Kasım 2018 / L'Arc-en-ciel

Origins Original Skin Retexturizing Mask with Rose Clay || Pembe Killi Yeniden Yapılandırıcı Maske


30 Kasım 2018 Cuma

Origins cilt bakım ürünlerini gerek temiz içerikleri, gerekse etkileri nedeniyle çok seviyorum. Fakat, favori ürün grubum hiç şüphe yok ki maskeleri. Original Skin serisinden çıkan Retexturizing Mask with Rose Clay (pembe killi yeniden yapılandırıcı maske) de bir istisna olmayarak blogdaki yerini alıyor bugün.


Origins Original Skin Retexturizing Mask with Rose Clay || Pembe Killi Yeniden Yapılandırıcı Maskenin aktif içeriği yakı otu (willowherb) ve tüm cilt tiplerinin kullanımına uygun bir ürün. İçeriğindeki bitki özleri ve Jojoba tanecikleri ile cildi derinlemesine temizlenme ve arınmış bir görünüm kazandırma iddiası bulunuyor. Gözeneklerin görünümünü azaltmak, cildin aydınlık, tazelenmiş, ipeksi ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına katkıda bulunmak da vaatleri arasında.


Maske kıvamlı bir pembe kil maskesi; ancak, içinde cildi ölü derilerden uzaklaştırmaya yardımcı ufak tanecikler (Jojoba) mevcut. Bu sayede cildi gerçekten derinlemesine temizlediğini düşünüyorum. Uyguladığımda cildimi yakmayan ya da germeyen bu maske tam olarak kuruyup kaskatı kesilmiyor. Dolayısıyla, temizlemesi de nispeten kolay. Bir fırça ile tüm yüzüme sürüp, 10-15 dakika sonra ıslattığım parmak uçlarımla masaj yaparak cildimden arındırıyorum. Sonuçta tertemiz, pürüzsüz ve yumuşak bir cilt kalıyor geriye. Peeling+maske işini de tek adıma indirmiş olmasından dolayı zamandan da tasarruf sağlıyor.




Cildimi fazladan kurutmadığını da tespit ettiğim bu maskeyi çok severek kullanıyorum ve yararını gördüğümü de düşünüyorum. 50 mL'lik boyu 85 TL'ye satılan bu ürünü Origins online satış sitesinden, Origins mağazasından ya da Sephora'dan alabilirsiniz.









MAC Lipstick||Ruj: Hot Tahiti (Glaze)


29 Kasım 2018 Perşembe

MAC'in bu güzel rujunu geçen sene Makyaj Laboratuvarı'nın yaptığı blog çekilişinden, yanında bir sürü nefis ürünle birlikte kazanmıştım. Kazandığım en güzel paketlerden biriydi, sevgili Merve'ye yeniden çok teşekkür ediyorum! 


Şimdi baştan yazmam gerek, MAC Hot Tahiti artık üretimde olmayan bir ruj... fakat yazının sonunda sizin için bazı muadilleri listeledim. Beğenirseniz, onlara bakabilirsiniz. Üretimde olmasa da, çok severek kullandığım bu ruju sizinle paylaşmak istediğim için yazmakta bir sakınca görmedim :) 



MAC Hot Tahiti, MAC'in Glaze serisinden bir ruj. Glaze formülünü MAC, transparan, dudakta ağırlık yapmayan kapatıcılıkta, parlak ve hafif inci ışıltılı bir uygulama sonucuna sahip olarak tanımlıyor. Şu anda Türkiye sitesinde satışta olan 3 Glaze ruj var, hepsi oldukça açık tonlar. Aslında dudaklarımızı çöle çeviren mat yapıdansa, Glaze yapının üretimden kaldırılmasını anlamak kolay olsa da (kalıcılık, renk verme, vb nedenlerden ötürü kullanıcıların tercihi olmasa gerek) kabullenmek o kadar kolay değil. Çünkü kullandıkça dudaklara verdiği sağlıklı görünümü ve konforlu hissi daha çok seviyor insan.



Hot Tahiti rengi sıcak tonlu bir kırmızı-mürdüm. Aslında sanki böyle kızılcık rengi diyebiliriz. Yapısının tanımına uygun olarak opak değil, yarı saydam bir yapıya sahip. Uygularken yağ gibi kayıyor, dudakları kurutmuyor ve nemli duruyor. Buna paralel olarak kalıcılığı epey zayıf; dudaklardan silinmesi için bir şeyler yemek-içmek gerekmiyor. Fakat rahatça tazelendiği için bunu çok sorun etmiyorum. Dudaklarımda çatlak varsa yalnız, buralara tutunup silinmeme eğilimi gösteriyor, ki bu da yamalı ve hoş olmayan bir görünüme yol açabiliyor. Dudak kenarlarından hafif taşma eğilimine sahip oluğu için ya dudak kalemi kullanmanızı, ya da uyguladıktan sonra fırça ya da q-tip yardımıyla düzeltmenizi öneririm. 


Dudaklarıma çok tatlı ve sağlıklı duran bir kırmızı-pembe ton verdiği için, özellikle kış aylarında kullanmayı çok sevdiğim bir ruj oldu. Günlük olarak da rahatça kullanabildiğim bir kırmızı. Bu rengin muadili olarak KİKO 913 numaralı ruju söyleyebilirim. Üstelik, cruelty-free bir alternatif de bulmuş oluruz diye düşünüyorum :) 


MAC Lipstick -Hot Tahiti (Glaze)
Çekilişten kazandığım beremle rujum bence çok cici bir ikili olmamışlar mı?


Sevgiler!







Absolute New York Eye Artist Single Eyeshadow||Tekli Far: Posse


28 Kasım 2018 Çarşamba

Absolute New York markası her Gratis'e gitrdiğimde ürünlerine göz gezdirdiğim ve uygun fiyatları nedeniyle, özellikle indirim dönemlerinde, ara ara ürünlerini satın aldığım bir marka. Sanırım daha önce blogda yer vermemiştim, hemen telafi ederek elimdeki iki ürününü peşpeşe sizlerle paylaşmak istiyorum! İlk sırayı da, ilk göz ağrım olan bu fara vermek istedim.


Absolute New York Eye Artist tekli farlar, genişçe bir pana sahip, minicik bir çift uçlu sünger aplikatörü bulunan, kapağında aynası olmayan, plastik ambalajlı ve çantada taşıması kolay ürünler. Mat veya sedefli 18 renk içeren ve genelde doğal tonlardan oluşan farların hepsi Türkiye'de satışta mı, bilemiyorum; ama, benim en çok ilgimi çeken rengin gelmiş olmasından mutluyum. ABSNY bu farları tek sürüşte inanılmaz renk, kapatıcılık ve kalıcılık sağlayan ürünler olarak tanımlamış.



Farların bendeki rengi Posse, tam bir sedefli gül kurusu. Parlaklığı bilekte ya da panda görünenin tam olarak aynısı, çok net, çok parlak! Hafif bir kahveye çalan duochrome durumu mevcut sanki, bu da farı tek başına bile uyguladığınızda göze hoş bir derinlik vermesine neden oluyor. Markanın iddia ettiği gibi son derece pigmentli, örtücü ve kalıcı olduğunu da belirtmeliyim. Bu kadar yumuşak olunca, tozutması kaçınılmaz oluyor. Fakat benim için diğer özellikleri daha önemli olduğundan, tozutması hiç sorun değil. 




Ben bu farı genellikle tek başına, göz kapağıma düz bir fırça ile uygulayıp, katlanma bölgesinde bir fırça ile dağıtarak uyguluyorum. Bu haliyle de epey şık bir sonuç veriyor. Aşağıdaki fotoğrafta ise, kahverengi bir göz kalemini çok gelişigüzel kirpik diplerime ve göz içime sürüp, bir makyaj temizleme mendiliyle üstünkörü sildikten sonra, NYX Lid Lingerie mat likit farların LIDLI20 Mon Amour rengini göz kapağına uygulayıp bir karıştırma fırçasıyla köşelerini iyice dağıttım. Daha sonra üstüne düz bir fırça ile Posse rengini geçip, köşeleri yine diğer karıştırma fırçasıyla yumuşattım. Geçen haftaki rahatsızlığımdan beri dudaklarımda uçuk, göz kapaklarımda da egzama ile uğraşıyorum, bağışıklık yerlerde demek ki :/ O nedenle göz kapağım baya şiş duruyor, farın rengine odaklanarak görmezden gelmenizi rica ediyorum :)





ABSNY tekli farların fiyatları ben ilk aldığımda, %40 indirim ile 9,90 TL idi. Şu an ne kadar, inanın bilemiyorum (bakınca sinirlerim bozulduğundan, bakmıyorum da). Ama bu tonları sevip kullanıyorsanız, fiyatına göre performansı en yüksek ürünlerden olduğu için tercih edebileceğiniz bir far. Ayrıca ABSNY markası, hayvanlar üzerinde deney yapmıyor! Bu arada, bu marka yalnızca Gratis mağazalarında satılıyor; aklınızda olsun derim!! 









Gelecek Program: Kasım-Aralık 2018 Blog Yazıları


27 Kasım 2018 Salı

Hatırlar mısınız bilmiyorum, Instagram'ın olmadığı, blogların okunduğu dönemlerde ara ara hepimiz önümüzdeki günlerde yayınlayacağımız yazıları böyle haber verirdik. Ya da ben yapıyordum; ama, sanki başka yapanlar da vardı :) Bir kaç seferdir blog yazılarımı sıralarken kafam çok karıştığı için Instagram Story'lerden anket yapıp sizin fikirlerinizi alıyorum. Bu hem kim neyi daha çok görmek istiyor o konuda, hem de sıralama konusunda bana çok yardımcı oluyor. Bir önceki anketi burada paylaşmamıştım, ama yazılarını (tek ürün hariç) tamamladım. Bundan sonra anketleri burada da paylaşıp gelecek yazılardan sizi haberdar etmek istiyorum!


Anketlerde daha çok oy alanları önce yazıp, daha az olanları daha sonraki haftalara bırakacağım. Cumaları genelde cilt bakım ürünlerine ayırıyorum. Hafta başında, pazartesi günleri özellikle, daha renkli, coşkulu ürünler paylaşmak hoşuma gidiyor. Bu açıklamayı yaptıktan sonra, sizinle anket sonuçlarını paylaşıp, hangi ürünü ne zaman yazmayı planladığım hakkında da yaklaşık fikirler verebilirim şimdi. 




Yukarıda en çok oy alan ürünler bu hafta blogun konuğu olacak. İlk sırada eşit oy olduğu için, önümüzdeki hafta da Absolute New York likit farı yazmayı planlıyorum. Physicians Formula Happy Booster allık ve Lab Series erkeklere yönelik bakım seti ise Aralık ortasından sonra bloga konuk olacaklar.




Benefit set ve W7 Dusk Til Dawn önümüzdeki hafta ve sonraki hafta blogda olacak. W7 Dusk Till Dawn'ı, Blana ve Zeynuş'la birlikte, "1 Ürün 3 Yorum" olarak yazacağız. Alterra yağ da yine sonraki haftanın konupu olacak (çünkü haftaya Organique saç ve vücut ürünlerini paylaşmak istiyorum). Clinique set, Marc Jacobs palet ve Yves Rocher EDT ise Aralık ortasından sonra blogda paylaşacağım ürünler...


En sevdiğim paletlerden biri olan Milani paleti Aralık'ın ikinci haftasına planladım; bir mucize olur da Milani'yi getiren bir drugstore olur diye umuyorum hala... Morphe palet pek ilgi görmüyor ilginç biçimde, ama, onu da Aralık sonunda yazmak istiyorum artık :) Renkleri çok neşeli, tek sıkıntısı mat renk koymamış olmaları!

Bu yazılardan sonra yeniden anketlerle ilerlerim diye düşünüyorum; sizinle etkileşimde olmak hoşuma gidiyor çünkü! Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Çok sevgiler!







Splat Diş Macunları: Black Lotus ve Ultracomplex


Instagram'da yaptığım ankette, blogda görmek istediğiniz yazılar arasında Splat'ın bu iki diş macunun incelemesi ipi göğüslemişti. 1 aydır kullandığım bu iki macunu sonunda sizinle paylaşabiliyorum.


Önce, Splat Black Lotus'tan başlayalım; zira daha önce hiç siyah diş macunu kullanmadığım için ben öyle yapmıştım :) Bambu kömürü, tetra potasyum fosfat ve yuvarlak parlatıcı silikon partikülleri ile diş üzerinde oluşan lekeleri temizlemeyi ve dişleri parlatmayı hedefliyor. Lotus çiçeği özü, çinko sitrat ve bisabolol ile taze bir nefes ve esktra ferahlık sağlarken, fermente nar ve orkide özleri, gül suyu ve d-pantenol ile de diş eti bakımı yapmayı hedefliyor. Splat diş macunları SLS/SLES, PEG, paraben, triklosan, klorheksidin, sakarin, florür ve sentetik boyar maddeler içermiyor. 



Simsiyah bir macun olan Black Lotus, gerçekten çiçeksi kokuyor. Keskin bir tadı ve kokusu yok, dolayısıyla, naneden hoşlanmayanlar için iyi bir alternatif olabilir. Kullandığı zaman oğlum Çınar da pek sevdi. Gerçekten kullandıktan sonra dişlerimin daha beyaz ve parlak göründüğünü fark ettim; ancak bu, macunun renginin siyah olması nedeniyle bir optik yanılma mı, tam kestiremiyorum. Macunun beni rahatsız eden tarafı, fırçalarken gıcır gıcır bir his vermesi. Neden anlayamadım ama kendimi rahat hissediyorum. Kullandığım sürece diş etlerimde ya da dişlerimde hassasiyet hissetmedim, korumasının başarılı olduğunu düşünüyorum.




Splat Ultracomplex ise, kullanan pek çok kişinin favorisi olmuş. İçindeki hidroksiapetit dişleri güçlendirirken, diş minesini yoğunluğunu arttırmaya yardımcı olmayı, doğal papaya enzimi plakları kırmayı, potasyum ve çinko iyonları da dişteki hasasiyeti azaltmayı hedefliyor. İçerik olarak Black Lotus kadar iddialı değil. Bir çeşit paraben içeriyor; ancak, florür içermediği belirtilmiş. İçeriğini çekerken kameranın parladığını fark etmemişim; bu nedenle bir kısmı çıkmamış, kusura bakmayın... 



Naneli ve ferah bir tadı olan Ultracomplex, tat ve his olarak benim sevdiğim macunlar skalasında. Kullandığım süre boyunca yine diş etlerimde ya da dişlerimde hassasiyete neden olmadı, iyi koruduğunu düşünüyorum; ama, olağanüstü bir yanını göremedim doğrusu. İçerik olarak da düşünürsek, Black Lotus'u tercih ederim. 



Splat diş macunlarına Gratis mağazalarından ve çeşitli kozmetik marketlerden ulaşabilirsiniz. Siz denediniz mi daha önce? Hangi çeşitlerini önerirsiniz?







The Balm BalmJour Creamy Lip Stain -Aloha, Salut, Hola, Konnichiwa!


26 Kasım 2018 Pazartesi

Blogda the Balm markasından bahsetmeyeli 1 yılı geçmiş... Bunda yeni ürünlerinin beni pek heyecanlandırmamasının yanı sıra, heyecanlandıran ürünlerinin fiyatlarının indirimde dahi fazla coşkulu olmasının payı da var. Buna bir de benim "ihtiyacım yoksa almayayım" fikirlerim eklenince epey bir the Balm ürünlerine ara vermiş bulundum. Neyse efendim, geçenlerde sevgili Gratis ailesi, the Balm'ın yeni çıkan bu likit rujlarına ait basın kitini tarafıma iletti; çok da iyi yaptı! Çünkü gerçekten bu rujlar sessiz sedasız raflarda durmayı hiç haketmiyorlar!



The Balm BalmJour Creamy Lip Stain, Balm'ın artık alıştığımız -ve benim kişisel olarak bayıldığım- retro grafikli, neşeli desenli ve orijinal isimli ambalajlarında geliyor. Serinin ismine uygun olarak rujların isimleri çeşitli dillerde "Merhaba" anlamına gelecek biçimde tasarlanmış. Renklerle dilleri de eşleştirdiklerini düşünüyorum ayrıca. Karton ambalajında da, likit rujun kendi ambalajında da birer pin-up kızı resmi mevcut, bu güzel kızlar bize muzip muzip gülüp, kendi dillerinde "merhaba" diyorlar.



The Balm, bu likit rujlarının yapısını "dudak parlatıcısı gibi başlayıp, dudak mürekkebi gibi bitiş sağlayan ve klasik bir rujun renk verişine sahip özgün bir formül" olarak tanımlıyor. Rujlarını "kremsi ve nemlendirici" olarak tanımlayan the Balm, kalıcılığı sayesinde asla "hoşçakal/adieu" demeyeceğinizi iddia ediyor! Türkçe'ye çevirince biraz eğreti duruyor ama İngilizce yaptıkları tanım bana göre aşırı şirin!



Rujların standart bir sünger aplikatörü mevcut. Yapı olarak aynen the Balm'ın tanımladığı gibiler. Gloss gibi uygulanıyor fakat dudakta bir "lip stain" kadar kalıcı renk bırakıyorlar. Ayrıca renkler dudakta, bilekte swatchlandıklarından daha opak duruyorlar. Hafif naneli/şekerli bir tatları var; ama dudakları bu yolla dolgunlaştırma gibi bir durumları yok. Fakat yapıları parlak olduğu için dudaklarının hali hazırda daha dolgunmuş gibi duruyor. Renklerin içinde sim/ışıltı/sedef yok, dudak kusurlarını belli etmiyor, dudağı kurutmuyor, yapış yapış durmuyorlar. Sanırım bu yıl içinde kullandığım en konforlu rujlardan biri diyebilirim; hem renklerini, hem de yapılarını çok beğendim.

The Balm BalmJour Creamy Lip Stain -Aloha
Toplam 8 rengi bulunan bu likit rujların bende 4 rengi mevcut. Aloha, kırmızıya çalan soluk bir pembe, dudaklara hafifçe ısırılmış gibi canlı bir renk veriyor. Rujların isimleriyle diller eşleşmiş demiştim ya, bence tam da Hawai'nin sıcak iklimini yansıtıyor. Salut, sıcak tonlu bir kahve-leylak. Bu seride en beğendiğim, en şık renklerden biri. Opaklığı da diğerlerine göre daha yüksek. Fransızların klas tarzını yansıtıyor bana göre. Hola, çok tatlı bir somon rengi. Yine bence Güney Amerika'nın sıcaklığını yansıtıyor. Konnichiwa, nötr tonlu bir şeftali ve Japonların zarif tarzına sahip. Bu dörtlüden en beğendiğim renkler -sanırım mevsim itibariyle- Salut ve Konnichiwa oldu; ama, bahar aylarıyla birlikte Hola ve Aloha elimden düşmeyecek diye düşünüyorum. 


The Balm BalmJour Creamy Lip Stain Swatches

Dudağımdaki uçuk nedeniyle tüm renkleri dudakta çekemedim; çekebildikçe yazıya eklerim. Fakat size en güzellerinden Salut renginin duruşunu aşağıda göstermek istiyorum... Mat rujlardan sıkıldıysanız ya da dudaklarınızı çok kuruttuklarını düşünüyorsanız, kalıcılığı yüksek, konforlu ve hafif parlak görünümlü bir ruj arıyorsanız, bence BalmJour'lara mutlaka bir şans vermelisiniz. İndirime rastlarsanız tadından da yenmez tabii!!!

The Balm BalmJour Creamy Lip Stain -Salut

Mutlu Haftalar!










© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.