Ocak 2020 / L'Arc-en-ciel

🎍 Yeniyıl Hediyelerim ve Yves Rocher Yılbaşı Koleksiyonu -Orman Buğusu El Kremi, Orman Buğusu Dudak Balmı ve Soğuk Havalara Karşı Koruyucu El Balsamı 🎍


17 Ocak 2020 Cuma

Yılbaşı öncesi bizim minnoş kızlarla (Mavi Gökyüzü Mavi Bulut Kübra ve Dörtdörtlükblog Gözde) buluştuğumuzda hem Gözde'nin doğumgününü kutladık; hem de birbirimize yeni yıl hediyeleri verdik. Bana çook tatlı şeyler almışlar; ikisine de çok teşekkür ediyorum. Asıl arkadaşlıkları en büyük hediye; ama, bana aldıklarını da ayrıca çook beğendim ^_^ Bir kısmı kozmetik olduğu ve gerçekten çok beğendiğim için de sizinle paylaşmak istedim! Bu yazı için azıcık geç kalmış olabilirim; ama, belki Yves Rocher yılbaşı koleksiyonu hala mağazalarda bulunabiliyordur diye umdum. Réperation Cold Weather Hand Balm ise bildiğim kadarıyla ana seride mevcut, o nedenle en kötü bu ürün bulunabilir :)


Yves Rocher Orman Buğusu Dudak Balsamı, bildiğimiz 4,8 gr'lık stick dudak balsamı tüpünde geliyor. Koyu yeşil ambalajı üstündeki açık yeşil çam ağacı ve altın rengi yaldız ve logo detayları çok cici! Tam yılbaşı ruhuna uygun bir tasarım olmuş, bayıldım!! Sedir ağacı ve portakalın taze ve meyvemsi kokusu ve nemlendirici etkisiyle dudakları beslemeyi ve korumayı vaadediyor. Tatlı badem yağı, karite yağı (shea yağı) ve La Gacilly’de organik olarak yetişen Mavi Kantaron suyu ile zenginleştirilmiş kremsi formülü ile dudaklarınızı anında onarmayı hedefliyor. Mineral yağ içermiyor (ben mineral yağa artık kötü gözle bakmıyorum; ancak, bu ürünü içeren dudak balmlarıyla kendi tecrübem,dudaklarımı bir süre sonra daha çok kuruttukları yönünde... o nedenle, bulunmamasını tercih ediyorum). Açıldıktan sonra 12 ay ömrü var.


Ürünü kullanırken aldığım sedir ağacı ile karışık portakal kokusu öyle güzel, öyle yılbaşı ruhuna uygun ve sıcacık ki! Kullanırken insanın o havaya girmemesi imkansız. Bakım ürünlerinde parfüm olmasa daha iyi olur tabii; ama, bu koku da beni mest etti... maalesef kendimle çeliştim! Ve kokudan da ziyade, ilk kullanımdan itibaren, vaadettiği gibi, dudaklarımı nemlendirdi ve çatlaklardan kaynaklanan sızıyı aldı. Etkisi de hemen geçmiyor ayrıca, uzun süre nemi hissediyorum ve dudaklarımı onardığını da fark ediyorum. Eğer Yves Rocher'nin diğer balmlarından içerik olarak farkı yoksa ve bu ürünü bulamazsanız, diğer dudak balmlarına göz atabilirsiniz (tatlı badem yağı, karite (shea) yağı ve mavi kantaron suyu içerip içermediğine bakabilirsiniz belki). Gözde hediye ettiği günden beri çantamda, hiç çıkarmıyorum! Sayesinde dudaklarım yumuşacık!


Yves Rocher Orman Buğusu El Kremi de tüp ambalajda (bendeki 30mL minik boyu) geliyor ve dudak balsamı gibi yeşil ve altın yaldızlı ambalaja sahip. Ambalaj yine al karşına beni seyret diyor! Yine dudak balsamında olduğu gibi, mis gibi kokusunu sedir ağacı ve portakal esansiyel yağlarına borçlu. Karite (shea) yağı, mavi kantaron özsuyu ve makademya yağı ile elleri nemlendirmeyi ve cilde yumuşaklığını geri kazandırmayı hedefliyor. Dokusunun hafif olduğu ve hızla emildiği, yağlı his bırakmadığı belirtilmiş. Açıldıktan sonra 12 ay ömrü var.



Başlıca nem ajanı olarak gliserin kullanılan kremde belirtilen aktif içerikler orta sıralarda yer alıyor. Yine mineral yağ içermiyor. İddia ettiği gibi kıvamı oldukça hafif bir krem; ancak, seyahat boyunca benim ellerimi gayet güzel korudu. Sürer sürmez ellerimdeki gerilmeyi alıyor ve nemini de uzun süre koruyor. Minik boyu sayesinde yine çantamdan çıkarmadığım, hep yanımda taşıdığım bir krem oldu. Kokusu yine muhteşem; her şeyiyle çok sevdim! 



Yves Rocher Réperation (Repair) Soğuğa Karşı Onarıcı El Balsamı ise 50 mL plastik kavanozda geliyor. Kapağın içinde bir de koruyucu folyosu mevcut. Bendeki ambalajı, yine yılbaşı özel kutusunda olduğu için farklı sanırım; verdiğim linkteki kremin ambalajı değişik; ancak, ürün aynı ürün. Soğuktan yıpranan ve çatlayan elleri anında onaran ve besleyen bitkisel formülünün (La Gacilly topraklarında yetişen organik Arnika -Dağ Öküzgözü Çiçeği-), yatıştırıcı, koruyucu ve yapılandırıcı olduğu belirtilmiş. Provitamin B5 ile de güçlendirici özellik taşıması hedeflenmiş. Yoğun dokusu ile çok kuru ciltleri onarırken dış etkenlere karşı koruyucu kalkan görevi görmek vaatleri arasında. %95’ten daha fazla bitkisel içeriğe sahip olduğu, dermatolojik kontrol altında test edildiği ve Mineral Yağ içermediği de verilen bilgiler arasında. Açıldıktan sonra 6 ay ömrü bulunuyor.



İçeriğine baktığımızda da, yoğun bir nem ajanı olan isopropyl palmitate'i ikinci sırada görüyoruz. Hindistan cevizi yağı, karite (shea) yağı ve susam yağı da üst sıralarda göze çarpıyor. Sonlara doğru gliserin ve türevleri mevcut. Pek sevmesek de, alkol ve parfüm de içeriyor. Arnika çiçeği özü ise listenin sonuna yakın bir yerde. Krem oldukça yoğun, katı kıvamda. Fakat ciltte hemen yumuşuyor ve kolayca dağılıp emiliyor. Biraz yağlı bir his bırakıyor; ancak, elleri soğuğa karşı bu şekilde daha etkili koruyor diye düşünüyorum. Ofisteki sıvı sabundan kuruyan ellerimi ve tırnak kenarlarımı kısa sürede onardı gerçekten. Ben de kışın kullanmak için, biraz yağlı his bırakmasına rağmen, ofisteki masama koydum ve ellerimi yıkadıktan sonra ve akşam ofisten çıkmadan önce mutlaka kullanıyorum. Etkisine bayıldım! Oldukça keskin ve çiçeksi bir kokusu var; belki çoğunluk tarafından bu nedenle tercih edilmeyebilir; ama, elleriniz soğuktan kurumuş ve çatlamışsa denemenizi öneririm (Kübiş, baban bunu sever bence). Aslında indirim varken, bir tane de eve alsam iyi olacak diye düşünüyorum...


Bakımla ilgili hediyelerimin üçüne de bayıldım! Çok da keyifle kullanıyorum! Dudak balsamını bitirirsem, ambalajını atmamak için kendi balsamımı yapıp içine yerleştireceğim; ambalajı o derece sevdim! Gözdiş'ime teşekkür ediyorum yeniden... amaa, sizlere diğer minnoş iki hediyemi de göstermek istiyorum. Kübiş'imin hediyesi Atatürk imzalı fincanım nasıl güzel, değil mi? Hemen ofise götürdüm, sabah kahveme Ata'm eşlik ediyor 💗 Yeni yıl temalı ve Power Puff Girls desenli çoraplarım de yine Gözdiş'ten! Yeşili Ahmet'e kaptırmamak için büyük mücadele verdim... saklıyorum :)



Kızlarcığıma yeniden çok teşekkür ediyor; Yves Rocher'nin de Orman Buğusu koleksiyon ürünlerini de mağazada yakalarsanız, mutlaka kapın diyorum!

Mutlu Cumalar!







Revlon Photoready Candid Antioxidant Concealer No.015 Light || Antioksidan Kapatıcı


16 Ocak 2020 Perşembe

Uzun zamandır bir Revlon ürünü ilgimi çekmemişken, Candid serisi son zamanlarda dikkatimi çekmeye başlamıştı. Berlin'e giderken, Too Faced Born This Way kapatıcımın ambalajının makyaj çantası için fazlaca büyük olduğunu fark edince, yanımda götürmek için hafif ve günlük bir kapatıcı almak istedim ve Revlon Candid aklıma geldi. Satıldığı mağazadan alışveriş yapmayı tercih etmiyorum; ancak, annemin alışverişlerinden kartımda epeyce puan birikmişti. Ben de onlarla ücretsiz olarak aldım.



Revlon Photoready Candid Antioxidant Concealer, orta kapatıcılık vaadeden ve cilde yararlı içeriklerini ön plana çıkaran bir ürün. Kafein içerdiği, antioksidan ve mavi ışık karşıtı olduğu; bunun yanında sülfat, fitalat, sert koku ajanları ve yağ içermediği de ambalaj üstünde belirtilmiş. İçeriğine baktığımız zaman (TIKTIK), güneş koruyucu olarak titanium dioxide mevcut. Orta sıralarda kafein, altında cilt bariyeri koruyucu, aydınlatıcı ve anitoksidan niasinamid görüyoruz. Ayrıca, yine antioksidan olarak Tocopheryl Acetate (Vitamin E) ve Sodium Ascorbyl Phosphate (C vitamini türevi, aynı zamanda cilt beyazlatıcı, aydınlatıcı) listede yer alıyor. Bu tür ürünlerin genelinde olan mica yine gözümüze çarpıyor; ancak, listenin sonlarına yakın. Listenin başlarında ise silikonlar ve nemlendirici ajan olarak butilen glikol ile çeşitli bitki ekstreleri bulunuyor. Koruyucu olarak fenoksietanol kullanılmış. Ben açıkçası ilk aldığımda, anitoksidan vaadinin yine bir pazarlama stratejisi olduğunu ve içeriğinde pek bir şey göremeyeceğimi düşünmüştüm; ancak, içerik bence umut vaadedici



10 mL tüp ambalajda gelen ürünün aplikatörü, kavisli bir fırça şeklinde. Açıldıktan sonra 18 ay kullanım ömrü var. Ürünün kıvamı sıvı, oldukça da hafif bir ürün. Aplikatörün şekli bana anlamlı gelmedi, Belki yüzüne V şeklinde boca edenler için kavisli yapmışlardır; ama, pratik anlamda o şeklin bir yararı olmadı bana. 



Orta kapatıcılıkta olduğu belirtilse de, bence kapatıcılığı ancak üst üste kullanılırsa ortaya ulaşacak bir ürün. İlk sürüşte az-orta arası, ikinci katı uygularsanız orta kapatıcılığa ulaşabilirsiniz. En iyi parmakla uygulanıyor; parmağınızın ısısı ürünü güzel yerleştiriyor. Fırça ve süngerle biraz pullandığını fark ettim. Islak süngerle ise kapatıcılığı iyice azalıyor. Bunun yanında, güzel bir aydınlık veriyor, çizgilere az doluyor, çok doğal duruyor (saten-mat bir bitişi var) ve sabitleme gerektirmiyor (benim göz altlarım kuru). Kalıcılığı 5-6 saat; daha uzun süre kullanacaksanız, gün içinde tazelemek isteyebilirsiniz. 




Bendeki rengi 015 Light. Mağazada 3-4 rengin testerı vardı; deneme şansım da oldu. Bu renk tam istediğim gibi kendi rengimden bir tık daha açık ve göz altlarımı aydınlık gösteriyor. Sarıya dönük bir fildişi. Ama bir açık rengi daha nötr tonluydu diye hatırlıyorum. 

Revlon Photoready Candid Antioxidant Concealer No.015 Light, pudrasız duruşu

Özel gün makyajlarında kullanmak için belki biraz hafif kaçan bir kapatıcı olabilir; ama, günlük kullanım için ben oldukça sevdim. Hafif ve göz altımı yormayan bir ürün oldu, özellikle cilt makyajı yapmadığım günlerde, göz altlarımı çok az daha aydınlık göstermek için ideal olduğunu düşünüyorum. Fiyatı indirimde 24,90 TL; asıl fiyatını şu an inanın hatırlamıyorum :) Fondöteni de çok seviliyor; ancak, elimdekilerin çokluğu nedeniyle kendisini pas geçtim. Sizin favori günlük kapatıcınız nedir peki?









Missha Glow Sun Protection Base SPF50+/PA++++ || Parlak ve Işıltılı Görünüm Sunan Güneş Koruyuculu Makyaj Bazı


15 Ocak 2020 Çarşamba

Missha'dan daha önce Glow Balm testerı kullanmış ve makyaj altında etkisine bayılmıştım. Seyahat boy ürünlere baktığımda da güneş koruyucu versiyonunu gördüm ve Berlin seyahatimde de kullanmak üzere, indirim döneminde satın aldım. Missha, müşteri hizmetleri en başarılı mağazalardan biri, seyahate yetişmesi için bana özel olarak yardımcı oldular; kendilerine çok teşekkür ediyorum!


Missha Glow Sun Protection Base SPF50+/PA++++, parlak ve ışıltılı bir görünüm vaadeden güneş koruyuculu bir makyaj bazı. Güneş koruma filtresi olarak Diethylamino Hydroxybenzoyl Hexyl Benzoate (yeni nesil kimyasal filtre), Octocrylene (kimyasal filtre), Ethylhexyl Methoxycinnamate (kimyasal filtre), Titanium Dioxide (fiziksel filtre) ve en güvenli kimyasal güneş koruma filtrelerinden biri olarak değerlendirilen Bis-Ethylhexyloxyphenol-Methoxyphenyl-Triazine içeriyor. Bu şekilde geniş spektrumlu UVA ve UVB koruması sağlıyor. Yani bu bazı, güneş koruyucunuz olarak kullanabilirsiniz. 



Missha bu ürünün 5 farklı amaçla kullanılabileceğini söylüyor: güneş koruma, makyaj bazı, parlak görünüm, ışıltı ve nemlendirici! Nemlendirici özelliği içindeki oasis flower kompleksinden ileri geliyor. Oasis flower, şu çiçek aranjmanlarının altına nem tutması için konulan köpüğümsü madde. Bu anlamda, bu içerik kompleksi bana epeyce ilginç geldi açıkçası. Makyaj bazı iddiasını içerdiği gliserin çeşitleri ve silikonlarla gerçekleştiriyor. Işıltı iddiası Mica'dan kaynaklanıyor. Bir de, doğal aroma için uçucu yağlar eklemişler; dolayısıyla, bu tür yağlara karşı hassasiyetiniz varsa, önce bir deneme yapmanızı öneririm. 


Ben deneme ve seyahat çantamda daha rahat taşıyabilme amacıyla indirimde 10mL deneme boyunu aldım (kargo ile 40 TL'ye geldi). Zaten ilginç bir biçimde, deneme boylarının birim fiyatı, tam boylara oranla daha uygun oluyor Missha. Dolayısıyla, almaya devam edersem, bir kaç deneme boyu almayı, tam boy almaya tercih edeceğim. 10 mL deneme boyu, plastik tüp ambalajda satılıyor. Karton kutusu holografik ve üstünde Glow logosu mevcut. İnsanın atası gelmiyor :) Tüp ambalaj da lila ve holografik yazıya sahip. Hafif uzun ve konik ucu sayesinde ürünü rahatça alabiliyorum. 



Missha Glow Sun Protection Base beyaz/sedefli renkte, koyu ve losyonumsu bir kıvama sahip. Yüze uyguladığımda cilde belli bir oranda parlaklık veriyor; ancak, tamamen metalik durmuyor (elde öyle dursa da). Yüzümdeki duruşunu aşağıdaki fotoda görebilirsiniz. Ben bu sağlıklı görünümü çok çok çok seviyorum! 1 işaret parmağı ölçüsünde aldığım ürünü bazen elimle, cildimin Tretin nedeniyle hafifçe soyulduğu zamanlarda ise So Fly Pof Pof Sünger ile uyguluyorum. Her iki durumda da parlaklığını ve cildime verdiği aydınlık ve ışıltılı görünümü kaybetmiyor. Üstüne mata dönük fondöten uygulasam da cildimi çok sağlıklı gösteriyor. Missha bu ürünün 1'e 1 oranında fondötenle karıştırılabileceğini de söylemiş; ama, ben hiç öyle denemedim. Ancak bence mata dönük ya da saten-mat bitişli bir fondötenle karıştırılırsa gerçekten güzel durur diyorum.



Cilt tipi olaraksa, bence her cilt tipine uygun. Ancak yağlı bir cildiniz varsa, parlaklığı sizi rahatsız edebilir. Kuru ciltlerinse özellikle seveceğini düşünüyorum. Cildiniz karma ise, belki altına nemlendirici ihtiyacı hissetmeyebilirsiniz (yine de oasis flower kompleksi bende soru işareti); ama, kuru ciltler bence nemlendirici üstüne uygulamalı. Benim cildimde alerjiye, iritasyona, sivilceye yol açmadı. Ama dediğim gibi, alerjik içerikleri mevcut; hassas ciltler denemeden almamalı. 


10 mL'si 49,90 TL, 35 mL'lik tam boyu ise 199,90 TL (yukarıda demek istediğimi basit bir matematik hesabıyla anlayabilirsiniz) olan bu güneş koruyuculu makyaj bazını ben çok beğendim. İndirimlerde 10mL'lik boylarından bir kaç tane almak istiyorum (böylece ürün de daha taze kalır aslında). Siz denediniz mi bu ürünü? Güneş koruyucu makyaj bazları hakkında ne düşünüyorsunuz?









🛍 Berlin ve Prag Kozmetik Alışverişi (2020 Yeniyıl Alışverişi) 🛍


9 Ocak 2020 Perşembe

IG TV'de videosunu yayınlamış olsam da (TIKTIK), blogda yazmadan olmaz dedim ve Berlin ile Prag alışveriş yazım geldi!!! Size, aldıklarımın ufak bir önizlemesinden sonra, önce Berlin ve Prag'da nerelerden kozmetik alışverişi yapılır kısaca bahsedeceğim. Kozmetik alışverişinden önce, biraz şehir önizlemesi da yaptırabilirim size :) Daha sonra da kendi aldıklarımı kısa kısa anlatacağım. Ama her halükarda bol fotoğraflı ve çok uzun bir yazı olacağını önden söylemek istiyorum! İlginizi çekmeyen kısımları atlamakta serbestsiniz :)))


Öncelikle söylemeliyim ki, Berlin'de alışveriş yapmaya çok az vaktim oldu. Yalnızca ilk gün vaktimiz vardı. İkinci gün Pazar'dı ve Müze Adası'nı gezmeyi tercih ettiğimizden mağazalar kapanmıştı. Pazartesi-Salı Prag'daydık (hatta dönerken yolda Dresden'e de uğradık ve orayı da çok beğendik) ve Salı 31'i olduğu için mağazalar her yerde 14:00 civarı kapanıyordu. 1 Ocak'ta açık yer bulmak imkansız. Ve 2'sinde de öğleden sonra uçağı ile döndük (ama sabah hızlıca hediyeliklerimizi aldık). Zaten amaç alışveriş değil; gezmek olduğu için çok sorun değildi; ama, tatlılarıyla meşhur KaDeWe kafeteryasını göremediğim, benzer şekilde Kurfürstendamm'daki AVM'ye gidemediğim için de biraz buruldum. Berlin'e yeniden gitmem lazım :) Şaka bir yana, hem Berlin, hem de Prag öyle güzel şehirler ki, hiç alışveriş yapmasam da üzülmezdim. Bakınız aşağıdaki fotolar!

Berlin -Berliner Dom

Berlin -Kurfürstendamm

Berlin -Gendarmenmarkt Weichnachtmarkt

Berlin -(sol üst) Berlin Duvarı, (sağ üst) Weichnachtmark, (sol alt) Kurfürstendamm, (sağ alt) Reichstag/Parlamento Binası
Prag

Prag -Kale İçi

Prag -Charles Bridge

Prag -Belediye Binası Noel Pazarı

Prag

Dresden

Şimdi alışveriş kısmına geçebilirim. Almanya kozmetik alışverişi açısından cennetmiş; ben yeteri kadar yararlanamasam da (yararlanamadığım halimi görüyorsunuz)... Drugstore olarak Rossmann ve dm Markt en meşhurları (ben Rossmann'a gidemedim orada ama dm'leri gezdim epeyce). dm Markt'ın en sevilen markaları ise Trend It Up ve Balea. Ben bu sefer drugstore ürün almadım (yerim çok sınırlıydı ve genelde sonradan kullanmadığımı fark ettim); ama, bence bu ik marka gayet kaliteli. Highend ürün alışverişi yapmak isterseniz de AVM'ler içinde Sephoralar ve her tür highend kozmetik markasının standı mevcut. Ve tabii Douglas! Ülkemizde kıymeti bilinmedi çünkü hiç Almanya Douglaslar gibi kullanılmadı. Ben Viyana'dakilerden de hoşnut kalmamıştım; fakat, Alman  (özelinde Berlin; zira Dresden'deki Douglas da pek keyif vermedi) Douglaslar'ına bayıldım! Hem renkli kozmetik, hem de cilt bakımı açısından çok tatminkar ve Türkiye'de bulunmayan pek çok markaya sahip bir ürün gamı var: Laura Mercier, Hourglass, Dr.Deniss Gross, Glow Recipe, the Ordinary, vb... Sephoralar'da da Tarte, Charlotte Tilbury, Natasha Denona, Fresh Beauty bulmak mümkün. Ayrıca, Almanya MAC standlarında Back2MAC uygulanıyor ve bir çok Avrupa ülkesinin aksine koleksiyon ürünleri dahil her tür plastik ambalajı kabul ediyorlar. Tüm kozmetik mağazalarının çalışanları çok şeker, çok yardımsever. Douglas mağazalarında sormasanız da tester veriyorlar; Sephora'da tövbe alamadım (Türkiye'ye çok laf etmemek lazımmış)... fakat son gün alışveriş yaparken kasada görevli bey "noel nedeniyle çok alışveriş oldu, kalmadı, bir dahaki sefere söz" dedi. Kendimi Türkiye Sephora'da hissettim bir an :)))) Bu arada, başlıca kozmetik markalarına ulaşabileceğiniz adresler Alexandrplatz'daki Galeria Kaufhof (ben hep buradan alışveriş yaptım), Friedrichstarsse'deki Galeries Lafayette, Douglas (ben Friedrichstrasse'dekine gitmiştim, baya büyük orası; ama Mitte'dekine gitmedim... sanırım o da büyükmüş), ve Kurfürstendamm'daki KaDeWe. Mutlaka atladığım da vardır; ama bunlar bile yeter! Adım başı dm Markt göreceksiniz. Tren istasyonu içinde ve şehrin çeşitli noktalarında da Rossmann mevcut (Makeup Revolution markası Rossmann'da varmış, ben hiç denk gelmediğim için kendim göremedim). 

Galeria Kaufhof @Alexandrplatz (ve meşhur TV binası)

Sephora

Sephora

Sephora

Sephora

Sephora

Sephora
Douglas

Douglas

Douglas

Douglas
Prag'da ise Sephora, Lush, Douglas ve dm markt'a denk geldim... 1 TL 4 Çek Kronu etmesine rağmen fiyatlar Almanya'ya göre daha pahalıydı. Yalnızca Sephora'daki Sunday Riley markası Türkiye'ye göre çok çok uygun fiyatla satılıyordu; fakat, hem artık cildimde çok ürün kullanmadığımdan, hem de markayı etik bulmadığımdan (bakınız çalışanlarına olumlu yorum yazdırma rezaleti) almayı tercih etmedim. Fakat burada 500'e satılan setin 150 TL civarı olduğunu görmek değişik bir deneyimdi... Lush çok ilgimi çeken bir marka değil (linç gelir mi?); burada da çok almazdım. Belirli bir kaç ürününü seviyorum ama kabin valizle seyahat ederken ve kilo sınırı varken almak çok ilgimi çekmiyor. Yine de mağazayı dolaştım tabii! Douglas'da ise Nudestix markasını gördüm; fakat fiyatlar o kadar yüksekti ki, almaya elim gitmedi... Sadece Sephora'dan Hourglass'ın bir farını aldım (Berlin'de ne Douglas'da, ne de Sephora'da istediğim renk yoktu çünkü). Fakat çalışanlar çok kibirli ve kaba, tester tabii ki yoktu. Ayrıca ürün çeşidi de baya azdı. Oradaki Sephora'dan sonra bizimkilerden özür dileyesim geldi...

Prag Sephora

Prag Lush

Prag Douglas
Şimdi gelelim benim aldıklarımaaa... ben Sephora ve Douglas'dan alışveriş yapmayı tercih ettim. MAC'ten Back2MAC kapsamında 2 adet farımı ücretsiz aldım. Bir de dm Markt'tan Essie'nin bir ojesini aldım; onu videoda belirtmeyi unutmuşum! Burada bahsetmiş olayım.



Douglas:
  • The Ordinary Marula Oil: Tretin'den kuruyan ve arada soyulan cildim için daha önce de kullanıp çok sevdiğim Marula yağını almak istedim. Bu yağ saça, vucüda, yüze, her yere kullanılıyor. Hiç yağlandırmadan çok güzle nem veriyor ve çok iyi bir makyaj bazı.
  • Benefit Gimme Brow 3.5: Benefit'in bu minnoş ama pahalı kaş ürünü favorim ne yazık ki... Almanya'daki tam boyunun indirimsiz fiyatı, Türkiye'deki mini boylardan ucuz olduğu için aldım. Aslında yedeklemek de istiyordum ama paraya kıyamadım resmen :))
  • Glow Recipe Avocado Melt Retinol Eye Sleeping Mask: Glow Recipe uzun süredir benim arzu markam! Douglas'ta bulmayı hiç beklemiyordum, nasıl sevindim!! En merak ettiğim ürünü olan retinollü göz çevresi için gece kremini aldım. Daha kullanmadım; pek yakında başlıyorum!
Sephora:
  • Charlotte Tilbury Hollywood Flawless Filter -2 Light: Çok uzun süredir merak ettiğim bu ürünü Sephora'da denedim ve etkisini epey beğenince 2 numarasını aldım. Tek başına, fondöten altına ya da fondöten üstüne uygulanabiliyor. Benim favori uygulamam; mata yakın fondötenlerimin altına uygulayıp cildime çok sağlıklı bir aydınlık katmak. 
  • Charlotte Tilbury Matte Lipstick -Pillow Talk: Bu ruju Zeynuş istemişti benden, beni de yaktı allahsız :))) Ama iyi ki yakmış, daha güzel bir nude ruj yok bu dünyada, o kadar iddialı konuşuyorum! IG TV'deki videoda dudağımda bu ruj var.
  • Tarte Creaseless Concealer 20N Light: Kathleen Lights'ın favorisi olan bu kapatıcıyı almaya niyetli değildim; ta ki deneyene kadar! Sephora'ya makyajsız gitmek hem avantaj, hem dezavantaj :) o kadar nemli duruyor ki bayıldım! Tam kuru göz altları için, ama mutlaka sabitlemek lazım.
  • Fresh Sugar Lip Polish: Fresh'in ürünlerinin çok sevildiğini biliyorum, koca standı görünce testerlarını denedim ve bu dudak scrubına bayıldım. Çok dudak balmım olduğu için balmlarını bu seferlik tercih etmedim. 
Sol: Hourglass Scattered Eyeshadow -Smoke // Sağ: Natasha Denona Crystal Chroma Top Coat -Grey Brown
  • Hourglass Scattered Eyeshadow -Smoke: Hourglass'ın bu farı Jamie Page'in 2019 favorisiydi; tabii ki almaya mecburdum. Kaç mağaza dolaştım ama sonunda Prag'da aradığımı buldum. Öyle güzel bir ışıldaması var ki, ay rüya gibi!!!! Yılbaşı gecesi de makyajımda bunu kullandım, haarika oldu!
  • Natasha Denona Crystal Chroma Top Coat -Grey Brown: Ben ve soğuk renkler -who dis?! İlk seferde Hourglass'ı bulamayınca, daha önce Kathleen Lights'ın kullanıp çok beğendiği Natasha Denona krem/sim farlardan aldım. Evet sıcak renkleri,şeftaliye dönük tonları da vardı; ama, bence bu tür pırıltılı makyajlarda vizonumsu renkler çok daha klas ve elegan duruyor.
  • Marc Jacobs Velvet Noir Mascara -Seyahat Boy: Bunu kasa önünde görüp pek aklımda yokken aldım; ama, Berna'nın yakın zamanda yazdığına göre harika bir maskaraymış. Daha kullanmadım; elimdeki minnoş Chanel Le Volume bitsin, sonra hemen açacağım. Ben seyahat boyunu aldım. Çok beğenirsem bir sonraki sefer tam boyu benimle gelir :)
  • Marc Jacobs Highliner (Göz Kalemleri) -Blacquer & Brownie: Evet yine bir youtuber, Allana Davison/Jamie Page favorisi olan bu kalemlerden edinmem şarttı. Instagram arkadaşım sevgili Zeynep de siyahını önerdi. Göz kalemi bitirebildiğim nadir malzemelerden olduğu için ikisini de aldım! Yazısını umarım haftaya yazabilirim.
dm Markt:
  • Essie Oje -Gorge ous Geodes: Essie'nin bu hafif holografik, full simli ama opak ojeleri sanırım yeni. Bu rengi görünce gözümden kapler çıktı. Drugstore olarak aldığım tek ürün bu oldu (nasıl drugstore ise artık o paraya...). Ama bayıldım kendisine, hep onu sürmek istiyorum!
MAC Cosmetics:


Veee... Back2MAC'ler: 6 boş MAC kabı karşılığında Almanya'da size 1 adet far veriyorlar. Biz  her yurtdışı seyahatinde Gözde'yle güçlerimizi birleştiriyoruz. Ben Suspiciously Sweet (turuncu) ve Starry Night renklerini tercih ettim; Gözde de Mulch aldı. Starry Night'i daha sonra o da kullanacak, hakkı var üstünde :) Çoğu ülkenin aksine, Almanya MAC koleksiyon ürünlerinin kaplarını da kabul ediyor. Giderken plastik neyiniz varsa götürün derim!

Son olarak, kozmetik değil ama; Berlin'de Karl Lagerfeld'in mağazası var (Friedrichstarsse'de) ve ben çanta tasarımlarını çok seviyorum. Yazdan beri leopar desenli omuzdan askılı çantasına bakıp duruyordum, Ahmet bana doğumgünü hediyesi aldı ^_^ O da burada dursun, gitmeyi düşünen çanta tutkunlarının aklında olsun isterim.

NOT: Ben tüm bu alışverişlerimde Tax Free'den yararlandım. Bunun için mağazaya ödeme sırasında "Tax Free işlemi yapmak istediğinizi" belirtiyorsunuz. Onlar da size fişinizle birlikte bir belge daha veriyorlar. İster havaalanında, isterseniz de bu işlemi gerçekleştiren AVM'lerde (biz Galeries Lafayette ve Galeria Kaufhof'ta yaptık) ödediğiniz verginin bir kısmını (sanırım fiş başına maksimum 25 Euro) geri alabiliyorsunuz. Geri ödeme nakit de yapılıyor, kredi kartınıza da (biz nakit tercih ettik). Her durumda havaalanında gümrük kısmına gidip belgelerinizi damgalatmanız ve orada bulunan kutulara postalanmak üzere bırakmanız gerekiyor. Büyük alışverişleriniz için mutlaka aklınızda olsun!


--------------------------------------

Bu uzun, hafif gezelim-görelim konseptli alışveriş yazısının sonuna geldik... umarım çok sıkmamışımdır, ben yazarken baya keyif aldım aslında :) Siz hangi yazılar önce gelsin istersiniz? Yorumlara yazarsanız sıralamayı ona göre yaparım! Çok sevgiler!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.