Nisan 2014 / L'Arc-en-ciel

NARS Radiant Creamy Concealer (Light 3 Honey) ve NARS Pro-Prime Instant Line&Pore Perfector


30 Nisan 2014 Çarşamba

NARS'ın merak ettiğim bu kapatıcısını Serap'cığım Ankara'ya geldiğinde birbirimizde pek beğenip almıştık. Fakat, benim kuru göz altlarımda pek başarılı sonuç vermediği için bir süredir kullanmıyordum. Sonra geçenlerde NARSissist paleti almaya gittiğimde Oğuz MUA Pore&Line Perfector'ı gösterdi. Ve Radiant Creamey Concealer'ı bu baz üzerine uyguladığımızda oratay çıkan sonucu epey sevdim... hazır elimde kapatıcı varken, bazı da alarak hem denemek hem de kullanamadığım kapatıcımı değerlendirmek istedim.


NARS Radiant Creamy Concealer, adında geçtiği gibi son derece yumuşak, kremsi yapıda ve örtücü bir kapatıcı. Her NARS ürününde olduğu gibi, kapatıcılığın ve aydınlatmanın yanında cilt bakımını (ton eşitsizliğini dengeleme, nemlendirme, sıkılaştırmayı) da vaat ediyor. Bakım kısmını görecek kadar uzun süredir kullanmıyorum; ama orta-yüksek arası kapatıcılığı olan ve göz altına aydınlık görünüm veren bir ürün.


Ürün sünger aplikatörlü zarif NARS ambalajında sunuluyor. Aplikatöre tek seferde gelen ürün tek göz altı ve çevresi için yeterli. Bendeki rengi Light 3 Honey. Bej-pembe alt tonlu bir renk. Aslında kendi tenime çok uygun bir renk ve NARS Pure Radiant Tinted Moisturizer Alaska rengiyle mükemmel uyum sağlıyor. Dolayısıyla ben, aydınlık bir görünümden ziyade, eşitlenmiş bir ten makyajı elde etmiş oluyorum. 


60-70 TL civarında bir fiyata sahip olan bu kapatıcıyla ilgili şikayetime gelirsek, benim kuru ve çizgilenmeye müsait göz altlarımda çizgilere doluyor ve kuruyor. Yaani, genç ya da genetik olarak nemli/kırışıksız göz altları için daha uygun. İşte bu noktada imdadıma NARS Pro&Prime Instant Line&Pore Perfector yetişti.


İçeriği bolca silikondan oluşan bu baz çizgilerin ve gözeneklerin görünümü anında hafifletmeyi ve uzun vadede de bakımı yapmayı vaat ediyor. Bu kadar silikon içeriğiyle bakım kısmında başarılı olabileceğini düşünmüyorum; ama, anlık olarak ince çizgilerdeki etkisine bayıldığımı söyleyebilirim! Gözeneklerde ise belirgin bir etkisini görmedim.


Bileğimin üst kısmına bakarsanız, çizgileri hafifletmedeki başarısını açıkça görebilirsiniz. Eğik ucu sayesinde göz çevresine ve istenen her ince çizgiye (alın, dudak kenarı, vb.) rahatça uygulanabiliyor, yağ gibi kayıyor. Bu ürünle ilgili şikayetim ise 76 TL'lik bir ürün için miktarının azlığı ve ürünün bir süre sonra kırılarak çevirmeli ambalajından çıkması. 

Peki ben bu ikiliyi nasıl kullanıyorum?


NARS Pro-Prime Instant Line&Pore Perfector'ı göz çevreme, dudak çizgilerime ve bazen de gözeneklerime uyguluyorum. Parmağımla hafifçe tampon hareketler yaparak yediriyorum. Daha sonra NARS Radiant Creamy Concealer'ı göz pınarının alt hizasına uyguluyorum. Real Techniques Deluxe Crease Brush ile göz pınarından başlayarak gözün dışında doğru yayıyorum. 

Instant Line&Pore Perfector sayesinde yumuşayan göz altlarımda kapatıcı yağ gibi kayıyor ve tüm gün çizgilere dolmuyor. Ayrıca çok doğal ama pürüzsüz duruyor. Yalnız, kaygan yapı nedeniyle kapatıcımın kalıcılığının azaldığını da fark ettim. Gün içinde tazeleme gerekiyor.


Yukarıda: Sağ gözde kapatıcı ya da primer yok, sol gözde var
Aşağıda: Her iki gözde de primer ve kapatıcı var

Bu üçlüyü göz altı kapatmada kullanmayı epey sevdim doğrusu. Primer kapatıcıdan daha çabuk biteceği için yeniden almayı düşünebilirim. Ama tek başına kapatıcı bir daha tercihim olmayacak.









Urban Decay Ammo Shadow Box Far Paleti


29 Nisan 2014 Salı

Amerika'dayken Seda'ya uyup pastel tonlarda paletler yerine daha renkli tonlarda olanları tercih etmiştim. Pişman mıyım? Biraz, çünkü gerçekten doğal tonlarla kendime daha çok yakışan makyajlar yapabiliyorum. Urban Decay'ın bu paletini de değişik renklerini sevdiğim için tercih etmiştim.


Palet sert karton bir ambalajda, yanında Urban Decay Primer Potion ile satılıyor. Bence, Urban Decay'in farlarını bu baz olmadan kullanmamak lazım; çünkü benim göz kapaklarımda (yağlı sayılır) hemen birikme ve uçma yapıyorlar. Şimdiye kadar kaç farını ve paletini denediysem hep aynı sorunla karşılaştım...


Paletin içinde, diğer paletlerde yer alan ya da tek olarak satılan farlar bulunuyor. Sedefli ve ışıltılı renklerden oluşan 10 adet far ve bir adet de tek taraflı fırça mevcut. Fırça aslında bu paletteki farları göz kapağına uygulamak için fena olmasa da, yine de çok kullanışlı değil. 


Paletteki farların yapıları genel olarak yumuşak ve renk vermeleri iyi. Fakat, ışıltılı renklerin simleri göz çevresine inanılmaz dökülüyor. Bazı ışıltılı renklerin tonları çok güzel olsa da, sırf bu yüzden hiç kullanmak istemiyorum.


Bu paletteki en güzel renkler bence, Naked palette de olan Sin ve Smog ile Chopper. Last Call sevdiğim bir diğer renk. Maui Wowie'nin tonuna bayılsam da, ışıltıları her yere saçıldığı için kullanamıyorum. Mildew rengini de seviyorum; ancak bu paletten kombinleyebileceğim tek renk olan Maui Wowie'yi kullanamayınca, bu renk de atıl kalıyor.


Shattered sedefli bir bebek mavisi. Benim pek kullanmadığım bir tonu var; nedense bu mavi renk beni yorgun gösteriyor.

Maui Wowie soğuk bir dore. Swatchta ışıltıları belli olmuyor, ancak göz çevresine dökülünce anlıyorsunuz. 

Mildew tatlı bir sedefli yeşil. Maui Wowie ile güzel kombinleniyor.

Smog sedefli bir koyu bronz. Çok hoş, yoğun bir rengi var ve Sin ile güzel kombinleniyor. 


Grifter sedefli eflatun. Göz kapağında hoş duruyor.

Last Call hafif kızıl alt tonlu bir mor ve Grifter ile birlikte kullanıldığında güzel bir sonuç veriyor. Sin ile de kombinlemiştim.

Polyester Bride ışıltılı bir beyaz ve gerçekten palette hiç sevmediğim, hiç kullanışlı bulmadığım iki renkten biri...

Oil Slick ise ışıltılı siyah ve paletteki sevmediğim ikinci far. 

Sin, paletin en güzel renklerinden. Hafif pembelik de barındıran sedefli bir şampanya rengi. Göz kapağında ya da aydınlatma amacıyla kullanılabilir. 

Chopper ise Smog'a göre daha açık, daha sıcak bir sedefli bronz. Smog'u crease'de yumuşatmak için kullandığım da oluyor, tek başına göz kapağında da seviyorum.

-----------------
Geçen yaz bu paletle makyajlar yaptım ama yazmayı hep ertelediğim için fotoğraflarını çekmemişim. Hatta Deluxe Eyeshadow Box gelince, iyice bir kenara atıldı. Dolayısıyla, göz makyajlarını bu sefer paylaşamıyorum; belki daha sonra kullandıkça yeniden buraya eklerim... kusura bakmayın.

Bir kaç renk dışında aslında çok da sevdiğim bir palet olmadı; Sin, Chopper ve Smog hatrına elimde tutuyorum diyebilirim...

Sizin böyle alıp pişman olduğunuz ürünleriniz var mı?







Jo Malone Mağaza Turu ve Peony&Blush Suede Cologne


28 Nisan 2014 Pazartesi

Next Level AVM'nin düzenlediği etkinlikte Jo Malone'u gezme şansımız olmuştu; hatta el-kol masajı şansını bile yakalamıştım. Ancak o kadar kalabalık bir ekiptik ki, koku kombinleme sanatı ve diğer ürünlerini daha yakından incelemek için bizim kızlarla bir randevu alıp yeniden bir mağaza turu yaptık. Bizi güler yüzleriyle Güler Hnaım ve mağaza müdürü Murat Bey karşıladılar.


Daha önce de yazdığım gibi, Jo Malone safkan bir İngiliz markası ve hem tasarımlarında hem de mağaza düzeninde bunu hissettiriyor. Son derece asil ve sade. Daha önce yabancı bloglarda okuduğumda da bayılırdım, şimdi de Next Level'a her girdiğimde bu mağazaya uğramaya bayılıyorum. 

Jo Malone'da yalnızca parfüm değil, çeşitli ürün grupları mevcut: vücut losyonları, vücut yağları, mumlar, oda kokuları, çarşaf kokuları, peeling, el ve vücut jelleri, dudak kremleri... kısacası, kendinizi şımartmak için herşey! 

Kokular ve Vücut Losyonları

Murat Bey öncelikle bize Jo Malone felsefesi ve kokularıyla ilgili bilgiler verdi. Jo Malone kokularının öne çıkan yanı, net ve az içerikli olması. Bu yüzden de mağazada "koku silici" olarak bilinen kahveye gerek duymuyorlar. Gerçekten de, neredeyse 20'nin üzerinde koku kokladık, en son kokladığımızı bile çok net ayırabiliyorduk. Bu kadar burnu yormayan bir koku ailesi görmemiştim hiç. Ayrıca, kokular unisex. Yani, hem erkeklere hem de bayanlara hitap ediyor.

Jo Malone'da parfumler normal ve intense olarak ikiye ayrılıyor. Limonlu, çiçeksi, meyveli, hafif çiçeksi, baharatlı, odunsu kokular normal parfümlerin koku ailelerini oluşturuyor. Intense kokuların içerikleri ise daha özel: amber, paçuli, musk, bergamot, safran gibi daha sofistike içerikleri bulunuyor. Kokuları tek tek kullanabileceğiniz gibi, üst üste sıkarak kendinize özel kokunuzu yaratmanız mümkün!

Murat Bey bize koku kombinliyor...

Bu noktada Murat Bey bizimle epey bir koku kombinasyonu oluşturdu. Arayıp da bulamadığımız kokuları yaratmaya çalıştık. Gece, gündüz, spor ya da şık bir kıyafetle nasıl kokuları kullanabiliriz ya da kombinleyebiliriz bunları öğrendik. Merak ettiğimiz kombinasyonları denedik. Meyveli kokuları odunsu ya da baharatlı kokularla birleştirip sofistike kokular ortaya çıkardık. Ben mesela limonlu, taze kokuları çok severim. Normalde de bu tür kokuları kullanırım. Ama bu kadar hafif kokular gece için ya da daha ciddi ortamlarda hafif kaçıyor. Murat Bey Orange Blossom'ın üstüne Dark Amber&Ginger Lily sıkarak tam benlik ve sofistike bir koku yarattı! 



Mağazadan çıkmadan önce de, ikili takım olup birbirimizde görmeyi hayal ettiğimiz kokuları kombinleyerek arkadaşımıza uyguladık. Epey riskliydi, ama son derece eğlenceli bir aktiviteye dönüştü. Biz Gözde ile ekip olduk; ben onda hem biraz taze hem de sofistike bir koku görmek istediğim için French Lime Blossom ile intense parfümlerden Iris & White Musk kokusunu kombinledim. Neyse ki Gözde kokusunu sevdi! Gözde de bende White Jasmine & Mint ile Wild Bluebell görmek istemiş. Ben de seçimine bayıldım! 

Kokuları yalnızca birbirleriyle değil, vücut losyonlarıyla da kombinledik. Aslında bu nokta en güzel el-kol masajında ortaya çıktı. Wild Fig & Casis kokulu vücut jeliyle ellerim yıkandı. Daha sonra bende de olan Blackberry & Bay kokulu vücut losyonuyla ellerime ve kollarıma masaj yapıldı. Üstüne de Nectarine Blossom & Honey parfüm sıkıldı. Özellikle bu sonuncun kokusu muhteşem. Wild Fig & Casis ise tam yazları incir ağaçlarından yayılan kokunun aynısı! Bu üç koku bir arada tenimde nefis durdu ve çok bana özel bir kombinasyon yarattı!


Hepimize el kol masajı yapıldıktan ve hepimiz ayrı ayrı mest olduktan sonra diğer ürünlere de göz attık. Örneğin nefis bir peeling var Jo Malone'da, Vitamine E Body Treatment Scrub! Her birimiz ayrı ayrı denedik ve hayran olduk. Hatta yakın zamanda sevgili Audrey bahsetti blogunda, gerçekten methettiği kadar var...

Bu arada, peeling ve bronzlaşmak ile ilgili yaz için bir not: Daha kolay ve düzgün bronzlaşmak için tatile gitmeden bir ay önce haftada 2-3 kez peeling ile teninizi tamamen temizleyerek bronzlaşmaya hazırlayabilirmişsiniz. Benim gibi çok zor bronzlaşanlar için peeling dışındaki önerileri ise, ilk 5 gün çok yüksek koruma faktörlü ve fiziksel filtre içeren güneş ürünleriyle korunmak, daha sonra koruma faktörünü düşürüp bir süre devam etmek, ve son iki gün de düşük koruma faktörlü ürünleri sık sık tazeleyerek bronzlaşmak. Ancak, düşük koruma faktörlü ürün kullanırken, güneşte en fazla 10 dakika geçirip sonrasında gölgede durmamızı önerdi Murat Bey.

ayrıca el yapımı mumlarını da kokladık. Mağazayı muhteşem bir koku sardı. El yapımı mumların üst yüzeylerinin terlediğinden bahsetti Murat Bey, sizin de aklınızda olsun! Ayrıca, mumu yaktıktan sonra, tüm yüzeyi erimeden söndürmememiz gerektiğini, yoksa fitilin kaybolacağından da bahsetti.


Jo Malone'un oda ve iç mekan kokuları da bir harika. Tam yeni serilmiş çarşaf kokusu gibi kokan bir spreyleri var mesela, nevresimlere sıkmak için. Ya da, içinde 7 bambu çubuk olan difüzörler. Kokular çok net ve sade olduğu için astım ya da migren hastalarına bile rahatsızlık vermeyeceğini ifade etti Murat Bey. 

Oda ve iç mekan kokuları

Ben bu turdan elim boş çıkmayacağımı biliyordum! Bendeki Blackberry & Bay'in keskin meyve kokusunu hafifletmek için bir koku almak aklımdaydı. Wild Fig & Casis ve Peony & Blush Suede ile kombinasyonu denedikten sonra Peony & Blush Suede'i almaya karar verdim.


Peony & Blush Suede harika bir şakayık kokusu. Alt notalarında kırmızı elma, yasemin, şebboy ve gül de var. Blackberry & Bay'i çok güzel yumuşatıyor ve ikisi bir arada hem meyveli hem de çiçeksi, gece değilse de, gündüz nispeten ciddi ortamlarda kullanılabilecek kadar şık bir koku oluşturuyor. 30 mL parfümün fiyatı 140 TL. 


Bu güzel gün ve ilgileri için Güler Haanım ve Murat Bey'e çok teşekkür ederiz. Herkesi mağazaya el-kol masajı yaptırmaya ve Jo Malone kokularının büyülü dünyasını keşfetmeye davet ettiklerini de yazmadan geçmeyeyim!

L'Arc-en-ciel, Murat Bey, Kardelen Blog, FrancescaLa, Dörtdörtlük Blog

Mutlu haftalar!!!!









Pure Beauty CC Cream


27 Nisan 2014 Pazar

Pure Beauty CC Cream Watson'sın Kadınlar Günü kutusundan çıkmıştı. Öncelikle Watson'sa çok teşekkürler. Ben bir süre açmadım; bayatlamasın diye; sonra baktım yorumları çok iyi, dayanamayıp denedim...


CC Cream'in açılımını herkes biliyor sanırım; Türkçe meali renk düzenleyici krem demek... Kapatıcılıktan ziyade ciltteki renk eşitsizliklerini dengelemeyi hedefleyen ürünler. Pure Beauty'nin de iddiası bu yönde. Üstelik, 30 GKF içeriyor ki yaz ayları için de çok uygun bir koruma. 


Bu CC kremin iki rengi var: Ivory ve Natural. Bana gelen rengi Natural; belki kendim denesem Ivory rengini alırdım; ama bu renk de ciltle güzel bütünleşiyor. Bir CC kreme göre kapatıcı buldum; çenemdeki kırmızı izleri tamamen kapatmayı başardı. Ağırlık yapmayan ve aydınlık görünüm veren bir ürün. Ambalajı sayesinde de israf etmeden ürün almak mümkün.


Bu CC krem ciltte aydınlık ve hatta parlak bir sonuç veriyor; mat değil. Hatta benim kuru cildimde fazla bile parladığını söyleyebilirim. Açıkçası, daha satenimsi bir görünümü tercih ederdim. Cildim kuru olduğu halde pudra ile kullanma ihtiyacı hissediyorum. Aşağıdaki fotoğraflar umarım yansıtabilmiştir. Bu çekimlerde pudra kullanmadım ve Real Techniques Expert Face Brush kullanarak uyguladım. Yazıldığı gibi elle uyguladığımda sonuç çok daha parlak oldu çünkü Kalıcılığı ise fena değil, akşama kadar ciltten kaybolmuyor. Ama T Bölgesinde parlama kaçınılmaz...


Parlak görünüm seviyorsanız Pure Beauty CC Krem'i Watson's mağazalarından alabilirsiniz. Fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 20 TL civarı olmalı.

Mutlu pazarlar...







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.