kendisinden bir sonraki seyahatinde neler sipariş edebileceğimi düşünmeye başlamıştım bile :)

Cuma akşamı Kentpark AVM'de dolanırken Rossman'a bir bakayım, dedim. Rossmann'ın Türkiye'ye getirdiği bazı markalar var, Alterra da bu markalardan biri ve "naturkozmetik" sınıfına giriyor. Çok fazla ürün çeşidi yok. Ya da, dönem dönem geliyor ve bitiyor. Fiyatları çok uygun! Ben bu ziyaretimde göz farlarına ve liquid eyelinerlara takıldım. Aslında, ikili ve üçlü göz farlarına çok içim gitti; ama, istediğim tonlardaki ürün kalmamıştı. Ben de, fiyatının da çok uygun olduğunu görünce (yanılmıyorsam, 8,90 TL idi), ne zamandır almayı düşündüğüm siyah liquid eyelinera yöneldim.


Ve beğendim de! Bir kere, fırçası çok çok ince, çok rahat uygulanıyor. Golden Rose Style Liner gibi, göz kapağının tamamına çizgi çekmek için bir kaç fırçayı tüpe batırmak da gerekmiyor. Çok dramatik bir siyah, şık duruyor. Bütün gün de gözümde kalmayı başardı. Bidoerma makyaj temizleyicisi kullanarak çok da rahat temizlendi! Kısacası, çok hoşuma gitti...

Göz makyajı: MAC Select Moisturecover NC20 concelaer, Avon Pink Sands far paleti, Alterra liquid eyeliner 01 black, Yves Rocher Lash Plumping black mascara 

Fırçası sayesinde, fotoğrafta gördüğünüz kadar ince çekilebiliyor. Tabii, bir kaç kez üst üste uygulayarak kalınlaştırmak da mümkün.

Göz hassas bir bölge, özellikle de eyeliner en hassas bölgelerden birine uygulanıyor. Bu yüzden, doğal kozmetik kullanmak hoşuma gitti. Hem de bu kadar uygun ve başarılı bir alternatifle!









Avene Rich Compensating Cream


Çok sevgili Murad nemlendiricimden sonra niyetim Lush'tan Imperialis gündüz kremini almaktı ki, sevgili börülcem bana yılbaşı hediyesi olarak Eau Thermale Avene Rich Compensating Cream'i getirdi. 

Avene'i çok duymuştum; ama, daha önce hiç denememiştim. Güney Fransa'nın Cevenne dağlarından gelen kaynak suyuyla üretiliyor. Ürünler tamamen hipoalerjenik ve hiçbirinde paraben vb. zararlı kimyasal bulunmuyor. En meşhur ürünü Avene Thermal Spring Water. Avene'in çoğu ürününün olduğu gibi, hassas ciltler için yatıştırıcı bir ürün.

Bu yüz kremi de aslında hassas ve kuru ciltler için. Aslında, benim cildim karma cilt tipine giriyor; ancak, Ankara'da kış ve dolayısıyla ayaz başladığından beri yüzümde hafif bir gerilme de hissediyordum. Bu yüzden, henüz Murad nemlendiricim bitmemişken, bir ara verip Avene'i denemek istedim.


Yumuşak dokulu, güzel bir nemlendirici. Ufak miktarı cilde yetiyor ve gün boyunca harika nem sağlıyor. Hafif ve ferah bir kokusu var. Cildi yatıştırdığını da net olarak hissediyorum. Sağ alttaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi, ışıl ışıl bir bitişi de var. Pigmentlerden değil, tamamen nemden! Makyaj altına da iyi gidiyor. Allığı gayet güzel sabitliyor. Kavanozun yanında kutudan bir de spatula çıkıyor. Böylece, ürünün tamamını kullanabilirsiniz. Eğer hassas ve kurumaya meyilli bir cildiniz varsa; ya da, benim gibi ayazdan şikayetçiyseniz, öneririm.

Avene'in değişik cilt sorunları için başka ürünleri de var tabii ki. Ben en çok çeşidi şurada buldum. Aklınızda bulunsun...







Günün Göz Makyajı


Bugün yaptığım göz makyajını çok sevdiğim için paylaşmak istedim! Zaten, bu ilkbaharda böyle pastel yeşiller tırnaklarda da çok moda olacakmış! Aklınızda bulunsun!
 

1- Göz çevresi nemlendirme: MAC Strobe Liquid (TBS fondöten fırçası ile)
2- Concealer: MAC Select Moisturecover NC20 (göz altı ve göz kapağına; parmakla uyguluyorum)
3- Kaş altına: Flormar terracota matte, beyaz M101 (parmakla uyguluyorum)
4- Göz kapağına: Nina Ricci Velours d'Ombre Mono -08 Celadon Aquarelle (kendi aplikatörü ile)
5- Gölge için, göz kapağının üst kısmına ve alt kirpik dibine: Clarins Mono-couleur Silver Green No.23 (gölge Sigma blending brush E25 ile, alt kirpik dibine kendi aplikatörü ile)


Bunlar da makyajda bana yardımcı olan farlarım :) Bu üç farı birbirinden tamamen ayrı zamanlarda almıştım! Renkleri birbirini nasıl da tamamlamış! Clarins Mono-couleur silver green, benim en sevdiğim farlarımdan bir tanesi. Hem rengi hem de yapısı muhteşem. Flormar'ın terracota serisi farları hem pigmentasyon hem de kalıcılık açısından başarılı. Üstelik gramajları oldukça büyük ve fiyatları da uygun. Nina Ricci'nin farını vaktiyle Strwaberry Net'ten almıştım. Tamamen o anda rengini beğendiğim için, aklıma estiği için aldığım bir üründü; ama, bir dönem -yazın- sürdüğüm tek far oluvermişti!

Umarım beğenmişsinizdir, sevgiler :)








Çöplük Horozu for Alix Avien :)


13 Ocak 2012 Cuma

Bu haftanın başında, Buse Terim blogunda bir fotoğraf yarışması düzenleyeceğini duyurdu. Yarışmanın amacı, farklı mekanlarda Alix Avien ürünlerinin fotoğraflamaktı. Çok sevdiğim kiremit rengi ojemle ben de katıldım :)

Sonuçlar bugün açıklandı. 10 fotoğraf seçileceği söylense de, 3 fotoğraf seçilmiş. Hayır, ben onlardan biri değilim; ama, fotoğrafımı çekerken çok keyif aldığım ve de sonucu çok sevdiğim için burada da paylaşmak istedim :)


Beğendiniz mi? :)







Vanilya Club Ocak Kutusu


12 Ocak 2012 Perşembe

Vanilya Club'ın Ocak ayı kutusu dün ulaştı. 

Geçen ay olduğu gibi, bu ay da görünüşü şık bir kutu hazırlamışlar. Geçen aydan farklı olarak, bu ay bir de, blog yazılarının bir kısmından oluşan ve Ocak ayında lanse edilen ürünlerin tanıtımlarının bulunduğu bir magazin çıktı.




Aslında bu kutu, benim Vanilya Club üyeliğimi sürdürüp sürdürmeme kararımı vereceğim kutuydu. Sonucu ve nedenlerini en sonda yazdım. Ama önce ürünlere bir göz atalım:

1- Allessandro Fresh Up Lip Gloss -866 Raspberry: Bu ürün 7,5 mL ve tam boy olarak gelmiş. Ambalajında minik bir aynası, fırçasında da minik düğmeli bir ışığı var. Hem rengi, hem de tasarımı muhteşem. Kutunun flaş ürünü denebilir. Bana gelen renk, raspberry, çok tatlı, dudakta çok hafif duran, pırıltılı bir mercan rengi aslında. Glossun içinde nane özü var ve dudağı çok ferahlatıyor. Oldukça da kalıcı olduğunu söyleyebilirim. Anti-aging özelliği de bulunan bu parlatıcının eksi yanı, yüksek fiyatına karşın paraben içeriyor olması...


2- Alessandro Oje -47 Pink Orchid: Yine 5,5 mL'lik tam boy bir ürün. Bana gelen rengi çok beğendim, tanıtımında yazdığı gibi gerçekten kolay sürülüyor ve kusursuz bir bitişi var. Top coat olmadan kullandığımda kalıcılığı orta düzeyde. Yalnız, fotoğraftaki opaklığı elde etmek için 3 kat sürmem gerekti. Butter London nail foundation lazım kullanmak için...


3- L'Occitane Huile de Douche -Bademli Duş Jeli (Yağı): 50 mL'lik seyahat boyu bir ürün. Kokusu olağan üstü. Denemeye fırsatım olmadı; ama, L'Occitane'ın kötü bir ürününü görmedim şimdiye kadar... Kullanınca bu yazıya yorumlarımı eklerim. (Edit: Çok, çok iyi bir ürün bu... Kokusu çok kalıcı ve cildi yumuşacık yapıyor. L'Occitane gerçekten iyi bir marka!)

4- Essie Smoothies El ve Vücut Losyonu-Aloe Vera & Fragrance Free: Mini boy olarak tam boy 59 mL'lik bir ürün. Bana aloeli ve kokusuz olanı rastlamasaydı, en azından "kokusu muhteşem" vs gibi bir şey yazabilirdim; ama, kokusu da olmayınca çok sıradan bir ürün olmuş. Hatta, el için doğru düzgün nemlendirme özelliği bile yok, diyebilirim... Yaz ayları için belki işe yarayabilir. Sevmedim... (Edit: İçeriğinde paraben de varmış... hiç elle tutulur yanı yok.)

5- Novocrin Placenta Saç Dökülmelerine Karşı Şampuan: Deneme boyu bir ürün. Civciv doğduktan 4 ay sonra saçlarım avuç avuç dökülmeye başladığında dermatolog bu şampuanı önermişti ve saçlarım kurtulmuştu! Saç dökülmesi sorunu yaşayan herkese şiddetle öneririm... ama, profilinde "saç dökülmesi" yazmayan bir müşteriye neden saç dökülmesine karşı şampuan gönderilir, anlamak mümkün değil. Neyse ki, dün twitter'da arkadaşım G. saçlarının döküldüğünden bahsetti tesadüfen de şampuan yerini buldu!

6- Dermokil Maske: Bu da + ürün olarak gelmiş. Tek kullanımlık. Henüz kullanmadım; ama, Dermokil'in ürünlerinin iyi olduğunu duymuştum. Sonuçta kil maskesi, muhakkak kullanınca bir fark hissedeceğim. Bu ürün ekstra gönderildiği için pek bir şey diyemiyorum; ama, profilinde cildini karma olarak belirten birine yine normal cilt maskesi göndermek de ilginç... Üstelik de "profile göre ürün gönderdikleri" iddiasındayken... (Edit: Dün gece denedim bu maskeyi... Çok katı, sürerken yalnızca parmakta kalıyor. Ve açıkçası, Oriflame'in Burdock extract kil maskesinde etkiyi hemen görüyordum, bu maskenin hiçbir etkisini göremedim.)


Ben bu kutudan sonra Vanilya Club ile vedalaşmaya karar verdim. Bunun bir kaç nedeni var:

1- Kutu fiyatını 35 TL'ye çıkartarak beklentiyi çok yükselttiler. Bu tür ürünlerde bir psikolojik sınır vardır; ve bence, 35 TL bu sınırın çok üstünde. Üstelik, eğer 35 TL verilecekse, varsın tam boy olmasın; ama, çıkan ürünlerin skalası geniş olsun. Yani, 2 makyaj ürününe karşılık 3 tane "şampuan, duş jeli, el kremi" gibi hiç de hayati olmayan ürün çıkarsa kutudan, isterse bunların en büyük boyu olsun, müşteriyi memnun etmek çok kolay olmaz. Ama ufak ufak deneme boy makyaj ürünleri, cilt bakımı ürünleri, duş ürünleri, parfüm testerları vb. çıksaydı kutunun içinden, en azından çeşit olarak beni tatmin ederdi. Yani, Amadea'dan ilk alışveriş yaptığınızda, alışveriş tutarı ne olursa olsun, neredeyse 20 adet deneme boy ürünü ücretsiz gönderiyorlar. Çok zor bir şey değil kısacası...

2- Güzellik profiline uygun ürün göndermek de önemli. Ve başta sitede yer alan memnuniyet anketlerini devam ettirmek de. Herkese meyveli el kremi gönderilirken bir kısım insana hiçbir özelliği olmayan bir vücut losyonu gönderilmesi hiç de hak değil. Ya da, bültende tanıtılan Lierac gündüz kremi kimin kutusuna denk geldi, çok merak ettim mesela. 

3- (Bu daha çok kişisel bir yorum) Ben kendi bütçeme göre almayı sürdürebileceğim ürünleri denemeyi tercih ediyorum. Yani, ne kadar mükemmel, ışıklı, aynalı olursa olsun, Alessandro'nun lip gloss'una 53 TL vermem. Dolayısıyla, bu kadar lüks ürünleri, 35 TL ödeyerek denememe gerek yok. 

İşte böyle... Vanilya'ya elveda derken, başka güzellik kutularına yelken açıyorum. Gelecek ay burada okursunuz :)

Sevgiler!







MAC Deneyimi + Select Cover Up vs Select Moisturecover


Geçenlerde bir şikayetimden bahsetmiştim...

Söz verdikleri tarihte beni mağazadan aramayınca, bu şikayetimi Türkiye'deki mağazalardan çözemeyeceğimi anlayıp Amerika'daki MAC Services ile iletişime geçtim. Çok ilgili davranıp bütün e-postalarıma yanıt verdiler. Konuyu onlar mı ilgili mağazanın gündemine getirdi, yoksa konuyu beş gün sonra kendileri mi hatırladılar bilmiyorum; ama, bugün beni aradılar.

Mağazaya gittiğimde güleryüzle karşılandım. Mağaza müdürü bayan sorunumu sabırla dinledi ve daha sonra bana hem Select Cover Up hem de benim isteklerime göre seçeceğimiz bir ikinci concealer ile makyaj yapmayı önerdi. Makyajı yaparken uzun uzun ve son derece ayrıntılı biçimde ürünün nasıl kullanılması ve uygulanması gerektiğini anlattı. Select cover up gibi ürünleri uygularken de göz çevresinin öncelikle iyi bir su bazlı nemlendirici ile nemlendirilmesi gerektiğinden bahsetti. Ayrıca, yorgunluk izlerinin belirgin olduğu göz pınarlarının etrafına daha çok ürün uygulanmasını, şakaklara doğru ürünün azaltılmasını ve iyice yedirilmesini de önerdi. Hangi ürünü daha çok sevdiğimi de sordu. İşin doğrusu, bu kadar doğru uygulanınca Select Cover Up da fena değildi; ama, kendim böyle başarılı uygulayamayacağımı bildiğimden ve diğeri de tam istediğim dokuyu verdiğinden Select Moisturecover'ı tercih ettiğimi söyledim. Ve bana Select Moisturecover NC20'yi hediye ettiler. Üstelik Select Cover Up'ı geri almadan.  

Ben de bu güzel jeste karşılık, annem için bir rimel aldım: Zoom Fast Black Lash. Mağaza müdürü bu seçimde de çok ilgiliydi. Uzun uzun konuşarak annem için en doğru ürünün bu olduğuna karar verdik. (Edit: Annem sabah kullanmış rimeli, çok sevmiş... arayıp teşekkür etti. Onda kaldığım bir gün bizzat deneyip yorumlarımı buraya yazacağım.)

Concealerlara gelirsek...

Select Cover Up, 10 mL'lik tüpte, çok çok az miktarı amaca oldukça iyi hizmet eden bir ürün. Ambalajı ürünü az miktarda almayı da mümkün kılıyor. Ancak, iyi nemlendirilmemiş göz çevresinde ürünü doğru uygulamak ve yaymak çok zor. Hemen katılaşıyor ve yedirmek için uğraşmak gerekiyor. Orta kapatıcılıkta bir ürün. Ama, benim göz altımdaki bütün ince çizgileri birden ortaya çıkardı! Daha yağlı göz çevreleri ya da göz çevresini çok iyi nemlendirebilenler için uygun bir ürün olabilir.



Select Moisturecover ise 5 mL'lik "şişede". Kendi fırçasıyla uygulanıyor. Kapatıcılığı Select Cover Up'a göre daha az, ama daha likit ve çok daha kolay uygulanıp yedirilebilen bir ürün. Benim göz altımda çok fazla morluk olmadığı için hafif ürünler daha çok hoşuma gidiyor; bu yüzden de, Select Moisturecover'ı daha çok sevdim. Ambalaj çeşidi olarak Select Cover Up'ı tercih ederim, orası ayrı... (Edit: Bugün ilk defa bir iş gününde kullandım bu kapatıcıyı. Çok rahat uyguladım, gün boyunca pul pul olmadı ve 9 yorucu çalışma saatinin sonunda hala gözümde. Rengi de güzel. Çok kapatıcı bir ürün isteyenler için doğru tercih olmayabilir; ama, benim istediğim kapatıcılık için yeterli. Makeup Alley'deki yorumlar da genel olarak başarılı bulunduğu yönünde... Hatta, bir yorumcu (coco792) YSL'nin Touche Eclat'sına en iyi uygun fiyatlı alternatif olduğunu bile yazmış! YSL Touche Eclat'yı 15 sene önce kullanmıştım, gerçekten çok muhteşem bir ürün. Ama, MAC'le kıyaslanır mı, emin olamadım :) Yine de iyi yorumları okumak güzel!) 


Umarım seçimimden bu sefer memnun kalırım :)

Böylelikle MAC Cosmetics, gerçekten büyük ve müşteriye önem veren bir firma olduğunu kanıtlamış ve beni de güzel ürünlerini almaktan mahrum etmemiş oldu! Umarım bu tavırları devam eder...







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.