Cilt Bakım Rutinim (Sabah): Kuru-Nemsiz Cildimi Nasıl Karmaya Çevirdim?


10 Ekim 2017 Salı

Bir süredir cildimden ve kullandığım ürünlerden çok memnunum. Ve tek tek ürün yazısı yazmaktan da biraz sıkıldığımı fark ettim... O yüzden biraz ara verip size cildime çok iyi gelen ürünlerden bahsetmek istedim! Bu rutini 1 aydan uzun süredir uyguluyorum ve eskiden oldukça kuru görünen yanaklarım şu an sağlıkla parlıyorlar. Çenemde ya da burun etrafımda da pullanma, kuruluk yaşamıyorum. Cildim de genel olarak bence ışıltılı duruyor.


Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)


Sabahları yüzümü yalnızca su ile yıkıyorum. Bu cildimin yağ dengesini korumak için yıllardır uyguladığım bir yöntem aslında. Temizleyicileri akşama bırakıyorum. Yüzümü yıkadıktan sonra Olivarrier Dual Moist Toning Lotion'u iki avucumda ısıtarak yüzüme tampon hareketlerle  (ellerimle) uyguluyorum. pH'sı 5,5 olan, alkolsüz ve içinde squalene ve hyalüronik asit bulunduran bu hafif kıvamlı losyon cildimi hem sonraki bakımlara hazırlıyor, hem de gerçekten çok iyi nem veriyor. Hatta bu losyonu Gothamista'nın "7 Skin Method"ı ile uyguladığımda, başka nemlendirici kullanmasam da oluyor! Bu adımdan sonra alnıma ve göz çevreme The Ordinary Argireline Solution 10% uyguluyorum. The Ordinary ürünleri için topluca bir inceleme yazısını daha sonra yazacağım; ama, argireline Lipotec firması tarafından geliştirilen ve ciltteki ince çizgileri gidermeye yönelik bir ürün. "Şişedeki Botox" olarak da bilinen bu solüsyonun 1 ayda etkisini göstermeye başladığı söyleniyor. Ben henüz 2 haftadır kullanıyorum; gözlemlerimi daha sonra yazacağım. Argireline'in emilmesini bekledikten sonra cildimi herhangi bir termal su ile ıslatıp (favorim Caudalie Grape Water; ancak burada temsili olarak Dermalogica Antioxidant Hydramist mevcut) The Ordinary Hyaluronic Acid 2% + B5 Serum'u tampon hareketlerle uyguluyorum. Bu serumu epey beğeniyorum ve bu ikinci şişem; ancak, bitince yerine muhtemelen Buffet olanı alacağım.


Göz çevrem için yaz ortasından beri Apivita Wine Elixir Eye&Lip Cream kullanıyorum. Üzüm özü içeren yaşlanma karşıtı bu göz çevresi kremi hiç nem vermiyor gibi gelse de baya baya yararını gördüm. Üstelik göz çevresini anında toparlıyor. Yazısını yazacağım umarım bir ara... Göz çevresini de nemlendirdikten sonra gündüz nemlendiricimi uyguluyorum. Son zamanlarda Atelier Rebul Gündüz Kremi'ni kullanıyorum ve verdiği nemden oldukça memnunum. Havalar biraz daha soğuyunca muhtemelen daha yoğun bir ürüne geçebilirim. Son olarak da mutlaka güneş koruyucu kullanıyorum. Bioderma Photoderm Max Aqua Fluid ise favorim!


Özellikle yazının ilk paragrafı zahmetli görünse de, ve pek çoğunuz eminim "ben bir krem sürüp geçiyorum" diyecekse de, o paragrafta yazanlar neme doymuş bir cildin temelini oluşturuyor. Ve nemsizlik yalnızca kuru ciltlerin sorunu değil; her cildin sorunu. Özellikle de Ankara gibi kuruluk seviyesi saçmalık boyutunda olan bir şehirde yaşıyorsanız... Kaliteli içerik ve doğru sırayla doğru ürün kullanımı gerçekten çok önemli. Hatta, bana önerileriniz olursa da seve seve okurum. O zaman, ikinci bölümde görüşmek üzere, esenkalın!








23 yorum

  1. güzel ürün tavsiyeleri aldım canım teşekkürler sevgiler;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yararlı olmasına sevindim Gülşah'cım, bende de sevgiler!

      Sil
  2. Başak'cım sanırım argireline serum adımı hariç, aynı sırayı izliyoruz ve gerçekten cildi nemli tutmak için bu sıralama işe yarıyor. Benim cildimi Biome Boost adam etmiş olsa da, cilt bakımının bir bütün olduğunu ve dişimizi nasıl düzenli fırçalıyorsak, bunu da öyle alışkanlık haline getirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Hala güneş kremini yazın plajda ilk iki gün sürülecek bir şey sananlar var ne yazık ki!
    Ordinary ürünlerinden ben de kardeşime aldıracağım, sanırım yeni yıla kavuşmuş olurum. Bu rutinin cildine iyi gelmiş olmasına çok sevindim ve yazı da bence yol gösterici olmuş. Benim bunları yapmaya vaktim yok diyenler de olacaktır ancak, toplamda 15 dakika ayırmak gerçekten yeterli oluyor.
    Ellerine sağlık canım. Çok öperim <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blana'cım, Ordinary ürünleri gerçekten fiyatlarının çok üzerinde performans gösteren, çok hedefe yönelik ürünler ve kullanmaya başladığın zaman bırakamayacaksın :) Yazıyı beğenmene de çok çok sevindim! Ve aynen: 15 dakikadan daha fazla sürmüyor bu adımlar ve iki çocukla ben yapaibliyorsam, herkes yapabilir :)))

      Sil
  3. Benim cildim eskiden aşırı kuruydu ilk hamileliğimden sonra karma oldu ikinci hamileliğim sırasında kuruya döndü şimdi yine kuru ama eskisi gibi değil.
    Zaten enterasan biriyim yüzüm kuru-karma saçlarım yağlı vücudum aşırı kuru hatta kışın kuruluktan kaşınır kısaca ortaya karışık birim.:D
    Yazının devamını merakla bekliyorum tatlım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşe'cim, gebeliklerde benim cildim de toptan sapıttı! ama nemsizlik konusu baki kaldı. Neyse ki toparladım gibi şimdi :) Devamı gün aşırı gelecek ^_^ sevgiler!

      Sil
  4. kURULUKTAN DERT YANA YANA SONUNDA DEĞİŞTİRDİN CİLT TİPİNİ BRAVO VALLA BAŞAK'CIM.:) DİĞER CİLT BAKIM RUTİNLERİNİ MERAKLA BEKLİYORUM.sEVGİLER:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha aynen Selinay ya, yalnızca şikayet etmiyorum; icraatta da bulunuyorum gördüğün gibi :)))) Öptüm!

      Sil
  5. Harika bir yazı olmuş Başakçım, bu ara Ankarada yaşayan herkesin sıklıkla karşılaştığı problem işte ne yazık ki.
    Ama cildini karmaya çevirebilmen harika, diğer yazını da okuyacağım hemen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlknur'cum, yazıyı beğenmene sevindim. Devamı gün aşırı gelecek ^_^ sevgiler canım!

      Sil
  6. Başakcım o wine elixir'i çok merak ettim ama apivita markası Türkiye'de yok sanırım.. benim de cildim yaz aylarında baya baya yağlıyken havaların normale dönmesi ile normale döndü tabi bunda yazın düzenli kullanamadığım kremlerimi şimdi kullanmamın da etkisi var:-))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İrem'cim, Apivita Türkiye'de yok ne yazık ki; ben Selanik'e gittiğimde almıştım. Gerçekten çok güzel bir krem ve bitmek üzere, çok üzülüyorum... valla cilde yatırım yaparsan sonucunu görüyorsun. Ben bir ara her firmadan geleni dan dun kullanıyordum, perişan olmuştum tabii. Şimdi sıralarını bekliyorlar kuzu kuzu. Kaliteli ürünleri düzenli kullanmanın yararı çok büyük. Öptüm çok!

      Sil
  7. Başakcım, şahane bir yazı olmuş! Ben de önümüzdeki ay cilt bakım ürünlerim ve adımlarım oturunca benzer bir yazıyı hazırlamayı planlıyorum; seninki de çok ilham verdi oldu. Evet çok adım var gibi görünse de sonbahar ve kış aylarında gerçekten cildi kurtaran ve toparlayan yegane yol bu. Şu günlerde rutinimi yavaş yavaş otururken fark ettiğim en önemli şey ise bu adımları yavaş yavaş eklemek; hepsini bir anda kullanınca cildim reaksiyon verdi benim. O yüzden her hafta yeni bir adımla tanıştırıyorum ki yabanilik etmesin 😂
    Diğer yazıları da sabırsızlıkla bekliyorum,
    Çok öpüyorum!
    Zeynuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeynuş'um, yazıyı beğenmene çok sevindim! Ya evet senin cildin çok daha hassas bana göre; ne güzel yol bulmuşsun! Senin rutin yazını da ben merakla bekliyor olacağım! Öptüm çok!

      Sil
  8. Her cildin istediği / ihtiyaç duyduğu ürünler farklı olsa da; kendine bir düzen oturtmuş olmanı tebrik ediyorum. Çünkü maalesef hâlâ makyajla uyuyan, sabah yüzünü dahi yıkamadan bir kat daha fondöten süren insanları görünce çıldırıyorum... Caudalie Grape Water ve Bioderma Photoderm Max Aqua Fluid gerçekten çok başarılı ürünler. Ben de bir rutin yazısı yazmak istiyorum ama bir türlü başarılı bir gündüz nemlendiricisi bulamadım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Makyaj Laboratuvarı, tabii haklısın her cildin ihtiyaçları konusunda. Zaten buradaki markaları temsili yazdığım anlaşılıyordur; ama, cildi benimkine benzeyenler varsa da yararlanabilirler diye düşündüm. Marka olmasa da, ürün türü ve kullanım sırası&biçimi yararlı olabilir.
      Açıkçası, burada bahsettiğim gündüz kremi benim için de "budur" diyebileceğim ürün değil; ama, seviyorum. Bir de, temeli sağlam kurunca, nemlendirici o kadar da önemli olmamaya başlıyor (ya da bende öyle oldu). Sevgiler!

      Sil
  9. Bana iyi fikir verdin. Kalktığımda ben de tonice başlıycam. Genelde maske sonrası kullanıyordum tonikleri. İyi canlılık ve parlaklık veriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yararlı olmasına sevindim Nilgün'cüm, tonik benim vazgeçilmezim :) Öptüm çok!

      Sil
  10. Tek bir krem sürüp de yeterli olduğunu düşünenlerden olmayı çok isterdim :))) Adımlarımızı birebir aynı olmasa da benzer aşamalardan geçiyor bakım rutinimiz.. Dediğin gibi Ankara'nın şanına yakışır bir cilt bakım rutini olmuş bu :)
    Kocaman öpüyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gül'cüm, tabii herkes birbirinin kopyası değil; ama cilde iyi geleni bilip yapmak önemli :) Haha ve evet ya, Ankara'ya yakıştı bence de :D Öperim!

      Sil
  11. Benim cildim yağlıya dönük karma, yine de bu yazı dizisi kulağıma küpe oldu :) Sabahları neden temizleyici kullanmadığınızı açıklayabilir misiniz biraz daha? Doktor tavsiyesi mi? İlk defa duyuyorum ben de uygulayabilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mademoiselle, doktor tavsiyesi değil ama bir kaynakta okumuştum. Sabah-akşam cildi temizleyici bir madde ile temizlemenin aslında ciltte olması gereken yağı da aldığını, bu nedenle sebum salgısını arttırdığını yazıyordu. Aslında mantıklı; orada bulunması gereken yağı da temizlediğinde, cilt kendi ürettiğini yeterli görmeyip daha fazla salgılamaya başlayacak. Bu nedenle yalnızca geceleri yüzümde gün boyu biriken kir temizlensin diye yüzümü temizleyicilerle yıkıyorum. Sabah ise gece boyu yapılan bakımdan kalanları tamamen temizlemiyorum ki cilt yararlanmaya devam etsin :) sevgiler!

      Sil
    2. mantıklı, deneyeceğim :) teşekkürler <3

      Sil

"Yapıcı" olduğu sürece her türlü eleştiriye açığım. Yalnızca beğeninizi ifade etmek zorunda değilsiniz pek tabii; ama, yazar(lar)ı ya da yorumcuları kıracak, incitecek tarzda yorumlar yazmaktan kaçınmanızı rica ediyorum. Teşekkürler.

© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.