2020 / L'Arc-en-ciel

Neden Ambalajlı Süt?


30 Eylül 2020 Çarşamba

 

Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de  ben okuldan geldikten sonra yemeğimi yerken kapının çalması, sütçünün gelmesi ve annemin tencerelere doldurttuğu sütü kaynatmasıydı.  Niye derseniz, mis gibi tazecik sütü kaynadıktan sonra ılıtıp lıkır lıkır içmeyi çok severdim. Her ne kadar kaymağını ayırsam da o kaymak sonra birikir, kahvaltıda balla kavuşur, ekmeğime konardı. 

 

Sonra aradan yıllar geçti. Ben büyüdüm. Haliyle biraz azalttım süt içmeyi. Ama yine de hiç vazgeçmedim süt sevgimden. 

Eskisi gibi sütçü gelmiyor kapıya ama her yerde açıkta satılan süt görmeye başladım.  Neredeyse her köşe başında açık süt bidonları var. Her ne kadar kaynamış sütü bardağa koyup ılıttıktan sonra içmeyi özlesem de açıkçası ben açık süt almıyorum. Çünkü güvenemiyorum. Sizde de öyle mi? 

Açık sütlerin nereden geldiğini tam bilmiyorum. Bunca virüs, bakteri, mikrop ortalıkta dolaşırken ben bu sütleri güvenip alamıyorum. Bu konuda biraz araştırma da yaptım. Açık süt hakkında öğrendiklerim bu konudaki şüphelerimi haklı çıkardı. 

 

Öncelikle en şaşırdığım nokta şuydu; açık süt aldığımızda evde kaynatırken besin değerinde ve vitaminlerinde ciddi kayba neden oluyoruz. Zaten çocuklar ve yaşlılar sütü özellikle besin değeri için tüketiyor. Onu  da neden kaybedelim ki?  Ayrıca ambalajlı UHT ve pastörize sütler kontrollü bir şekilde ısıl işlemden geçtiği için besin değerini korurken, insan sağlığına zararlı mikrop ve bakterilerden arındırılıyor. Ama açık sütler denetlenmediği için bu sağlık riski hep var. Çok ürkütücü!

 

Bir de “ısıl işlem” kulağıma biraz garip gelmişti ki onu da araştırdım. Isıl işlem dediğimiz şey zaten tüm dünyada insan sağlığına zarar verme potansiyeli yüksek mikroorganizmaların sütten uzaklaştırılması amacıyla uygulanan bir teknolojik yöntem. Bu yöntem esnasında sütlere katkı maddesi de eklenmiyor. Ayrıca Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği diye bir tebliğ var ve sütler bu tebliğe uygun olarak ısıl işlemden geçiriliyor. Tabii bir de işin teknolojik boyutu var. Isıl işlem olarak kullanılan pastörizasyon ve UHT teknolojileri, tüm dünyada kullanılan, sağlık otoriteleri tarafından da kabul edilmiş en ileri teknolojiler. Teknolojiye güvenmenin ve kendi faydamıza kullanmanın güzel bir örneği yani süt meselesi.

Ben bu nedenlerle ambalajlı sütleri tercih ediyorum anlayacağınız. Zaten açık süte en başında soru işaretiyle yaklaşırken, şimdi bu araştırmalarımla tamamen uzaklaştım, ambalajlı pastörize ve UHT sütlere güvendim. Eğer hala soru işaretleriniz varsa lütfen konuyu burada bırakmayın ve siz de biraz araştırın. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.








Chanel Baume Essentiel Multi-use Glow Stick -Transparent || Çok Amaçlı Parlaklık Veren Balm -Transparent


18 Eylül 2020 Cuma

Şimdi benim bir makyaj artisti arkadaşım var, Ruhiye Bezek, takip edenler biliyordur... sürekli beni lüks kozmetik ürünleriyle etkiliyor :)) ama gerçekten seçimleri ve "sen buna bayılırsın" dedikleri o kadar isabetli ki, denediğimde almadan edemiyorum. Yazıya konu olan Chanel Baume Baume Essentiel Multi-use Glow Stick de böyle bir ürün. Ruhiye bana videosunu çekip yolladığında tamam, dedim; alıyorum!



Chanel Baume Essentiel Multi-use Glow Stick, gözlerde, yanaklarda, dudak üstünde ve dudaklarda kullanılabilen çok amaçlı bir aydınlatıcı-nemlendirici balm. Bu sene, toz aydınlatıcılardan hiç hoşlanmadığımı fark ettiğim, daha çok krem-likit aydınlatıcılara ve hatta yalnızca kendinden sedefli allıklara yöneldiğim bir sene oldu. Yüzümde olduğu belli olmayan, kendinden parlayan, nemli duran ürünler kuru ciltli biri olarak benim bebeklerim! Chanel'in bu ürünü de, tam olarak bu etkiyi veriyor bana! Bu arada heen belirteyim, Baume Essentiel sticklerin bir de Sculpting çeşidi var, o sedefli bir aydınlatıcı. Ben özellikle Transparent (şeffaf) olan çeşidini tercih ettim! Böylece renk ve doğal durmama sorunu da ortadan kalkmış oldu! 



Multi-use Glow Stick, klasik siyah Chanel ambalajında geliyor. Alttan çevirerek açılan bir mekanizmaya sahip. 8 gr ürün içeriyor ve açıldıktan sonra 18 ay gibi insaflı bir son kullanma tarihi var. 



Transparent çeşidi, tamamen şeffaf, kalınca bir balm formunda. Kutusunda uygulayabileceğiniz alanlar gösterilmiş. Benim asıl uygulama alanım, elmacık kemiklerinin üstü. Ama tamamen "glossy (parlak)" bir görünüm için göz kapaklarına da uygulamayı seviyorum. Çok tarz bir görünüm ortaya çıkıyor. Elmacık kemiklerime uyguladığım zaman da, parlak, nemli, doğal olarak ışıltılı nefis bir görünüm ortaya çıkıyor!


Uygulamayı ise, tüm makyajım bittikten sonra, parmaklarıma ürünü alıp, cildime tamponlayarak yapıyorum. Direkt ürünü yüzüme sürmüyorum. Toz ürünleri biraz kaldırıyor gibi (toz allık, bronzer). Ancak, krem ya da likit ürün kullandığımda, alttaki ürünü kaldırmıyor. Göz kapaklarımda kullandığımda ise, farı direkt silikleştiriyor. Ama, parlak ve şeffaf, hoş bir görünüm bırakıyor.



Beni en çok şaşırtan tarafı ise, kalıcılığı oldu! Ürün kalıyor arkadaşlar... bütün gün cildinizde aynı parlaklıkla kalıyor ve uzun süre maske kullanımında bile parlaklığını tamamen yitirmiyor. İnanılmaz ilginç bir yapı... Chanel neden makyaj malzemelerinin atası, neden fiyatları yüksek; anlıyorsunuz. Ar-ge yapılıyor çünkü. 




Bu ürünü makyaj altına da denedim; ama istediğim gibi durmadı. Çünkü yayılarak kullanmak için değil de, sanki tamponlanarak uygulamak için uygun bir yapısı var. Direkt ya çıplak tene, ya da makyaj üstüne (tercihen de mat ya da saten bir fondöten üstüne) uygulandığında çok daha hoş duracak bir ürün. Ben nemli nemli görünümü çok sevdiğim için nemli fondötenlerimin üstüne de uyguluyorum ama herkesin hoşuna gidecek bir görünüm değil... aşağıya, her iki görünümü de bırakıyorum! Şu parlaklığın güzelliğine ve doğallığına bakar mısınız?

Nemli bitişli fondöten üstüne

Mat fondöten üstüne

Chanel Baume Essentiel Multi-use Glow Stick'i ben Sephora'dan aldım. Sevil'de var görünüyor ama bir ara stokları tükenmişti. Bu tarz görünümü seviyorsanız, bence mutlaka bakar olun! Fiyatı 285 TL idi (son zam ile 345 olmuş)... şimdi gözüm bir de Chanel Les Beiges Water-Fresh Tint'te. Böyle bir ten ürünü görmedim, kullanmadım, hastasıyım! Yakında alır ve yazarım diye düşünüyorum :)) Sizin böyle arzu nesnesi lüks ürün dilekleriniz/takıntılarınız var mı?


 








MelKa Naturel Ürünleri: Doğal Deodorant, Hassas Cilt Bakım Maskesi, Kabak Lifi Yüz Kesesi ve Keçi Sütlü Ballı Sabun


16 Eylül 2020 Çarşamba

Bugün, sevgili Seda'nın önerisiyle deodorantını denemek için sipariş oluşturduğum; ama nezaket gösterip bana yanında bir çok farklı ürününü de gönderen MelKa Naturel'den bahsetmek istiyorum. Doğal ürünlerden oluşan geniş bir skalaya sahip firma Merve Hanım tarafından kurulmuş. Küçük işletmeleri ve kadın girişimcileri desteklemeyi seviyorsanız ve doğal ürünlerden hoşlanıyorsanız, bence işletmenin adını not edin :)


Krem Deodorant

Girişte bahsettiğim gibi, ben aslında doğal krem deodorantını denemek istemiştim. Deopek ve MadamLa doğal deoları severek kullandığımız biliyorsunuz; dönüşümlü kullandığımda daha iyi bir sonuç alıyorum. Damla Fransa'dan ürün gönderemeyince ve pek de yazın üretim yapmayınca, deodorantım bittiğinde Melka Naturel'i tercih ettim. Melka'nın 5 farklı aromaya (ıtır, bergamot, lavanta, vanilya, ve limon) sahip krem deodorantları mevcut. Ben, Seda'nın da önerisiyle, Bergamot'lu olanı seçtim.



İçeriğinde ilk sıralarda shea yağı, kakao yağı, hindistancevizi yağı ile E vitamini ve esansiyel yağ olarak bergamot yağı bulunuyor. Kıvamı tamamen kremsi, oldukça yumuşak; ama, oda sıcaklığında eriyip suya dönüşmüyor. Kıvamını çok ama çok sevdim; çok kolay uygulanıyor. 


Epilasyon yaptıktan sonra biraz tahriş yaşayabiliyorum; belki bergamot yağındandır... ben kokusuz/esansiyel yağsız bir alternatifi olsun isterdim şahsen :) Ama, sadece banyodan sonra kullanıyorum bu ürünü ve ilk aldığımda denemek için 2 gün boyunca tazelemedim ve ek deodorant da sıkmadım. Hiç ama hiç koku olmadı. Ki ben terlerim ve Ankara'nın en sıcak günlerinde yaptım bu deneyi! O nedenle, koku önleme konusunda da benden tam not aldı! 40 mL ve 80 mL cam kavanozda olmak üzere iki farklı boyu bulunuyor. Ürünü incelemek için başlığa tıklayabilirsiniz.

Kabak Lifi Yüz Kesesi

%100 doğal kabak lifinden üretilmiş bu keseyi görünce, benim hassas cildim için uygun olmadığını düşünmüştüm açıkçası; ama, yanılmışım! 



Ben banyoda ılık suyla iyice ıslatıp, çok nazik hareketlerle cildime uyguluyorum. Cildimi çizmeden ve kızartmadan ölü derileri götürdüğünü hissediyorum. Ayrıca, keseledikten sonra cildimin tamamen pürüzsüz olduğunu söylemem lazım. O kadar çok sevdim ki bu ürünü! Haftada 2-3 kez kullanmak adetim haline geldi! Vücut versiyonu da bulunan kesenin detayına ve fiyatına başlığa tıklayarak ulaşabilirsiniz yine.

Keçi Sütlü Ballı Sabun

Doğal sabunlara bayılırım, gerçekten! Ufak turistik ilçelere gittiğimde de mesela, tezgahlardan almadan duramam. Ama, cildim kuru olduğu için, genelde yüzümde kullanmam. Bu sabunu ise, sadece zeytinyağı, keçi sütü, sodyum hidroksit ve bal içerdiği için yüzümde de denemek istedim. Kokusu mis gibi ama ağır ya da yoğun da değil...



Köpürmekten ziyade krem/köpük arası bir form alıyor ıslatınca ve yüzüme yumuşacık uyguluyorum. Sabunu da, yine banyoda, kabak lifi kesesiyle yüzümü ölü derilerden arındırdıktan sonra kullanıyorum (haftada 2-3 kere). Normalde sabunlardan sonra cildim gerilir; ama bu sabunda hiç gerilmediği gibi yumuşacık da kaldı! Banyoda vücüdumda da kullanıyorum, çocukların vücudunda da kullanıyorum. Rüzgar'ın egzamasını da tetiklemedi. Gerçekten çok başarılı, çok sevdim! Bittikçe alacağım! Siz de almak isterseniz, başlığa tıklayın :)

Hassas Cilt Bakım Maskesi

Benim şahsen kullanamadığım tek ürün bu maske oldu; çünkü yüksek miktarda üzüm çekirdeği yağı içeriyor ve benim resveratrol alerjim var. O nedenle de Ahmet'e denettim :) Ürün 40 mL cam kavanozda geliyor ve yine yumuşak bir kıvama sahip.



Bu aslında bir kaolin kili maskesi ama içeriğinin ikinci sırasında üzüm çekirdeği yağı bulunuyor. Bunun dışında E vitamini, güçlü bir antioksidan olan spirulina tozu ve yinme ıtır esansiyel yağı mevcut. Bu noktada, doğal bakım ürünü üreticilerine bir serzenişte bulunmak istiyorum. Esansiyel yağlar irite etme potansiyeli olan içerikler. Özellikle turunçgil yağları ve lavanta yağı bu anlamda potansiyeli en yüksek esansiyel yağlar ve benim cildimi, özellikle lavanta yağı, çok irite ediyor. Fakat, sanırım bitkilerin konusunu bastırmak için doğal ürünlerin hemen hepsinde bu yağlar kullanılıyor ve çoğu zaman sırf bu yüzden almaktan vazgeçiyorum. Belki ufak bir kitle için esansiyel yağsız alternatifler düşünebilirler...

Devam edersek, kil maskesi olmasına rağmen asla kurumayan ve cildi de kurutmayan, 20 dakika beklendikten sonra sabunla ciltten arındırılması gereken bir maske. Biz, bu bilgi üstünde yazmadığı için, sabun detayını atlamışız. Ahmet baya uğraştı arındırmak için :) Ama sonrasında cildi epey arınmış ve nemli kaldı. Kendisi yağlı bir cilde sahip olduğundan, kendisine uygun bir maske olmadığını düşündü; ama, kuru ciltli kişilerin seveceğine emin gibiyim! Bu antioksidan deposu, hem arındırıcı hem de nemlendirici, yaşlanma karşıtı maske mutlaka aklınızda olsun!



Ben şahsen denediğim tüm ürünlerden çok memnun kaldım. Tüm ürünleri de bittikçe almaya devam edeceğim. Siteyi mutlaka incelemenizi öneririm! Merve Hanım'a da güzel hediyeleri için bir kez daha teşekkür ediyor, iş hayatında başarılar diliyorum!








Natasha Denona Mini Sunset Palette


14 Eylül 2020 Pazartesi

Natasha Denona'nın farlarını -daha doğrusu far paletlerini- çok merak ediyor; ancak, fiyatları nedeniyle almaya çok elim gitmiyordu. Geçenlerde Chanel aydınlatıcı stick için gözümü karartmışken, hadi dedim yanında bu da olsun; renkleri bana çok hitap eden Mini Sunset Palet'i alıverdim! 

Bu noktada şöyle bir şey belirteyim; ND farlar için hep "çok pahalı" deniyor; ancak, mini paletlerdeki fiyat/gramaja bakınca, MAC farlarla aynı seviyede; hatta daha ucuz olduğunu net söyleyebilirim! MAC refill farlar 1,5 gram ve 89 TL iken, ND'nin 1,5 gr'ı 73 TL'ye geliyor... yani "ooo wow diğer highend ürünlere göre çook pahalııı" algısı bence yersiz! 



Mini Sunset Palet, ND'nin Sunset paletinin tonlarında; fakat, o palettekilerden farklı 5 renk içeriyor. Yani, diğer markaların yaptığı gibi, büyük paletin sevilen renklerinden mini palet yapmamış; tamamen yeni bir palet yaratmış marka. Epey ticari bir bakış açısı aslında; böylece "büyüğü yerine küçüğünü alayım" diyemiyorsunuz :) Palet şeffaf kapaklı, plastik bir ambalajda geliyor. İçinde ayna ya da aplikatörü bulunmuyor. Ama plastiği oldukça kaliteli, ucuz bir ürün algısı yaratmıyor. Her bir panda 0.8 gr far bulunuyor. Minik bir palet; ancak, benim gibi junkieler için oldukça ideal!






Palette iki adet mat, üç adet de metalik far bulunuyor. ND'nin mat farları "creamy matte-kremsi mat" olarak geçiyor. Gerçekten yumuşacık, aşırı pigmentli, çok rahat dağılıp karışan, ipek gibi bir formülasyona sahip mat renkler! Bu marka tamamen mat renklerden oluşan palet çıkarsa (ve ulaşabilsem) hemen alırım; hiç düşünmem! O kadar beğendim! ND'nin ayrıca 3 farklı metalik far yapısı var: folyolu (çok parlak), saten bitişli, ve pırıltılı! Bu palette iki pırıltılı, bir tane de folyolu (foiled) metalik far bulunuyor. Mat farlar, çok yumuşak oldukları için tozutma yapabiliyor; ama göz altına dökülmüyor. Metalikler de minimum dökülüyor diyebilirim... ama yine de, ten makyajınızdan önce göz makyajınızı yapmanız tavsiye edilir :)





Renklere tek tek bakalım mı? Soldan başlarsak, ilk renk Guava; puslu bir şeftali rengi olarak geçiyor. Deve tüyü olarak da tanımlayabilirim. Bir tık daha turuncu deve tüyüne göre. Yumuşacık, pigmentli ve çok kolay karıştırılabilen bir far. Kalıcılığı tüm günü kurtarıyor. İkinci renk, folyolu metalik yapıdaki Apollo: kiremite çalan parlak bir bordo. Çok güzel yansımaları olan bir renk. Yalnızca, kalıcılığını biraz vasat buldum. İyi bir far bazıyla kullanılmazsa, gün içinde çizgilenme yapabiliyor. Paletin ortasında mat renklerden Dirty Mars yer alıyor. Kirli bir terracota, tam yanık bir kahverengi. Guava'nın formülüyle aynı ve yine kalıcılığı çok yüksek. Son iki renk, ışıltılı metalik yapıya sahip Sun Beam ve Halo... Sun Beam, yoğun bir metalik bronze, çok güzel bir yansıması var. Tam metalik ışıltı alabiliyorsunuz. Simleri bir miktar dökülüyor, o nedenle, simli far sevenler bu paleti sevmez bence... bense, parlaklığının hatrına ses çıkarmıyorum :) Halo ise, sıcak bir metalik şampanya rengi. Farlarda en en sevdiğim ton. Pembeye değil, sarıya daha çok çalıyor. Aynı Sun Beam gibi çok parlak ama hafif simleri bulaşabilen bir renk. Fakat bu iki farın da kalıcılığı gayet başarılı; gün içinde çizgilenme yapmıyor.



Bu farlarla o kadar çok farklı kombin yapılabilir ki! Ben 4 tanesini aşağıya ekliyorum :) Ayrıca, her bir farı tek başına da rahatlıkla kullanmak mümkün. Özellikle, Apollo ve Halo'yu birlikte kullandığım makyajları çok seviyorum; bu iki farın birleşimi de harika bir renk çıkarıyor ortaya... diğer metalikleri de üst üste kullanarak, yeni ve çok yansımalı renkler türetebliyorum!



Natasha Denona mini paletler Sephora'da 195 TL'ye satılıyor. Ucuz değil; ancak, kalitesini görünce de insan verdiği paraya üzülmüyor (pek çok high end markaya kıyasla). Mini paletlerin Star ve Glam versiyonlarında da gözüm var... muhtemelen de Sephora kartıma indirim tanımlandıkça gidip alacağım; çünkü, yüksek performanslı ürünlere, hele de farlara bayılıyorum!

Mutlu Haftalar!








Bitirdim #91


27 Ağustos 2020 Perşembe

Temmuz'da iki bitirdim yazısını üst üste yazınca akıllanırım sanmıştım ama akıllanmamışım :)) Ay başından beri ha bugün, ha yarın yazayım dediğim Temmuz bitenlerine ancak sıra geldi. 10 gün sonra da Ağustos'u yazarım diye umuyorum... hemen başlayalım!


Cilt Bakım Ürünleri


1- Farmasi Awesome Drops Yüz Misti: Bu mistin içeriğinde çinko ve gluconate de vardı ve benim LRP Serozinc'ten sonra en çok sevdiğim spreydi. Farmasi artık kataloğa sokmuyor, kendilerine teessüf ediyorum. Son yedeğim de bitti... Bir ara Trendyol'da bulup aldım ama sahte midir nedir anlamadım; hem püskürtme mekanizması tuhaf, hem de yüzümü yaktı. O nedenle de bir daha katalogda görürsem alırım artık...

2- La Roche-Posay Anthelios Anti-shine SPF50 Yüz Spreyi: Makyajın üstüne uygulamak için güneş koruyucu sprey arayışıma bununla son verdim. Çok başarılı bir sprey, güneş korumasından da memnun kaldım. Bu şişesi çok hızlı bitti; belki de sorun vardı. İkinci şişedeyim şimdi, sanki o daha verimli olacak gibi... ama bittikçe alacağım ürünlerden oldu. 

3- Missha Time Revolution Immortal Youth Blue Essence: Geçen sene Zeynuş bana tester yaptıktan sonra bu ürüne bayılmış, Ağustos'taki bir indirimde satın almıştım. Cildi çok hızlı toparlayan, çok güzel nem veren ve yatıştıran bir serumdu. Çok severek kullandım. Elimdeki serum türü ürünler bitince almayı düşünebilirim yeniden. Tabii indirim olursa :) 

4- Farmasi Dr. C. Tuna Age Reversist Jel Temizleyici: Bir Farmasi alışverişim sırasında promosyonla 14,90'a düşmüştü; ben de fırsatı kaçırmayıp denemek istedim. İçeriği gayet temiz ve başarılı bir üründü; üstelik parfümsüz. Retinol türevleri bile vardı yanlış hatırlamıyorsam. Olumsuz hiçbir etkisi de olmayan nazik bir temizleyiciydi; yeniden almayı düşünebilirim. 

5- Missha Time Revolution Immortal Youth Moisturizer: Yine Zeynuş'un testerından bayıldığımız bir nemlendirici çıkmıştır... Kıvamı su gibi ama ciltte nemi çok çok iyi tutan bir ürün. Gerçi ben şu an kiloluk Pyunkang Yul Nutrition Cream kullanıyorum; o bitince de tahminim artık yoluma sürekli Bepanthol Sensiderm ile devam edeceğim ama; bence tüm cilt tiplerine de uygun, sizin aklınızda olsun!
6- The Ordinary Matrixyl 10% + HA: Ordinary ürünleri benim için "kazanç-kayıp"; ya çok seviyorum, ya hiç sevmiyorum. Matrixyl'i Zeynuş çok beğeniyordu; gerçekten haklıymış. Ordinary'nin sadece HA olanına göre cilde çok daha iyi nem verdi ve cildimi daha dolgun hissettirdi. Bu tester'ı üst üste 4 kez kullandığım için ilk izlenimimin bu yönde olduğunu da belirteyim :)


Kişisel Bakım Ürünleri


7- L'Oréal Magic Shampoo Kuru Şampuan: Bu bir L'Oréal Content Pro kutusundan çıkmıştı, bana hiçbir şey ifade etmedi açıkçası. Beyaz iz bırakmıyor olabilir ama saçın yağını da yeterince almıyordu. 

8- Purederm Intensive Healing Foot Mask: Daha yoğun etki için ayak poşetiyle birlikte satılan kremlerdendi, sıradan bir nem bile veremedi...

9- Emotion Ocean Fresh Deodorant: Duş sonrası Deopek kullanıyorum; ama, günlük olarak Emotion'ın bu deodorantlarını tercih ediyorum. Hem kokuları çok güzel, hem koruması gayet iyi. Ocean Fresh ise favorim!

10- Siveno Kaş ve Kirpik Bakım Serumu: Karantinada dermoroller ile kaşlarımı gürleştirmek için almıştım. Dermaroller yapmayı bıraktıktan sonra da kullandım ve bitirdim. Bence işe yarıyor. Şu an kaş vitamini yaptırıyorum ve yaptırdığım yerin serumunu kullanıyorum. Ama o bitince yeniden Siveno alırım.

11- Farmasi Little Kids Çocuk Diş Macunu: İçeriği temiz, tadı da güzel bir diş macunu. Sipariş verdiğim zaman ekliyorum sepete. 


Tester Ürünler/Tekli Maskeler


12- Sephora The Primer Mask: Sephora'nın en sevdiğim baz maskesi. Cilde süper bir nem ve aydınlık veriyor. Her özel gün makyajından önce kullanıyorum! Bittikçe de alıyorum. 

13- Playa Supernatural Şampuan ve Saç Kremi: Pandemi öncesi Amerika Sephora'dan online bir alışveriş yapmıştım; canım Seda'cım getirmişti. Orada seçtiğim testerlardan biriydi. Playa markasını çok duyuyordum. Gerçekten bu ikili çooooook ama çok güzel çıktı! Sülfatsız, silikonsuz, saçları mis gibi yapan bir üründü. Keşke Türkiye'de de olsa...

14- Klairs Gentle Black Deep Cleansing Oil: Oldukça başarılı bir makyaj temizleme yağı kendisi, daha önce de deneyip çok beğenmiştim. Tam boy almama nedenim fiyatı (ve satıldığı siteden alışveriş yapmıyor olmam). 

15- Klairs Supple Preparation Unscented Toner: Çok beklentim olmadan, serum öncesi nem versin diye yanıma almıştım; tam olarak istediğimi de yaptı :) Zeynuş cildinde hiçbir etkisi olmadığını yazmıştı mesela. Demek ki, tam boyunu almaya gerek yok.

16- Real Barrier Cream Cleansing Foam: Bu krem temizleyici de cildimi germeden temizledi ama bende almayı isteyecek kadar bir etki uyandırmadı. 


17- Foreo Make My Day ve Youth Junkie Maskeler: Hemen her yazımda bahsediyorum zaten; ikisini de çok seviyorum!

18- Jumiso All Day Vitamin Brightening & Balancing Facial Serum: Malum C Vitaminli serumlar büyük olay yaratıyor "törkiş skincare komuniti"de (yani kimse kusura bakmasın da, buna artık biraz gıcık olmaya başladım... bu komüne dahil edilmeyenler, elinde pH ölçerle dolaşmayanlar, 184379827421 adımlı Kore rutini takip etmeyenler sanki cilt bakımından anlamıyormuş algısı yaratıldı ya, pes diyebiliyorum artık), elimde de bu testerdan 2 tane varken deneyeyim istedim. Hem de düşük konsantrasyonlu C vitaminine cildim ne tepki verecek merak ettim (yükseğinde facia yaşamıştım). Bu serumu rahatça kullanabildim ama ben daha yağlı serumları tercih ediyorum (yaş ve cilt tipi nedeniyle). ypı olarak hemen emildi, hani ciltte ilk etapta bir dolgunluki hafif bir nem kaynaklı aydınlanma göreyim diye bekledim, ama olmadı. Dolayısıyla, yapı olarak daha genç, ya da yağlı/karma cilde sahip olanlar sever diye düşünüyorum. Benim tam boyunu alacağım bir serum değil. Uzun vade C vitamini etkisini tabii ki bilemiyorum.

19- Moremo Hair Treatment Miracle 2x Saç Maskesi: Moremo ürünlerinden Miracle Treatment 10 saç serumunu satın aldığımda yanında da maskeyi tester istemiştim. Saç serumu istediğim mucizeyi yaratmadı ne yazık ki, yani o fiyata mucize yaratmasını bekledim, evet. Saç maskesi daha iyi bir ürün, keşke onu alsaymışım dedim. Saçım fönlü gibiydi kuruttuğumda. Fakat artık o siteden alışveriş yapmıyorum; ayrıca çook daha uygun fiyatlı ve aynı etkiyi yaratan ürün buldum!

20- Briogeo Scalp Revival Arındırıcı Şampuan ve Saç Kremi: Yine Amerika Sephora alışverişi testerlarından, heeerkesin pek övdüğü Briogeo markasına ait bu şampuan ve saç kremi baya kötüydü. Şampuan asla arındırmıyor, aşırı mentollü, ve saçlarım keçe gibi oldu neredeyse. Briogeo'nun başka ürünleri belki iyidir ama bundan uzak durabilirsiniz. 

21- Algenist Genius Sleeping Collagen: Sephora testerlarındandı, Türkiye'de bu marka satılmıyor ve çoook beğendim, ağlamak istiyorum! Cildimi anında daha nemli, daha dolgun gösterdi ve sabaha da pamuk gibi kalktım... Algenist Türkiye'ye geleeer misin canııım? 

22-  Fresh Lotus Youth Preserve Dream Face Cream: Gece bakım kremiydi ve tam anlamıyla "meeh" diyebilirim. 

23- Mizon Original Skin Energy Collagen 100: Mizon'un bu serumu da tek başına fena sayılmaz; ama bu ay kremiyle kullandığımda çok daha fazla beğendim. Yine de almak için o bütçeyi ayırmama değer mi, emin değilim. 

24- I'm From Ginseng Serum: Bu serumu da, aynı Algenist gibi baya beğendim. Tester serumlarda benim için önemli bir kaç nokta var: yapısının ciltte hissedilmesi, parfüm durumu ve alerji yapmaması. Yine tüm kriterlerimden başarıyla tam not alan bir serumdu ve tam boyunu almak isteyebileceğim bir ürün oldu. 

----------------------
Kısa bir süre sonra, Ağustos bitenlerinde görüşmek üzere! Çok sevgiler!







Glow Recipe Avocado Melt Retinol Eye Sleeping Mask -Retinol içerikli Gece Göz Maskesi/Kremi


25 Ağustos 2020 Salı

Glow Recipe benim arzu nesnesi markalarımdan biri -idi. Ambalajları ve iddialı içerikleriyle uzunca bir süre dikkatimi çekti. Geçen sene yılbaşında çıktığım yurt dışı seyahatimde Douglas'ta markayı ve en çok merak ettiğim bu ürününü görünce resmen üstüne atladım. Ocak-Mart arası aralıksız her gece kullandım. Sonra pandemi döneminde 3,5 ay kadar kullanmaya ara verdim ama Haziran sonundan itibaren yeniden her gece aralıksız kullandım ve Ağustos sonunda bitti (15 mL'lik ürünü toplamda 4 ayda bitirmiş oldum, normal süre). Tamamen bitirdiğim için de artık blogda yazma zamanım geldi :)

15 mL'lik çok tatlı bir su yeşili cam kavanozda, yanında spatulasıyla birlikte gelen ürünün ambalajına vurulmamak çok mümkün değil gibi geliyor bana. Özellikle kutunun avokado baskılarından oluşan iç tasarımı da bir harika. Ambalajın sevmediğim tarafıysa, ağzına doğru daralması. Yani spatulası olmasa ürünü almak zaten mümkün değil. Spatulayla bile uğraşmak gerekiyor... 


Ürünün vaatleri içerdiği avokado, retinol, kafein ve niasinamid sayesinde gece boyunca göz çevresini nemlendirmek, aydınlatmak, ince çizgilerle savaşmak ve göz çevresindeki şişlikleri yatıştırmak. Kıvamı epey yoğun, tereyağ gibi diyebilirim. Tatlı bir su yeşili renginde. Kıvamı yoğun olduğu halde göz çevresine rahat uygulanıyor ve kolay emiliyor. 

Kremin içeriği adeta bir şampiyonlar ligi...   

Aqua/​Water/​Eau, Glycerin, Propanediol, Glyceryl Stearate, Cetearyl Alcohol, Persea Gratissima (Avocado) Oil, C9-12 Alkane, Sodium Lauroyl Glutamate, Stearic Acid, Persea Gratissima (Avocado) Fruit Extract, Squalane, Niacinamide, Ethylhexylglycerin, Hexylresorcinol, Oryza Sativa (Rice) Extract, Tocopheryl Acetate, Aloe Barbadensis Leaf Juice, Coffea Arabica (Coffee) Fruit Extract, Hyaluronic Acid, Ethylhexyl Palmitate, Sodium Hyaluronate, Retinol, Pei-10, Hydrated Silica, Sodium Chloride, Fructan, Maltodextrin, Spirulina Maxima Extract, Curcumin, Butyrospermum Parkii (Shea) Butter, Potassium Chloride, Potassium Phosphate, Butylene Glycol, Sodium Phosphate, Hydrogenated Starch Hydrolysate, Maltooligosyl Glucoside, Arginine, Silica Dimethyl Silylate, Sodium Dilauramidoglutamide Lysine, Sodium Hydroxide, Citric Acid, Caprylyl Glycol, Kaolin, Carthamus Tinctorius (Safflower) Seed Extract, Lavandula Angustifolia (Lavender) Flower/​Leaf/​Stem Extract, Rosmarinus Officinalis (Rosemary) Leaf Extract, PPG-3 Benzyl Ether Myristate, Polyisobutene, PVP, C13-15 Alkane, Acrylates/​C10-30 Alkyl Acrylate Crosspolymer, Sodium Hydroxypropylsulfonate Laurylglucoside Crosspolymer, Hexylene Glycol, Potassium Sorbate, Sodium Benzoate, Phenoxyethanol, Flavor/​Aroma*

Mineral yağ, alkol, silikon, sentetik boya ya da sentetik koku içermiyor ancak boya ajanı olarak zerdeçal ve kaolin, koku ajanı olarak da Ethylhexyl Palmitate, lavanta ekstresi ve Hexylene Glycol ile yine muhtemelen doğal yollardan elde edilmiş aroma kullanılmış. Açıkçası koku için hiçbir şey kullanmamalarını tercih ederdim çünkü lavanta da bana iyi gelmeyen ve hassasiyet yaratan içeriklerden.

Sevdiğim içerikleri yukarıda farklı renklerle belirttim. Gliserin, avokado yağı ve ekstresi, skualen, niasinamid, pirinç ekstresi, E vitamini, aloe vera suyu, kahve ekstresi, hyaluronik asit yüksek oranlarda kullanılmış. Bunların hepsi iyi birer nem ajanı ve ayrıca çoğunun anti-oksidan özellikleri de mevcut. Ortalarda enkapsüle retinol yer alıyor. Ayrıca anti-oksidan özellikleriyle bilinen spirulina ekstresi, shea yağı da kullanılmış. İlgileniyorsanız, tüm içeriklere ve etkilerine BURADAN ulaşabilirsiniz, ben de öyle yapıyorum :) Yani bu göz çevresi kreminden beklentinin çok çok yüksek olması çok doğal. 

Etkilerine geçmeden önce göz çevremin yapısından bahsetmem lazım: Göz çevrem kuru ve hassas, yaş nedeniyle kırışıklarım da mevcut ve olgun bir cilde sahip olduğum için de nem ihtiyacım çok fazla. Krem retinol içerdiği için yalnızca geceleri kullanılması, ya da gündüz de kullanılacaksa, mutlaka göz çevresine güneş koruyucu bir ürünle desteklenmesi belirtilmiş. Ben yalnızca gece kullandım. Bahsettiğim gibi, önce aralıksız 8 hafta, daha sonra yine aralıksız 8 hafta gibi bir süre kullanmış oldum. Retinollerin etkilerinin gözlemlenmesi için 12 hafta düzenli kullanılması gerektiği belirtiliyor çoğu kaynakta. Dolayısıyla, ince çizgilerle ilgili yorum yapmam doğru olmayacak. Ancak, yukarıdaki onca süper star içeriğe rağmen benim hiçbir beklentimi karşılamadığını üzülerek yazmak istiyorum...

Gerçekten nedenini hiç anlayamadığım şekilde ne istediğim nemi verdi, ne iddia ettiği gibi göz çevremi aydınlattı, ne de sabah kalktığımda dinlenmiş, şişmemiş gözlerle uyandım. Hatta son 2 hafta, daha çok nem versin diye göz çevreme ürünü spatulayla yerleştirdikten sonra, yüzük parmağımın ucuna aldığım bir damla marula yağı ile masaj yaparak yedirdim; ancak o şekilde istediğim nem seviyesine geldi. Bu kadar emolyan ve hümektan içeriğe karşı neden nem konusunda sınıfta kaldığını hiç anlayamadım. Belki 25-35 yaş arası ciltler, ya da göz çevresi benim kadar kuru/olgun olmayanlara daha uygun ya da zaten o ciltlere yönelik bir ürün olabilir (böyle bir ibare yok ama markanın genel dinamik imajına bakarak bir ihtimal o yaş grubuna hitap ediyor olabilir mi diye düşündüm). 

16 hafta aralıksız kullanabilsem ince çizgilerde bir gelişme olur muydu? Bilemiyorum. Belki. Çünkü retinol formülünün güzel olduğunu okumuştum. Belki de en baştan itibaren üstünden marula yağı ile destek olmam gerekiyordu (çünkü tüm retinol içerikli ürünler, bu içeriğin doğası nedeniyle cildi bir miktar kurutuyor anladığım kadarıyla... Avéne Ysthéal kullanırken de üstünden marula yağı ile geçiyorum...); ama, biraz içeriklerine kandım. Bir daha almayı düşünmüyorum; hatta, göz çevresine ayrı bir ürün kullanmama fikrim de biraz daha pekişti. Galiba yoluma sadece Avéne Ysthéal ile devam edip kendisini göz çevreme de geçerek kullanacağım. 

Aramızda Glow Recipe ürünlerini kullanan var mı? Olduysa, deneyimlerinizi merak ediyorum! Çok sevgiler!








© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.