Ocak 2016 / L'Arc-en-ciel

Lush Cleanser/Scrub (Temizleyici) -Let the Good Times Roll


29 Ocak 2016 Cuma

Londra seyahatim sırasında Lush'tan aldığım ikinci ürün ise Let the Good Times Roll isimli temizleyici idi. Yine pütürlü kısımları olan kuru-karma cildimi hem o ölü derilerden arındıracak, hem de zorlamadan temizleyecek, nemlendirecek bir temizleyici önerisi olarak mağazadaki tatlı kız önerdi.


Let the Good Times Roll aslında günlük bir temizleyici değil, bir scrub. Katı formda ve kullanmadan önce avucunuza alıp bir miktar suyla karıştırarak püre haline getirmeniz gerekiyor. Daha sonra yüzünüze masaj yaparak dairesel hareketlerle uyguluyor ve ılık suyla temizliyorsunuz. 


İçindeki darı unu cildi nazikçe ölü deriden arındırırken, polenta cilde mineral ve vitamin depoluyor, mısır yağı cildi besliyor, tarçın da cildi ısıtıp duyuları harekete geçiriyor. Gerçekten bu temizleyici de öyle güzel kokuyor ki size anlatamam. Ben haftada iki kez, Oatifix'ten önce kullanıyorum (bu ara kür gibi uygulamam gerekti ve iki seferde burun etrafımdaki kuruluğu giderdi bu ikisi). Cildimi çok güzel arındırıp, çok çok iyi bir biçimde nemlendiriyor. Sevmediğim yanı, taneciklerinin biraz sert olması. Ama, benim cildim hassas olduğu halde kızarıklığa yol açmadı. 


Yine ülkemizde bulunmadığı için üzülerek kullansam da, gramajının daha fazla ve kullanım süresinin daha uzun olması nedeniyle biraz daha içim rahat. Ulaşma şansım olsa muhtemelen bitince yeniden alırdım. 100 gr ürünün fiyatı 6,95 Pound.


Böylece Lush yazılarımın sonuna geldim; umarım, yeniden kavuşma şansım olur da burada daha çok üründen bahsedebilirim.







Barbizon Ankara'da Matrix Biolage ile Yeni Yıl Daveti


28 Ocak 2016 Perşembe

Aralık ayının son günlerinde Ankara Ümitköy'deki Barbizon'da Matrix Biolage'ın tanıtımına davetliydik. Barbizon, içinde lezzetli pasta/börekler de servis edilen şirin bir cafesi olan bir bakım/güzellik salonu, kuaför. 2011 yılından beri hizmet veren, 4. yılını kutlayan bu güzel mekanın sahibesi Deniz Hanım, aynı zamanda Oi Arte ayakkabılarının da sahibesi. Barbizon adını, Fransa'nın şirin bir kasabasından, aynı zamanda da Deniz Hanım'ın etkilendiği bir sanat akımından alıyor. 


Ben ilk defa gittiğim bu mekanın sıcak ortamına, ikramlarına ve çalışanlarının sıcaklığına bayıldım! Evim yakın olsa, yalnızca güzelleşmek için değil, kış bahçesinde çayımı içmek, yazın güzel bahçelerinde, yeşillikler arasında sohbet etmek için bile sık sık giderdim!


Matrix Biolage ürünlerinin tanıtımı da Barbizon'un nefis kış bahçesinde, yeni yıl temasına uygun dekorasyonu eşliğinde, L'Oreal'in CEO'su Emine Akat Hanım ve Barbizon'un tatlı sahibesi Deniz Hanım'ın ortak organizasyonu ile gerçekleşti. Matrix Biolage profesyonel bir saç bakım ürünleri grubu ve 2000 yılından beri Türkiye piyasasında. Markayı bize Dilşad Hanım ve Serkan Bey tanıttılar. 


Markanın iddialı ürünleri arasında HydraSource Şampuan ve saç kremleri, Volume Builder Hacim Verici Saç Köpüğü ve Oil Wonders Amazonian Murumuru Oil bulunuyor. Matrix ürünlerinin farklı yanının ilk kullanımdan itibaren etkili ve sonuç veren ürünler olduğu da bize verilen bilgiler arasındaydı.

Ben de bu etkinlikte bize hediye edilen ürünleri geçtiğimiz ay boyunca denedim. Öncelikle belirtmeliyim ki, benim saçlarım oldukça kuru, perma ve boya işlemi görmüş, ince telli (hacimsiz) türden. 


HydraSource serisinin şampuan ve saç kreminden ümitliydim; ancak, benim saçlarıma pek yeterli gelmedi bu ikili. Bir de, sülfat içeren şampuanlar benim saçımı sertleştiriyor. Bu yüzden, bir süre kullandıktan sonra, ikinci bir gözün de inceleyebilmesi için anneme hediye ettim. Onun yorumlarını da zamanı gelince sizlerle paylaşacağım.

Volume Builder köpüğü ise hacim olarak epey sevdim; fakat, her hacim köpüğü gibi saçı biraz sertleştirdiğini fark ettim. Ama, saçın şeklini ve hacmini koruma konusunda başarılı buldum.


Oil Wonders Amazonian Murumuru Oil ise saça banyodan önce bakım amaçlı, banyoda yumuşatıcı olarak ya da kurutmadan önce/sonra kullanılabilen çok işlevli bir yağ. Saçın elektriklenmesini 72 saat boyunca kontrol altında tutabildiği belirtilmiş. Ben banyodan önce bakım amaçlı ve kurutmadan önce şekillendirme, elektriklenmeyi kontrol amaçlı kullandım. Güzel, hafif bir yağ. Saçınız kuruyken de kullansanız saçı yağlandırmıyor, hacmini söndürmüyor. Elektriklenmeyi de kontrol altında tutuyor (ama 72 saati gözlemleyemedim). Bana çok mucizevi bir yağ gibi gelmese de, saçı çabuk yağlanan ama elektriklenme sorunundan şikayetçi olanlara uygun olabilir diye düşünüyorum.

Bu güzel davet ve Matrix ürünlerini deneme fırsatı için sevgili Deniz Hanım'a ve tatlı arkadaşım Burcu'ya bir kez daha çok çok teşekkür ediyorum! 









Haftalık/Aylık Makyaj Çantamda Ne Var?


27 Ocak 2016 Çarşamba

Geçenlerde Instagram'da sevgili Mor Menekşe 2016'da bitirmek istediğiniz ürünler ne diye sorduğunda elimdekileri bir gözden geçirip bitirmek istediklerimi paylaşmıştım (TIKTIK). Sonra, bitirmenin en kolay yolunun sürekli gözünün önünde bulundurarak kullanmak olduğunu hatırladım. Bununla birlikte bir de, göz makyajımı yaptıktan sonra ten makyajımı yetiştiremeyip hep arabada yaptığımı göz önünde bulundurarak, kendime bir makyaj çantası oluşturmaya karar verdim! Böylece hem daha hızlı ve pratik makyaj yapabileceğimi, hem de ürünleri daha kolay azaltabileceğimi düşünüyorum... özel günlerde ise seçimlerimi değiştirme hakkı tanıdım kendime :)

İlk haftanın, aslında muhtemelen ilk ayın seçimleri ise...


Öncelikle fondöten olarak bu sene yaza kadar elimdeki Make Up Forever Ultra HD, Maybelline Dream Wonder Nude ve Bourjois Healthy Mix'i bitirmek istiyorum. Dolayısıyla, bu üçünü dönüşümlü olarak (her hafta biri) kullanacağım. Bu hafta hava çok soğuk olduğu için çantaya ilk giren Bourjois Healthy Mix oldu. Ah bu fondötenin duruşuna bayılıyorum! Bitince bir şekilde yeniden almam lazım! 

Kapatıcı olarak ise YSL Touche Eclat'yı pek seviyorum bu ara, sürekli onu kullanıyorum. Elimde bir tane daha var; ama o, acil durumlar için çantamda taşıdığım... bitmese daha iyi!

NARS Light Reflecting Translucent Setting Powder'ı önce çok severek kullanmış, sonra etkisini yitirdiğini düşünüp YSL Souffle D'Eclat toz pudraya geçmiştim ki Duygu Özaslan'ın videosunda kuru makyaj süngeriyle makyajını sabitlediğini gördüm. Ben hep fırçayla kullanıyordum, hata! Makyaj süngeriyle harika bir sonuç aldım! Kapatıcım silinmiyor, çizgilere dolmuyor, mis gibi duruyor!!! Fondöten de yüzümde daha uzun süre kalıyor. Muhteşem oldu bu iş!

Allık olarak ise pembe-mürdüm makyajlar için Chanel Inspiration, şeftali-kahve tonlu makyajlar içinde MAC Peaches bitmeye en yakın adaylar olarak çantada yerlerini aldılar. İkisinin de duruşunu özlemişim, doya doya kullanırım artık. 

Rimel olarak minilerden Benefit Roller Lash'i çantaya attım. Bendeki rimelin mi kıvamı kuru bilmiyorum; ama, azıcık daha sıvı kıvamlı olsa, gerçekten efsane bir rimel olabilirdi. Ban aşimdilik günlük kullanım için yetiyor. Kaş maskarası olaraksa Anastasia Beverly Hills Clear Brow Gel bitene kadar benimle. 

Bitirmek istediğim üç ruju da çantaya ekledim: dudak rengi ruj tercihim NARS Dolce Vita, mürdüm/pembe tonlu ruj tercihim MAC Plumful ve şeftali tonlu ruj tercihim ise Bobbi Brown Coral Pink oldu. Aslında Bobbi Brown fazla şeffaf, fazla yazlık; ama, o kadar az kaldı ki, bitireyim de üstümden yük kalksın diyorum. Plumful çok güzel bir renk, ama sanki bozulmaya yüz tuttu gibi geldi, o da bitsin. Dolce Vita'yı ise çok seviyorum; ama sıra gelmiyor. Hakkını vermek istedim. Üç ruj da hiç kalıcı olmadığı için sık sık tazeliyorum, bitirmek için doğru tercih olmuş :)


Bazen evden çıkmadan parfüm sıkmayı unutuyorum; bu günler için yanıma bayıldığım Lancome Trésor -Midnight Rose'un şipşirin testerını aldım. Bu parfümün kokusu rüya gibi...

Fırçalar içinse ayrı bir çanta yaptım, Real Techniques fırça çantalarından birini kullandım. Çünkü ürünlerin konulduğu makyaj çantalarında formları çok bozuluyor. Fondötenler için Bobbi Brown Full Coverage Face Brush'ı aldım yanıma. Bu fırça gerçekten işini çok ama çok iyi yapıyor! Kontür/bronzer için kült olan NARS Ita'dan başkasını zaten pek kullanamıyorum. Çok zahmetsizce, mükemmel uygulama sağlıyor. Real Techniques Setting Brush'a aydınlatıcı uygularken çok alıştım. MAC 116 toz allıklar için süper, sevgili İnci'min hediyesi. Real Techniques Contour Brush ise krem allık uygularken en sevdiğim fırçalardan. Formunun da daha minik olması nedeniyle yanımda taşımak için bu fırçayı tercih ettim.

Göz altı kapatıcısını uygulamak ve üstünden transparan pudrayı geçmek içinse Beauty Blender'ı tercih ettim tabii ki.


Makyaj çantamı ise bir kaç haftada bir değiştirmek istiyorum, maksat hareket olsun :) Bu hafta Makeup Revolution'ın rose-gold çantasını seçtim. Tüm ürünleri ve Beauty Blender'ı rahat rahat aldı. 

Bakalım ürünleri ne kadar zamanda bitirip yerlerine yenilerini koyacağım ve bu yazıyı yenleyebileceğim? Bana bol şans! Peki sizin bitirmek istediğiniz ürünler var mı? 







Charlotte Tilbury Colour Chameleon Colour Morhping Eye Shadow Pencil // Renk Değiştirici Kalem Far -Amber Haze


26 Ocak 2016 Salı

Charlotte Tilbury'den seçtiğim ikinci far ise değişik göz renklerine ve gece ya da gündüz kullanımına göre farklı tonlarda tasarlanmış, göz rengini değişime uğrattığı iddiasında olan Colour Chameleon Colour Morphing Eyeshadow Pencil/kalem farların Amber Haze rengi oldu. 


Colour Chameleon kalem farlar sentetik safir tozuyla zenginleştirilmiş ve 10 saat kalıcılık iddiasında olan ürünler. Yumuşacık ve gözde yağ gibi kayan bir yapısı var. İçerdikleri safir tozu nedeniyle göz içine sürülmesi tavsiye edilmiyor. 


Kahverengi, mavi, yeşil ve ela gözlerin her biri için gündüz ve gece kullanımına uygun 8 farklı renk seçeneği mevcut. Benim elim daha pembe tonlu bir fara gitse de, makyaj artistinin önerisiyle kahverengi gözler içi olan ve aslında "gece kullanımı" için tasarlanmış Amber Haze'i aldım. İyi ki de öyle yapmışım. 


Amber Haze tam bir kehribar rengi. İçinde minik ışıltıları var; ama bu ışıltılar asla hiçbir yere bulaşmıyor. Ürün göz kapağına uyguladıktan sonra 30 saniye içinde sabitleniyor. bu arada dağıtma işlemlerini yapmanız lazım. Ama bazsız kalıcılığı bende 10 saati bulmadı ne yazık ki. 4-5 saat sonra çizgilenmeye ve rengi solmaya başlamıştı. Dolayısıyla, bu ürünü hep altına baz uygulayarak kullanıyorum. 


Farın kirpik dibine kalın bir hat çekip parmakla ya da karıştırma fırçasıyla yukarı ve gözün dış kısmına doğru uygulanması öneriliyor (Video için TIKTIK). Gece makyajı için kalemi alt kirpik dibine yayıp, dumanlı bir görünüm elde edebilirsiniz. Benim için açıkçası bu renk gündüz de rahatlıkla kullanılabilecek bir ton. Aynen belirtildiği gibi, kirpik dibime kalın bir hat çekip dağıtıyorum. Daha sonra gözün dış kısmına biraz daha uygulayıp daha az dağıtarak azıcık daha gölgeli bir görünüm elde ediyorum. Alt kiprik dibine de uygulayıp dağıtarak görünümünü tamamlıyorum. Bu renge en çok acı kahve kalem ve bol rimel yakışıyor. Aşağıdaki fotoğraflarda Sephora'nın Tiramisu rengi kalemini kirpik dibine kalınca sürüp bir kalem fırça ile dağıttım. Göz içine de aynı kalemi uyguladım. Bu kadar uğraşmak istemediğim günlerde ise kalemi rastgele sürüp parmaklarımla dağıtıyorum ve bol rimelle makyajı bitiriyorum. Renk zaten kendini her şekilde belli ediyor...



Charlotte Tilbury Colour Chameleon Eyeshadow Pencil/kalem farların satış fiyatı 19 Pound. Yine ülkemizde bulunmuyor; ama, sitesindeki swatchlar oldukça başarılı, çok beğenenler arkadaş, eş-dost vasıtasıyla sahip olabilirler diyorum :)







True Eco Beyond // Alice in Wonderland Koleksiyonu


25 Ocak 2016 Pazartesi

Geçtiğimiz cumartesi günü kızlarla yine sevdiğimiz Kore kozmetiği markası Beyond'daydık (bir önceki Beyond yazısı için TIKTIK). Bu sefer Demet Hanım bizi yeni makyaj koleksiyonu Alice in Wonderland'i tanıtmak için mağazaya davet etti. Biz de seve seve davete icabet ettik. 


Alice in Wonderland bir renkli kozmetik serisi; cilt bakımı olarak yalnızca el kremi grubu mevcut. Koleksiyonun Türkiye'ye gelen kısmında sıkıştırılmış pigment farlar, yağ formunda dudak mürekkepleri (lip oil stain), krem allıklar ve bir de üçlü oje seti yer alıyor. Ama sanırım Kore'de cushion BB kremi de varmış... Serinin ambalajları beyaz üzerine Alice Harikalar Diyarında çizgi filminin nefis görsellerini taşıyor. Ambalajın tatlılığına karşı koymak imkansız!!!

Alice in Wonderland'e genel bakış...

Seride öncelikle dikkatimizi çeken, farklı yapısıyla Glow Oil Tint (yağlı dudak mürekkebi) oldu. Bu sene neredeyse bütün kozmetik firmaları (örn. Clarins, YSL, Tom Ford) yağ formunda, ama rengi dudağa sabitlenen dudak parlatıcılarını piyasaya sürdüler. Beyond bu konsepti bir adım ileriye taşıyarak, parlatıcının rengini dudak ısısına ve rengine uyumlu olarak değişen türden yapmış. Biri şeffaf olmak üzere 5 renkten oluşan Glow Oil Tint'lerin 02 numarası şeftalı alt tonlu, 03-04-05 ise sırayla koyulaşan pembe tonları. Ben renk olarak en çok 02 numarasını sevdim. Glow Oil Tintlerin kalp formlu sünger fırçalı bir aplikatörü mevcut. Ambalajları ultra şirin, kupa ası figürleri mevcut üstünde. İlk uyguladığınızda dudağınıza hafif yapılı bir yağ sürüyorsunuz gibi geliyor. Renk yavaş yavaş oturuyor. Şaşırtıcı biçimde bu yağ dudakta çok konforlu ve bulaşma yapmıyor, dudağı nemli tutuyor ve bakımlı gösteriyor. Rengi de ciddi biçimde kalıcı. Ben 10-15 dakika sonra üstüne mat bir ruj sürdüm. O kadar güzel oldu ki. Dudaklarım yumuşamış olduğu için ruj çok daha pürüzsüz durdu ve yağın etkisi 1 saat sonra bile ik sürdüğümdeki gibiydi (üstelik kahve de içtim o arada). Şimdi keşke şeffaf renkli olanı bakım ürünü olarak bu kuppkuru dudaklarıma hediye etseymişim diyorum. Fiyatı 49 TL.


Glow Oil Tintleri inceledikten sonra hemen yanındaki standda duran nefis üçlü mavi oje setine (Glow Gradation Set) takıldı gözümüz. Serideki tek oje seti bu, ve biri mat, diğer ikisi simli ve pullu olmak üzere üç minik oje, Alice in Wonderland temalı tırnak stickerları ve french manikür için maniküt bantlarından oluşuyor. Sete bayıldım; ama, mavi rengi ojede pek tercih etmediğim için pas geçtim. Normalde üçlü oje setlerinin fiyatları 39 TL; koleksiyon ürünü olduğu için belki bir tık daha pahalı olabilir bu üçlü de...


Bu standın arka tarafında ise bizi sıkıştırılmış pigmentler, krem allıklar ve el kremleri karşıladı. Özellikle sıkıştırılmış pigmentler (Glow Cream Shadow) ve ışıltıları hepimizin bir anda ilgisini çekiverdi! Toplamda 8 renk sıkıştırılmış pigmentin her biri kremsi yapıda, renklerini çok iyi veriyor ve tam ışıltı bombası...Hepimiz özellikle, bej içinde hafif pembe yansımaları ve ışıltıları olan 02 numaralı Orange Blast pigmente bayıldık! Ben ayrıca kehribar ve altın rengi ışıltılı pigmentleri de çok sevdim!! Galiba onların da numaraları 05 ve 06 idi... Sıkıştırılmış pigmentlerin fiyatları 49 TL. 


Serinin el kremlerinin (Glow Hand Cream) de ambalajları pek şirin ve 4 değişik çeşidi var. Narenciye, çiçek, meyve ya da pudra kokulu çeşitlerinden birini tercih edebilirsiniz. Şu anda indirimde ve 29 TL'den satılıyor. 


Ve son olarak da krem allıklar Glow Lip&Cheek'i inceledik. Adından da anlaşılabileceği gibi, hem dudaklarda hem de yanaklarda kullanılabilen, tamamen kremsi ve parlak yapıda 4 renk seçeneği bulunuyor. Yapıları çok kremsi olduğu için kalıcılıklarını kestirmek zor; ama, dağıtılmalarının kolay olduğunu söyleyebilirim. En açık pembesi hariç diğer üç rengini de sevdim. Özellikle gül kurusuna çalan tonu çok hoş. Ne yazık ki bu ürünlerin fiyatını sormayı unuttum; öğrendiğim zaman yazıyı güncelleyeceğim... 


Bu güzel koleksiyonla birlikte, hazır mağazaya gelmişken diğer makyaj ve cilt bakım ürünlerini de yeniden inceledik. Ben her gün gelsem bıkmam buradan sanırım! Bu sefer eşimin siparişi üzerine saç ürünlerine daha fazla vakit ayırdım. 

Saç derisini arındırmak ve rahatlatmak için... Eşimin favorisi (fiyatı 109 TL)!


Saç tellerini onarıcı ve saç çıkarmaya yardımcı seri

Saç ürünleri dışında ben bir de ojelere takıldım yine. Özellikle aşağıdaki üçlü oje seti beni benden aldı; kasaya kadar götürdüm ama sınırlı üretim olmadığı için bir sonraki sefer alınmak üzere rafa geri bıraktım. Fakat resmen aklım kaldı! Sanırım doğum günü istek listemde yerini alacak :)


Mağazadan ayrılmadan, eşimin siparişi olan Healing Force Professional Scalp Exfoliator'ı ve güzelliğine, pırıltısına dayanamayarak Alice in Wonderland koleksiyonundan Cream Glow Shadow 02 Orange Blast'ı aldım. Her iki ürünün de yazıları blogda olacak; özellikle, scalp exfoliator'ın uzun kullanımda etkisini çok merak ediyorum; kendisinden yana çok umutluyuz!


Mutlu haftalar diliyorum!







Rimmel London The Only 1 Rujlar -610 Cheeky Coral & 700 Naughty Nude


21 Ocak 2016 Perşembe

Rimmel London'ın rujlarını pek seviyorum; çıkan her serisini deneyesim geliyor. The Only 1 ruj serisini de merak ederken Watson's yılbaşı paketinden 610 Cheeky Coral rengi çıkınca çok sevindim (çok teşekkür ederim). Sonra yapısı hoşuma gidince, indirimden de 700 Naughty Nude rengini aldım. Bugün ikisini birden sizinle paylaşmak istiyorum. 


Rimmel London The Only 1 rujlar ince, siyah, ve "belinde" rujla aynı renk kuşaklarıyla satışa sunulmuş. Böyle ince formdaki ruj ambalajlarını ayrı bir seviyorum. Rujların kendisi de ince yapıda. Ambalajlar da sağlam.

The Only 1 rujlar sim ya da ışıltı içermeyen, renk olarak mat ama yapı olarak nemli duran, oldukça örtücü ve nemli yapıda olmalarına karşın şaşırtıcı derecede kalıcı ürünler. Dudağı kurutmuyor ve dudak kusurlarını belli etmiyor olmaları da cabası. 


610 Cheeky Coral rengi tam bir parlak mercan rengi. Çok opak, sürüldüğü anda rengini tam olarak veren bir ruj. Bileğimdeki swatchlarda tek bir kez uyguladım ürünü. Yüzü anında canlandırıyor ve gerçekten çok hoş duruyor. Tam bir yaz rengi olmakla birlikte, ben bu aralar boz kahveli makyaj yaptığımda da sürüyorum ve makyajın havasını anında değiştiriyor. 


700 Naughty Nude ise şimdiye kadar kullandığım en güzel nude/dudak rengi rujlardan. Pembe alttonlu olduğu için kendime yakıştırdığım bir ton. Cheeky Coral kadar opak olmasa da yine örtücü, daha nemli duruyor ve açık renk olmasına karşın dudak kusurlarını belli etmiyor. Her makyaja uyacağını düşündüğüm joker rujlardan. Çantamdan ayırmıyorum.


Geçen hafta dudağımda çıkan ve hala geçmeyen uçuk nedeniyle yakın plan duruşlarını paylaşamıyorum; ama, makyajla görünüşleri aşağıdaki gibi.

700 Naughty Nude

610 Cheeky Coral

Normal satış fiyatı 17,99 TL; ben %40 indirimle almıştım. Aklımda bir de en koyu rengi var, bu yapı ile o renk efsane olabilir diye düşünüyor ve Sevgililer Günü İndirimlerini bekliyorum! Sizin favori renginiz nedir bu seriden?







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.